08.05.2003 03:00
Savaş suçluları mahkemesi çağrısı
Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu, ABD-İngiliz işgaline karşı tüm dünyada gösterilen tepkilerin, "savaş suçlarının" yargılanması talebiyle devam ettirilmesi önerisini, geçen ünlerde Berlin'de yapılan uluslararası savaş karşıtları toplantısına sundu.
ABD'nin Irak'a yönelik olarak giriştiği işgal ve katliam bütün dünyada büyük tepkiler uyandırdı. ABD tarafından sunulan "Diktatör Saddam'ın devrilmesi gerekliliği", "Irak halkına özgürlük götürme", "Irak'a demokrasiyi yerleştirme" gibi gerekçeler kimseyi ikna etmedi. Uluslararası hukuk kurallarını da çiğneyerek başlatılan bu saldırının ABD hegemonyası ve petrol için olduğu genel kabul görmekte.
Saldırı başlamadan bile dünyanın dört bir tarafında milyonlarca insan sokaklara dökülerek ABD planlarının karşısında olduğunu haykırdı.
Saldırı başladıktan kısa bir süre sonra, bunun tam anlamıyla bir işgal ve katliam olduğu gözler önüne serildi. Özgürlük götürüleceği söylenen sivil halk katledildi; çocuklar, kadınlar öldürüldü. Hastaneler, okullar bombalandı. İşgal ve katliamın tanıkları olan gazeteciler hedef alındı.
Bağdat ele geçirildikten hemen sonra ABD yetkilileri tarafından yapılan açıklamalar gerçek niyetleri ortaya sermeye başladı. İran, Suriye, Kuzey Kore hedef tahtasına oturtulmaya başlandı. Görülüyor ki, ABD'nin kendi başına durmaya niyeti yok. O daha ileri boyutlarda, bu saldırısını sürdürme niyetinde.
11 Eylül sonrası yaptığı açıklamalarla bunu ilan da etmişti. Afganistan'la başlayan süreç Irak ile devam etti. Daha da devam edecek.
Vietnam örneği Irak'taki işgal ve katliam insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Bu suçu işleyenler mahkum edilmelidir. Dünyanın her köşesinde yapılan savaş karşıtı gösterilerde öne çıkan taleplerden biri de savaş suçlularının yargılanması talebi idi. ABD'nin insanlığa karşı işlediği suçun bütün ayrıntılarıyla gözler önüne serilmesi ve kamu vicdanında mahkum edilmesi için bir Savaş Suçları Mahkemesi kurulmalıdır ve bütün dünyada ortak bir faaliyet, ortak bir kampanya örgütlenerek ABD emperyalizmi mahkum edilmelidir. Bu, emperyalizmin saldırganlığına dur demenin bir aracı da olacaktır. ABD'nin ve İngiltere'nin yanı sıra, savaşa destek veren ülkelerin yöneticileri de "suça iştirak etmekten" yargılanmalıdır. Böyle bir mahkeme, Vietnam savaşı sonrasında kurulmuş ve dünyada büyük yankılar uyandırmıştı. Ünlü edebiyatçı Bertrand Russell'ın çağrısıyla oluşturulan ve süreç içersinde "Russell Mahkemeleri" ya da "Uluslararası Tribunal" olarak da anılan bu mahkemede, ABD'nin Vietnam'da işlediği suçlar yargılanmış ve ABD yönetimi, uluslararası kamuoyunda mahkum edilmişti. Irak'ta da ABD, benzer suçları işlemiştir. Tüm dünyada yükselen emperyalizm karşıtı tepkiler şimdi de ABD'nin işlediği suçlardan ötürü yargılanması için bir araya getirilebilir.
Mayıs sonunda karar alınacak İstanbul'da bulunan ve içersinde değişik kesimlerden 159 kurum ve kuruluşu, sendikayı, derneği, partiyi barındıran Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu, Russell Mahkemeleri benzeri bir mahkemeyi örgütlemek için karar almış ve faaliyete geçmiştir. Bu öneri, Berlin'de yapılan Savaş Karşıtları toplantısına da götürülmüştür. Koordinasyonun önerisi ayni toplantıya Türkiye'den katılan Barış Girişimi'nin benzer önerisiyle birleştirilerek sunulmuştur. 24 ülkenin temsilcilerinin katıldığı bu toplantıda gündeme alınan öneri mayıs sonunda Fransa'da yapılacak yeni toplantıda karara bağlanacak. Dünyaca ünlü ve kabul gören isimlerden oluşan bir mahkeme heyeti, halka açık sürdürülen yargılamalar, her ülkede düzenlenecek kampanyalar ile emperyalizm mahkum edilebilir. İstanbul Barosu eski Başkanı Yücel Sayman, İngiliz Parlementer George Galloway, Suriyeli gazeteci Hüsnü Mahli, ABD'deki tutuklu gazeteci ve siyah lider Mumia Abu-Jamal, Amerikalı oyuncu Sean Penn, Pakistan asıllı gazeteci Tarık Ali, Hint yazar Arundhati Roy, Tunus'tan gazeteci ve insan hakları savunucusu Hamma Hammami, Ekvador'dan yazar Eduardo Galeano, Fransa'dan şair-yazar John Berger, Filistin asıllı yazar ve akademisyen Edward Said, İngiliz yönetmen Ken Loach, Amerikalı yönetmen Michael Moore, Fransa'dan yazar Henry Alleg, Yunanistan'dan Costa Gavras... Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu'nun bu mahkemeyi örgütlemesinde ilk önerdiği isimler olmuştur. Elbette ki bu mahkeme mevcut hukuk kurallarına uyup uymamanın, mevcut yasalara uygunluğun ötesinde bir anlam taşımaktadır. Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu'nun önerisi, Vietnam savaşı sırasında düzenlenen Tribunal gibi, kamu vicdanında bir yargılamayı hedeflemektedir. Kamu vicdanında yapılan yargılamada gerçeklere uygun dayanaklar ve kanıtlarla savaş suçu işleyenler ve buna iştirak edenler yargılanacak ve mahkum edileceklerdir. Her ay farklı bir ülkede bir celse görülmesi, toplam yargılamanın 6 celse, yani 6 ay sürmesi önerilmiştir. Yargılamalar kapalı spor salonu gibi kitleye açık yerlerde, basına açık yapılacaktır. Radyolarda, televizyonlarda naklen yayınlanması hedeflenmektedir. Kampanyalar, destek gösterileri, mitingler, konferanslar vs. ile ABD emperyalizminin yargılanması, salon dışında da bütün dünyada sürdürülecektir.
Her ülkede komiteler Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu olarak, Avrupa'da toplanan savaş karşıtlarına mahkemenin ilk celsesinin Türkiye'de yapılmasını önerdik. Her celsenin başka bir ülkede yapılmasının amacı yargılamayı uluslararası hale getirmek ve uluslararası kamuoyunun gündemine daha iyi taşıyabilmektir. Ayrıca her ülkede Tribunal Komiteleri kurulması hedeflenmektedir. Bu komitelerin, ülkeler özelinde kampanyaları planlaması ve diğer ülkelerdekilerle birleştirilmesi amaçlanmaktadır. Her celsenin sonuçları daha aşağılara (fabrikalara, okullara, semtlere) taşınarak, emperyalizm en ücra alanlarda dahi mahkum edilecek ve anti-emperyalizm daha ileri boyutlara taşınacaktır. Irak saldırısının başka şeylerle olan bağları sergilenecek, emperyalizmin saldırısına maruz kalan farklı farklı alanların ortak düşmana karşı birleşmesi ve ortak mücadelesi hedeflenecektir. Bu yargılama, işgal altındaki Irak halkına verilebilecek önemli bir destektir. Süren işgal, savaş suçlarının devam etmesi demektir.
RUSSEL MAHKEMELERİ ÖRNEĞİ Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi, ABD'nin Vietnam'a yönelik saldırısı ve burada uyguladığı vahşete yönelik olarak gündeme gelmişti. Toplanma çağrısı Bertrand Russell tarafından yapılmıştı. Russell, savaş sırasında da ABD'nin saldırısına karşı Vietnam halkının yanında olmuş, bu konuda açık tavır koymuş Batılı aydınların önde gelenlerinden biridir. ABD'nin kullandığı kitle imha silahlarını, yaptığı katliamları her fırsatta teşhir etmiş, Vietnam halkının direnişini bütün dünyaya duyurmaya çalışmıştır. Bu çabasını dünyanın dört bir yanındaki aydınlarla, hukukçularla daha ileri bir noktaya taşımak amacıyla da 1966 yılında Savaş Suçları Mahkemesi kurulması fikrini ortaya atmış, örgütlenmesinde aktif rol almıştır. Bu yüzdendir ki bu mahkeme zamanla "Russell Mahkemesi" olarak anılır olmuştur. Bu mahkemelerde, dünyanın dört köşesinden çok sayıda tanınmış aydın, sanatçı, kitle önderi ve muhalif siyasetçi görev almıştır. Türkiye'den de, Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar davet edilmiştir. Russel 1966 yılında yaptığı çağrıda şöyle demişti: "Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'ni 1967'de toplanmak üzere çağırmış bulunuyorum; çünkü çok büyük suçlar bir defa daha işlenmektedir. Dikkat edilmelidir ki, bizim mahkememiz hiçbir devlet kudretine hükmetmez. Hiç bir zafer kazanmış orduya dayanmaz. Manevi yetki dışında hiçbir otoriteye sahip olmak iddiasında bulunmaz." Mahkeme, başlangıcından itibaren halktan ve birçok ABD yurttaşından önemli destek görmüştür.
Vietnam örneği Irak'taki işgal ve katliam insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Bu suçu işleyenler mahkum edilmelidir. Dünyanın her köşesinde yapılan savaş karşıtı gösterilerde öne çıkan taleplerden biri de savaş suçlularının yargılanması talebi idi. ABD'nin insanlığa karşı işlediği suçun bütün ayrıntılarıyla gözler önüne serilmesi ve kamu vicdanında mahkum edilmesi için bir Savaş Suçları Mahkemesi kurulmalıdır ve bütün dünyada ortak bir faaliyet, ortak bir kampanya örgütlenerek ABD emperyalizmi mahkum edilmelidir. Bu, emperyalizmin saldırganlığına dur demenin bir aracı da olacaktır. ABD'nin ve İngiltere'nin yanı sıra, savaşa destek veren ülkelerin yöneticileri de "suça iştirak etmekten" yargılanmalıdır. Böyle bir mahkeme, Vietnam savaşı sonrasında kurulmuş ve dünyada büyük yankılar uyandırmıştı. Ünlü edebiyatçı Bertrand Russell'ın çağrısıyla oluşturulan ve süreç içersinde "Russell Mahkemeleri" ya da "Uluslararası Tribunal" olarak da anılan bu mahkemede, ABD'nin Vietnam'da işlediği suçlar yargılanmış ve ABD yönetimi, uluslararası kamuoyunda mahkum edilmişti. Irak'ta da ABD, benzer suçları işlemiştir. Tüm dünyada yükselen emperyalizm karşıtı tepkiler şimdi de ABD'nin işlediği suçlardan ötürü yargılanması için bir araya getirilebilir.
Mayıs sonunda karar alınacak İstanbul'da bulunan ve içersinde değişik kesimlerden 159 kurum ve kuruluşu, sendikayı, derneği, partiyi barındıran Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu, Russell Mahkemeleri benzeri bir mahkemeyi örgütlemek için karar almış ve faaliyete geçmiştir. Bu öneri, Berlin'de yapılan Savaş Karşıtları toplantısına da götürülmüştür. Koordinasyonun önerisi ayni toplantıya Türkiye'den katılan Barış Girişimi'nin benzer önerisiyle birleştirilerek sunulmuştur. 24 ülkenin temsilcilerinin katıldığı bu toplantıda gündeme alınan öneri mayıs sonunda Fransa'da yapılacak yeni toplantıda karara bağlanacak. Dünyaca ünlü ve kabul gören isimlerden oluşan bir mahkeme heyeti, halka açık sürdürülen yargılamalar, her ülkede düzenlenecek kampanyalar ile emperyalizm mahkum edilebilir. İstanbul Barosu eski Başkanı Yücel Sayman, İngiliz Parlementer George Galloway, Suriyeli gazeteci Hüsnü Mahli, ABD'deki tutuklu gazeteci ve siyah lider Mumia Abu-Jamal, Amerikalı oyuncu Sean Penn, Pakistan asıllı gazeteci Tarık Ali, Hint yazar Arundhati Roy, Tunus'tan gazeteci ve insan hakları savunucusu Hamma Hammami, Ekvador'dan yazar Eduardo Galeano, Fransa'dan şair-yazar John Berger, Filistin asıllı yazar ve akademisyen Edward Said, İngiliz yönetmen Ken Loach, Amerikalı yönetmen Michael Moore, Fransa'dan yazar Henry Alleg, Yunanistan'dan Costa Gavras... Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu'nun bu mahkemeyi örgütlemesinde ilk önerdiği isimler olmuştur. Elbette ki bu mahkeme mevcut hukuk kurallarına uyup uymamanın, mevcut yasalara uygunluğun ötesinde bir anlam taşımaktadır. Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu'nun önerisi, Vietnam savaşı sırasında düzenlenen Tribunal gibi, kamu vicdanında bir yargılamayı hedeflemektedir. Kamu vicdanında yapılan yargılamada gerçeklere uygun dayanaklar ve kanıtlarla savaş suçu işleyenler ve buna iştirak edenler yargılanacak ve mahkum edileceklerdir. Her ay farklı bir ülkede bir celse görülmesi, toplam yargılamanın 6 celse, yani 6 ay sürmesi önerilmiştir. Yargılamalar kapalı spor salonu gibi kitleye açık yerlerde, basına açık yapılacaktır. Radyolarda, televizyonlarda naklen yayınlanması hedeflenmektedir. Kampanyalar, destek gösterileri, mitingler, konferanslar vs. ile ABD emperyalizminin yargılanması, salon dışında da bütün dünyada sürdürülecektir.
Her ülkede komiteler Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu olarak, Avrupa'da toplanan savaş karşıtlarına mahkemenin ilk celsesinin Türkiye'de yapılmasını önerdik. Her celsenin başka bir ülkede yapılmasının amacı yargılamayı uluslararası hale getirmek ve uluslararası kamuoyunun gündemine daha iyi taşıyabilmektir. Ayrıca her ülkede Tribunal Komiteleri kurulması hedeflenmektedir. Bu komitelerin, ülkeler özelinde kampanyaları planlaması ve diğer ülkelerdekilerle birleştirilmesi amaçlanmaktadır. Her celsenin sonuçları daha aşağılara (fabrikalara, okullara, semtlere) taşınarak, emperyalizm en ücra alanlarda dahi mahkum edilecek ve anti-emperyalizm daha ileri boyutlara taşınacaktır. Irak saldırısının başka şeylerle olan bağları sergilenecek, emperyalizmin saldırısına maruz kalan farklı farklı alanların ortak düşmana karşı birleşmesi ve ortak mücadelesi hedeflenecektir. Bu yargılama, işgal altındaki Irak halkına verilebilecek önemli bir destektir. Süren işgal, savaş suçlarının devam etmesi demektir.
RUSSEL MAHKEMELERİ ÖRNEĞİ Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi, ABD'nin Vietnam'a yönelik saldırısı ve burada uyguladığı vahşete yönelik olarak gündeme gelmişti. Toplanma çağrısı Bertrand Russell tarafından yapılmıştı. Russell, savaş sırasında da ABD'nin saldırısına karşı Vietnam halkının yanında olmuş, bu konuda açık tavır koymuş Batılı aydınların önde gelenlerinden biridir. ABD'nin kullandığı kitle imha silahlarını, yaptığı katliamları her fırsatta teşhir etmiş, Vietnam halkının direnişini bütün dünyaya duyurmaya çalışmıştır. Bu çabasını dünyanın dört bir yanındaki aydınlarla, hukukçularla daha ileri bir noktaya taşımak amacıyla da 1966 yılında Savaş Suçları Mahkemesi kurulması fikrini ortaya atmış, örgütlenmesinde aktif rol almıştır. Bu yüzdendir ki bu mahkeme zamanla "Russell Mahkemesi" olarak anılır olmuştur. Bu mahkemelerde, dünyanın dört köşesinden çok sayıda tanınmış aydın, sanatçı, kitle önderi ve muhalif siyasetçi görev almıştır. Türkiye'den de, Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar davet edilmiştir. Russel 1966 yılında yaptığı çağrıda şöyle demişti: "Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'ni 1967'de toplanmak üzere çağırmış bulunuyorum; çünkü çok büyük suçlar bir defa daha işlenmektedir. Dikkat edilmelidir ki, bizim mahkememiz hiçbir devlet kudretine hükmetmez. Hiç bir zafer kazanmış orduya dayanmaz. Manevi yetki dışında hiçbir otoriteye sahip olmak iddiasında bulunmaz." Mahkeme, başlangıcından itibaren halktan ve birçok ABD yurttaşından önemli destek görmüştür.
Evrensel'i Takip Et