22 Eylül 2004 01:00

İnsanlığın tarihi çok mu eski?

Tübingenli bir arkeolog, çok eski bir kemik parçası ile insanlığın gelişimi ile ilgili oldukça iddialı bir tartışma ortamı başlattı. İnsanlığın en eski sanatçıları neandertal (buzul çağı döneminde yaşayan) insanları mıydı?

Paylaş
Makul uzunluktaki kulakları arkaya doğru uzanmış, başı eğik, bir zamanlar var olan dört bacağı üstünde duran bir aslan heykeli bulundu. Fildişinden yapılmış aslanın sırtını noktalar, estetik bir ruh içinde atılan çizgiler ise yan taraflarını süslemektedir. Bilinmeyen sanatçı, bir mamutun uzun ön dişinden bu aslanı ortaya çıkardı. Onun atölyesi buzul çağının herhangi bir mağarasıydı. Tahminen 35 bin yıl sonra bulunacak olan bu aslan Ulm'un kuzeyindeki Vogelherd'te ortaya çıkarıldı. Bir gergedan derisi altında biri dik bir şekilde duran yarı aslan ve yarı hayvan şeklindeki aşağı yukarı toplam yirmi heykel, Schwabischen (buluntu yerinin adı) sanatının en yüksek örneklerinin birer parçalarıydı. Tabii o zamanlar buralar yüksek kayalıklarla ve taşlarla kaplı idi. Şimdiye kadar kuşku duyulan, kimlerin bu volkantaşı bıçağı ile çalıştığı idi. Aurignacien çağında (Fransa'da ünlü bir bölge adı) her sanat eserinin sahibi olarak Homo Sapiensler (ilk modern insanlar) tahmin ediliyordu. Şimdi tarihlenen bu esere kadar durum böyle bilinmekte idi. 1931 yılında Gustav Riek, Vogelherd mağarasında sadece üç ay süren bir kazı yaptı. 300 metrekarelik bir alan tortusunda, fildişi oyma işlerini kaldırdığında bir Homo Sapiens'in kemiklerini keşfetti.

60 yıl sonra yeniden Şimdi belge durumunda olan bu kemik parçalarında bilinmeyen çok şey durmaktadır. Nikolas J. Conard'ın üstüne basarak söylediği iddialar gibi. Bu Tübingenli arkeoloğun bilim dergisi Nature'a verdiği yazıda cesurca öne sürdüğü tez gibi. O, Vogelherd'deki sanat eserlerini Neandertal insanlarının yapmış olduğunu ileri sürmektedir. Conard, Vogelherd'de ortaya çıkarılan altı kemik kalıntısını tam 60 yıl sonra tekrar büyüteç altına aldı. Kiel Üniversitesi'nden Pieter M. Grootes ile yaptığı C 14 (karbon 14) metodu ile bu tarihi kesinleştirdi. Şimdi ortada olan, buzul çağı ile tarihlenen dönemde ondan çok yeni olan bu insan kemik kalıntılarının nasıl bir arada olabileceği üzerinedir. En aşağı 5 bin yıllık bu altı kemik parçası Conard'ı, Grootes ve Şikagolu antropolog Fred H . Schmith'i araştırmaya sevketmiştir. Sonuç şaşırtıcıydı. Conard, insan kemiklerinin bulunduğu tabaka kazıldığında, Aurignacien dönemine (buzul çağı) geçilmekte olduğunu söylemektedir.

Tahminlerden çok önce Çünkü bulunan bu 30 bin yıllık sanat eserleri, insanlığın tahminlerden çok önce "Taş devrine" başlanıldığının ispatını oluşturmaktadırlar. Conard'ın bu ilk sanat eserlerine sahiplerinin adının verilmesi fikrine Köln Üniversitesi'nden Thorsten Uthmeier'de katılmaktadır. Dordogne'e bulunan Cro- Magnon mağarasında yeni tarihlenmiş iskelette, Vogelherd'deki Aurignacien insanının aynı örneğini vermektedir. Şimdi Orta Avrupa'da ortaya çıkarılan son buluntular, daha önce Balkanlar'da bulunmuş ama adlandırmakta tereddüt edilen flütün de, Neandertal döneminde yapıldığını bir kez daha kanıtlamıştır. Onlar kayın ağacından kolyeler de yapmışlardır. Fransız bilim adamları Jean-Claude Marquet ve Michel Lorblanchet geçmiş yıllarda La Roche- Cotard bölgesinde 35 bin yıllık bir taş maske bulmuşlardı. Bir neandertal mağarası girişine bırakılan maske, volkantaşı parçalarından oluşmakta idi. Yedibuçuk santimetre uzunluğundaki kemik kıymıkları ile desteklenen maske aynen bir kediye benzemektedir. Bu savunulmakta olan iddiaya katılmayan arkeologlar da var. Buna rağmen ortada tarihi belirlenmiş sanat eserleri durmaktadır. Geienklösterle'de kuğu kemiğinden yapılmış flüt, Aurignacien'deki eserler ve Fransa'daki Chauvethöhle'deki soluk kesici resimler bir insanın sanat içgüdüleriyle yaptığı eserlerdi. Yoksa mağara oyuklarında çok rahatlıkla elini kullanarak yaptığı cüretli ve büyülü yabani atlar, Avrupa bizonları ve aslan resimleri neyin ispatıdır? Arkeolog Gerhard Bosinski, neandertal insanlarının da aynı sapiensler gibi taş aletlerle çalışıp aynı defin törenleri yaptıklarını ve sanatlarını hiç bir şekilde modern insana bırakmadıklarını iddia etmektedir. Karşı görüş olarak savunulan Chuwet' deki Aurignacien sanatı ve Schwöbischen Alb'deki sanat yaratıcılarının fikrini 'otlakçılık -aşırma-' olarak değerlendirmektedir . Açıklığa kavuşmamış bazı durumlar olsa da Eskiçağ uzmanı Bosinki genç meslektaşlarına yol göstermek istiyor. Ama bilim adamlarının çalışmaları devam ededursun, şimdilik neandertal insanlarının dostları çoğalmaktadır . *08-07-2004 tarihli Die Zeit Gazetesi'nden çeviren Sevim Akyürek

ÖNCEKİ HABER

CHP'den memura destek ziyareti

SONRAKİ HABER

Odatv yazarı Sabahattin Önkibar saldırıya uğradı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa