21.06.2006 03:00
Nâm-ı diğer: Kraliçe Sisi
"Kraliçe Sisi" adlı kitap (Ümit Oğuztan, Yaprak Yayınları, Haziran 1991) yayımlandı. Kitap çıktıktan sonra daha sık görüşmeye başladık. Dostça, sorunlarımızı konuştuğumuz zamanlardı bunlar.
"Düşüncesini soruyorsunuz insanlarımızın, bilmeyen ve hiç okumayan bir toplumun düşüncesi olabilir mi?.. Kitapların yakıldığı, yazmanın, okumanın suç olabildiği bir ülkede insanların düşüncesi olabilir mi?.. Düşünce suçları diye suçlar varken, insanları düşünmeye çağırmak olabilir mi?.."
Bu sözleri bir dönemin ünlü transseksüeli Seyhan Soylu, nâm-ı diğer Kraliçe Sisi söylüyordu. (5 Mayıs 1991) Geçenlerde, Kraliçe Sisi'yle yapılmış bir söyleşiyi okudum (Melis Alphan, Milliyet Pazar eki, 11 Haziran 2006)
Yine zaman makineme binip, yıllar öncesine, 15-20 yıl öncesine gittim. Ama her şeyden önce şunu söyleyeyim: Transseksüel Sisi, zamanında "Mangalda kül bırakmayan solcu" olup, zamanla gelişerek (!) sermayenin kucağına oturan "Transseksüel solcu"lardan çok daha fazla yiğitti, "Erkek"ti. 15-20 yıl önce neyi söylüyorsa, savunuyorsa, bugün de aynı çizgideydi. Bir milimetre sapma göstermiyordu. Yanlış ya da doğru, eleştirebilirsiniz Kraliçe Sisi'yi ya da övebilirsiniz. Ama o, yıllar önce savunduklarını, bugün de savunuyordu. Terazinin bir kefesine bizim malûm solcuları, öteki kefesine de tek başına Sisi'yi koyarsak, Sisi'nin kefesi ağır basar
Bundan 15-20 yıl önce, Beyoğlu'nda, İstiklâl Caddesi üzerinde bir yerde "Hediyelik Eşya Fuarı" vardı. Yılbaşı yaklaşıyordu
Kızım Yağmur'u (O zamanlar 10 yaşında falandı) fuara götürdüm. Giriş salonunun ortasında flaşlar patlıyor, foto muhabirleri aralıksız çalışıyordu. Bir motosiklet ve üzerinde deri pardesüsüyle şuh bir güzel. Nasıl bakmışım bilmiyorum, çünkü kızım, "Babaaa," diyerek çekti kolumdan, beni. Dostum Mehmet Çerçi'nin Yaprak Yayınları'nın standına gittik. Biraz sonra deri pardesülü şuh geldi oraya. Tanıştık. Garibimin (!) o pardüsüden başka bir giysisi yokmuş, ne bileyim
Sonra fuarı gezdik, kızımla. Arkasından yine Yaprak'ın standına geldik
Sisi, kızıma bir şeyler söyledi, sonra yanıma geldi. Beni bir akşam yemeğine davet etti, reddettim
Daha sonra öğrendim, kızıma, "Babanı lüks bir lokantaya götüreceğim, gizli gizli resimlerimizi çektirip, size yollayacağım. Annene söyle, bu bir şaka. Sadece babanı oyuna getirmek istiyorum," demiş. Ama yememiştim ben.
Bir süre sonra yaşamını anlatan "Kraliçe Sisi" adlı kitap (Ümit Oğuztan, Yaprak Yayınları, Haziran 1991) yayımlandı. Kitap çıktıktan sonra daha sık görüşmeye başladık. Dostça, sorunlarımızı konuştuğumuz zamanlardı bunlar. Ya Mehmet'in bürosunda ya da benim yayınevimde.
Bir gün Mehmet'in yerinden çıkıp, Sirkeci'ye doğru iniyorduk. Topuklu ayakkabısı yüzünden zor yürüyordu. Koluna girdim. Gruptuk, ama benden başkası destek olmadı ona. Hiç unutmam, şöyle demişti: "Habora, yalnız olunca herkes pervane olur çevremde, ama sokağa çıkınca benden üç-beş adım uzakta yürürler
" Ama ertesi gün Cağaloğlu'nun diline düşmüştüm: "Hadi iyisin hadi iyi, dün Sisi'yle kolkolaymışsın
"
Toprağım insanının aklı belinin üstüne çıktığı zaman, sanırım Türkiye'de güzel şeyler olacak.
Annesi, anımsadığım kadarıyla İstanbul'un bir ilçesinde CHP'nin Kadın Kolları Kolu Başkanı'ydı; babası da, yine unutmadıysam Avusturya Konsolosluğu'nda bir memur
O sırada genel seçimler vardı. Beyoğlu'ndan aday olmak istemişti, "Kafadan 200 bin oyum var," diyerek. Süleyman Demirel'e başvurmuştu, ama anlaşamamışlardı.
Konuşmalarımızda ona, "Oğlum," diye hitap eder, sonra düzeltir, "Kızım," derdim. Neyse, fazla bir çelişki yoktu hitabımda. İlki ilk dönemi, ikincisi de sonraki yaşamıyla ilgiliydi.
"Kraliçe Sisi/2"yi, unutmadıysam eğer Yaşar Kemal ve Aziz Nesin yazmak istemiş. Ama o benim yazmamı istiyordu, belki de çok iyi tanıyorum diye, kendisini. İmzaladığı kitabında da şöyle yazılmıştı: "Ayrıca Kraliçe Sisi şayet çıkarsa, sizinle çalışmak isterim. 21.6.1991". Olmadı, 2. Sisi kaynadı, gitti.
Seyhan Soylu, nâm-ı diğer Kraliçe Sisi, Ocak 2007'de televizyon kanalı açacakmış.
"Haydi hayırlısı," diyorum
"Haydi hayırlısı," diyorum
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
E-Gazete
Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
Sesli Yazılar
Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
Reklamsız Deneyim
Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
E-Gazete
Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
Sesli Yazılar
Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
Şifresiz Giriş İmkanı
E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
Evrensel'i Takip Et