BUNLAR MI ADALETi SAVUNACAK?

BUNLAR MI ADALETi SAVUNACAK?

İstanbul Barosu Yönetim Kurulu, Avukat Erdal Doğan’ı telefonla tehdit eden Avukat İlhami Yelekçi hakkında, disiplin soruşturması açılması istenen şikayeti kabul etmedi.


İstanbul Barosu Yönetim Kurulu, Avukat Erdal Doğan’ı telefonla tehdit eden Avukat İlhami Yelekçi hakkında, disiplin soruşturması açılması istenen şikayeti kabul etmedi. Baro yönetiminin verdiği ret kararının gerekçesi ise “somut delil niteliğinde yeteri kadar bilgi ve belge sunulmaması” olarak açıklandı. Yelekçi’nin Doğan’a sarf ettiği sözler ise şöyleydi: “Bunu senin yanına bırakmayacağız, seni vatan haini, kansız, satılmış.”
ONLARCA AVUKAT İMZA ATTI
Zirve Yayınevi’nde 3 kişinin ‘misyoner’ oldukları gerekçesiyle boğazları kesilerek öldürülmesine ilişkin davanın müdahil avukatlarından Erdal Doğan, 18 Aralık 2008’de ulusal haber kanalı Ülke TV’de “Bıçak Sırtı” adlı tartışma programına katıldı. “Ermenilerden özür diliyorum” adlı kampanya ve Ermeni tehciri üzerine konuşan Erdal Doğan, daha sonraki günlerde, birçok işkence davasında polisin avukatlığını üstlenmiş, emniyetin eski avukatı İlhami Yelekçi tarafından telefonla tehdit edildi. Doğan’a, “Bunu senin yanına bırakmayacağız, seni vatan haini, kansız, satılmış” sözleriyle hakaret ve tehditler savurduğu öğrenilen Yelekçi, onlarca avukatın imzasıyla İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’na şikayet edildi.
SORUŞTURMA AÇILMADI
Avukat Metin Narin’in imzasını taşıyan şikayet, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’nun 24 Aralık 2009 tarihli toplantısında görüşüldü. Baronun insan hakları ve avukatlık yasası gereğince olaya kayıtsız kalmaması istenen şikayet başvurusu hakkında, “disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına” karar verildi.
GEREKÇE: SOMUT DELİL YOK
Gerekçede şöyle denildi: “Şikayet konusuna ilişkin dosyada, şikayetçinin iddiası haklı ve yerinde olmayıp, şikayetli avukat hakkında şikayetçi avukatların ileri sürdükleri iddianın doğruluğunu kanıtlayacak somut delil niteliğinde yeteri kadar bilgi ve belge dosyaya sunulmadığı, böylelikle iddiayı kanıtlayacak bilgi ve belge olmadan şikayetli avukat hakkında ileri sürülen ve sadece dilekçedeki beyanlardan ibaret soyut iddialarla kovuşturma açılamayacağı...aleyhine soyut iddiaları içerir beyanlardan başkaca somut delil bulunmayan şikayetli avukat hakkında, ‘avukatlık mesleğine aykırı tutum ve davranışı bulunmadığı’ görülmekle, şikayetli avukat hakkında gerek avukatlık yasası, gerekse meslek kurallarına aykırı eylem ve işlemde bulunmadığı anlaşılmış olup...”
Bu karar, şikayetçi avukatlara 19 Ocak 2010’da tebliğ edildi.
(İstanbul/EVRENSEL)

İLHAMİ YELEKÇİ KİMDİR?
Her fırsatta işkenceci, katil polisleri, ‘görevlerini yaptıkları’ gerekçesiyle savunan İlhami Yelekçi, Ergenekon sanığı Özel Harekat Şubesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin’in de avukatlığını üstlendi. İşte davalarından örnekler:
*15 kişinin öldürüldüğü Gazi katliamında sanık polislerin avukatı olan Yelekçi’nin savunması, “Olayları illegal örgütler çıkardı” oldu.
*1995’te İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gördüğü işkencelerde bir kolu felç olan Gülderen Baran’a, 13 gün boyunca işkence yapan polislerin kurtulması için mücadele etti.
*“2. Manisa davası” olarak bilinen, 1996’da yapılan operasyonda, 15-19 yaşlarındaki gençlere yapılan işkenceler sonrasında açılan davada, sanık polislerin avukatıydı. Yaşadıklarını anlatan bir gence, “Susturun şu vatan hainini” diye bağırdı.
*Gözaltında polislerce öldürülen muhabirimiz Metin Göktepe’nin davası sürerken, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün avukatıydı. Hazırlanan Meclis Komisyon Raporu’nda şöyle yer aldı: “Polis Memuru Metin Kuşat, Emniyet Müdürlüğü’nde sözleşmeli çalışan İlhami Yelekçi isimli avukatın yanlarına geldiğini ve kendisinin İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar’ın yanından geldiğini söylediğini, 2-3 kişinin bu olayı üstlenip, yurtdışına firar etmesini, diğerlerinin de bu şekilde kurtarılabileceğini, bu sebeple olayı üstlenen arkadaşlara da yardımda bulunmalarının iyi olacağının söylendiğini...”
*1999’da işkencede öldüren Sendikacı Süleyman Yeter, ‘Kurtuluş’ gazetesi satarken öldüren lise öğrencisi İrfan Ağdaş, Avcılar Firuzköy’de öldürülen İsmail Kahraman, 1998’de Kocaeli’nde gözaltında ölen HADEP Üyesi Öğretmen Metin Yurtsever davalarında polisleri savundu.
*2000’de ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla gözaltına alınan Erdal Süsem’i itirafçı olmaya zorladığı, Süsem’in kabul etmemesi üzerine polislere, ‘Hırpalayın şunu’ dediği iddia edildi. Süsem’in babası Halil Süsem, Yelekçi’nin kendisinden oğluna yardımcı olmak koşuluyla 450 milyon lira para aldığını söyledi.
Ceren Saran
www.evrensel.net