Bağırma, adam gibi cevap ver!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Wikileaks’ın kendisine dair haberleri nedeniyle Başbakan Erdoğan’ın muhalefete ve basına yüklenmesine tepki göstererek, “Sayın Başbakan, bağırmaya çağırmaya gerek yok, otur adam gibi cevap ver” dedi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a ‘Gücün yetiyorsa Amerika’ya dava aç’ çağrısını dün yineledi.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Wikileaks’ın kendisine dair haberleri nedeniyle Başbakan Erdoğan’ın muhalefete ve basına yüklenmesine tepki göstererek, “Sayın Başbakan, bağırmaya çağırmaya gerek yok, otur adam gibi cevap ver” dedi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a ‘Gücün yetiyorsa Amerika’ya dava aç’ çağrısını dün yineledi.
ABD’YE DAVA AÇ!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Wikileaks iddialarıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuoyunu tatmin edici bir açıklama yapması gerektiğini belirterek, “Şimdi senin gücün yetiyorsa, yüreğin varsa, Türkiye’de yaptığını dünyada da yapmak istiyorsan çok basit; ABD yerinde duruyor, çıkarsın dava açarsın, hesabını sorarsın. Elinden tutan mı var? Amerika’ya kızamıyor, kime kızması lazım, muhalefete kızması lazım” dedi. Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı Kurşunlu beldesinde belediyeyi ziyaret eden Kılıçdaroğlu, belediye binasının önünde kurulan platformda vatandaşlara hitap etti. CHP’nin, alın terinden, çalışandan, üretenden yana bir parti olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Biz, vurgunun, talancının partisi, kısa sürede köşeyi dönenlerin partisi değiliz” diye konuştu.
BU BÜTÜN DÜNYADA HABERDİR
Kılıçdaroğlu, CHP’nin sosyal devleti yeniden etkin kılacağını belirterek, bunun için vatandaşlardan kendilerine destek olmalarını istedi. Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Wikileaks belgelerindeki kendine ilişkin iddialar ve muhalefete yönelik sözlerini de eleştirdi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Bir büyükelçi kendi ülkesine bir kripto gönderiyor ve diyor ki, ‘Buradaki ülkenin başbakanının İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabı var.’ Bu önemli bir iddiadır. Dünyanın her tarafında da önemli bir iddiadır. Ne olacak, bu önemli iddia ortaya atılınca gazetelerde manşet olacak. Manşet yapmazlarsa o gazetecilerin tarafsızlığı tartışılacak. Bütün dünyada bomba etkisi yaratan bir haber nasıl olur da bizim ülkemizde görmezlikten gelinir. Biz ne dedik? ‘İddia ciddidir’ diyoruz. ‘Bu ciddi iddianın üzerine Sayın Başbakanın kamuoyunu tatmin edici bir açıklama yapması gerekir.’ Söylediğimiz budur. ‘Vay efendim, siz nasıl böyle söylersiniz?’ Dünyanın her ülkesinde de sorumlu muhalefet bunu böyle söyler. Çık bu iddialara karşı kamuoyunu tatmin edici bir açıklama yap. Bitti, bu kadar. Hani suyun üzerine çıkacak ya, zeytinyağı gibi. Başladı bağırmaya çağırmaya. Sayın Başbakan, bağırmaya çağırmaya gerek yok, otur adam gibi cevap ver. Senden istediğimiz bu. Cevabını verirsin, bizi tatmin eder etmez, o ayrıca tartışılır ama sen oturacaksın cevabını vereceksin. Eğer Türkiye’de bunu birisi yapsaydı tazminat davaları açılırdı. Suç duyuruları yapılırdı, her şey yapılırdı. Şimdi senin gücün yetiyorsa, yüreğin varsa, Türkiye’de yaptığını dünyada da yapmak istiyorsan çok basit; ABD yerinde duruyor, çıkarsın dava açarsın, hesabını sorarsın. Elinden tutan mı var? Amerika’ya kızamıyor, kime kızması lazım, muhalefete kızması lazım.”
Siyasetçinin temel görevinin halka hesap vermek olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın millete açıklama yapmadığını belirterek, “Biz sana açıklama yap diyeceğiz, sen bulmuşsun medyayı, camlara bakarak millete efeleneceksin. Senin efelenmen bizlere sökmez Sayın Başbakan” diye konuştu.
ERDOĞAN’A
MUHALİFLER YATIYOR!
Kılıçdaroğlu, “Başbakan Erdoğan diyor ki, geçmişte benim 1 milyar dolarım olduğunu söyleyenler şimdi Ergenekon’dan yatıyor. Biz sanıyorduk ki, Ergenekon’da darbe teşebbüsünde bulunanlar yatıyor. Meğer Sayın Başbakanın aleyhine konuşanlar da orada yatıyormuş. Bu da bir başka itiraf. Bu itirafın altında yatan şu: Bu davanın gerçekten de savcısı Sayın Başbakan” dedi.
Konuşmasında TRT’yi de eleştiren Kılıçdaroğlu, TRT için “Tayyip Radyo Televizyon” ifadesini kullandı. (Bursa/EVRENSEL)

ATALAY İSRAİL’İ İMA ETTİ
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, gazetecilerin Wikileaks’teki iddialara ilişkin sorularını yanıtladı. “Dedikoduyla diplomasi yapmak gibi. Daha çok böyle görüyorum” diyen Atalay, şöyle devam etti: “Uluslararası politikada bu kadar düzeysiz, bu kadar dedikoduya dayalı olan raporlama, hele çok dikkatli bu işleri yürütmesi gereken diplomatlar, dışişleri bakanlıkları ve uluslararası kamuoyu için hiç iyi bir görüntü değil. Herhalde en çok ABD’nin düşünmesi lazım. Kendi diplomatlarıyla ilgili, kendi Dışişleri Bakanlığı ile ilgili böyle bir konunun üzerine en çok onların gitmesi gerekiyor. İçişleri Bakanlığı olarak, bu niye oldu, kim, kimin için yaptı; kime faydası var, kime zararı var diye baktığımızda, biraz o açıdan da irdelemek lazım. Burada en büyük sorun, zarar, dağınıklık, ciddiyetsizlik daha çok ABD’nin raporlama ve diplomasi tutumuyla ilgili. Diğer açıdan da baktığımızda, bu konuda Dışişleri Bakanlığımız daha iyi çalışıyor, bir heyet kurdular. Hiç ilgilenmeyen, Ortadoğu’da özellikle bu konunun içinde fazla geçmeyen veya bu gelişmelerin lehinde göründüğü ülke de İsrail gibi görünüyor bize. Kime faydası var, kime zararı var bakışıyla baktığımızda biraz da öyle görüyoruz.” (ANKARA)

ÖZDİL, BAYKAL’A ATILAN HESAP İFTİRASINI HATIRLATTI
Başbakan Erdoğan’ın, Wikileaks’ın belgelerinde kendisiyle ilgili yer alan, İsviçre bankalarında 8 adet hesap bulunduğuna dair haberlere yer veren basın organlarını ‘alçaklık’la suçlayan açıklaması tartışılırken, Hürriyet Gazetesi Yazarı Yılmaz Özdil, benzer bir iddianın, CHP’nin Eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın kızıyla ilgili olarak gündeme getirildiğini hatırlattı. Özdil dün yayımlanan köşe yazısında, bu konuyu hatırlattıktan sonra, şöyle devam etti: “Baykal’a atılan iftiraydı bu. Bir önceki seçime aylar kala, CHP’nin kurultayının öncesinde patlamıştı... Malum medya, Pentagon kaynaklı olduğu iddia edilen palavradan Amerikan belgesine dört kolla sarılmış, “Korkunç şüphe, cevap ver Baykal” manşetleriyle linç ediyordu. Cevap ver, diyorlardı ama, verdiği cevapları yazmıyorlardı. Köşelerinden kampanya yürütüyor, küfür kıyamet döşeniyorlardı. Baykal, laga luga yapmadı, hukuka, mahkemeye başvurdu. Adalet Bakanlığımız aracılığıyla İsviçre’ye sorulmasını talep etti. Adalet Bakanlığımız, ki, AKP’li bakandı, Türkiye’nin Bern Büyükelçiliğini görevlendirdi, Büyükelçiliğimiz, İsviçre Adalet Bakanlığına başvurdu, İsviçre Adalet Bakanlığı da, Zürih Bölge Mahkemesini görevlendirdi... Zürih Mahkemesi, Credit Suisse Bankasına başvurdu. Credit Suisse Bankası da, “enigma” diye bir hesabın bulunmadığını, Deniz Baykal’a veya kızına ait herhangi bir hesap olmadığını, hiçbir zaman bu kişilere ait hesap açılmadığını ‘resmi’ olarak bildirdi... Daha sonra iftiracı gazetelere açılan davalarda, Pentagon kaynaklı böyle bir belgenin de olmadığı ortaya çıktı. Ancak, atılan çamurlar gazete arşivlerinde utanç vesikası olarak duruyor hâlâ...” (İSTANBUL)



www.evrensel.net