Ilısu Barajı

Ilısu Barajı'na tepki büyüyor

İngiliz hükümetinin, tarihi Hasankeyf ilçesinin sulara gömülmesi anlamına gelen Ilısu Barajı'na destek verme 'eğiliminde' olduğunu açıklaması, tepkileri artırdı.

Ilısu Barajı'na tepki büyüyor
İngiliz hükümetinin, tarihi Hasankeyf ilçesini sular altında bırakacak olan Ilısu Barajı projesine destek verme eğiliminde olması tepki topluyor. Tony Blair hükümetinin Sanayi ve Ticaret Sekreteri Stephen Byers'ın, projede ısrar etmesi halinde dava edilebileceği belirtildi.
İngiltere tarafından sağlanacak 200 milyon sterlinlik ihracat garantisiyle inşa edilecek olan Ilısu Barajı, sadece Hasankeyf'i sular altında bırakmakla kalmayacak, bölgede yaşayan 16 binden fazla Kürt'ü de evinden ve toprağından edecek. Baraj tamamlandığında, Dicle Nehri'nden Irak ve Suriye'ye giden su miktarı da azalacak ve bu durum uluslararası bir gerginliğe dönüşecek.
Dünya Dostları yargıya başvuruyor
İngiliz hükümeti, geçtiğimiz hafta yaptığı son açıklamada, projeyi desteklemeye "eğilimli" olduğunu belirtmişti. Dünya Dostları adlı çevreci örgüt, eğilimin filli desteğe dönüşmesi halinde konuyu yargıya götüreceğini açıkladı. Örgütün direktörlerinden Tony Juniper, "Bizim görüşümüze göre hiçbir mantıklı bakan, önündeki kanıtlar dururken barajı inşa etme kararı veremez. Bakan Byers nihai karar alınmadan önce bazı koşullar getirdi, ancak bunlar öylesine zayıf ki bakanlık danışmanlarını tatmin etmeyecek" dedi.
Kürtlerin baraj konusunda fikir belirtme haklarının olmadığına dikkat çeken Juniper, bu durumun, İngiltere'nin altına imza attığı insan hakları sözleşmelerine aykırı olduğunu vurguladı.
KIC'ten acil eylem çağrısı
Byers'in Ilısu projesine 200 milyon sterlinlik kredi garantisi verme eğiliminde olduğunu açıklaması üzerine harekete geçen Londra Kürdistan Enformasyon Merkezi (KIC) de "acil eylem" çağrısı yaptı. KIC, Başbakan Blair ve sorumlu tüm bakanlıklara protesto faksları çekilmesini istedi. KIC tarafından protesto faksları için verilen numaralar, 0044-171-925 0918 ya da 0044-171-930 9572. Örgüt, faksların birer kopyasının da Byers ve Dışişleri Bakanı Robin Cook'a gönderilmesi istendi. Byers'in faksı 0044-20-72155675, Cook'un faksı da 0044-171-839 2417.
Arap dünyası karşı
Ortak nehirlerle ilgili BM sözleşmesine göre, Suriye ve Irak'ın barajın yapılmasını kabul etmesi gerekiyor. Ancak her iki ülkeye konu hakkında fikir bile sorulmadı. Suriye, Irak ve Arap Birliği, baraja kesin olarak karşı çıktıklarını ilan etmişlerdi.
İngiltere nezdinde diplomatik girişimlerini artıran Arap Birliği'nin, Dışişleri Bakanı Robin Cook'tan "ülkeler arasındaki gerilim ve ihtilafları körüklememesini" talep ettiği öğrenildi.
Dünya Dostları'ndan Tony Juniper, Başbakan Blair'in; Bakanlar Robin Cook ve Byers ile Başbakan Yardımcısı John Prescott'un tavsiyelerine aykırı olarak projeyi savunduğunu, bu durumun da hükümeti yargı karşısında güç duruma sokacağını dile getirdi.
Blair şahsen devrede
Mart ayında, Balfour Beatty adlı müteahhit şirketin, hükümetten destek istemesi üzerine, dönemin Ticaret Bakanı Brian Wilson, şirkete kredi açmalarını "kabul edilebilir risk" koşuluna bağlamıştı. Bu kapsamda bakanlık, "barajın çevreye ve yerel halkın yaşamına etkisi, kültürel mirasın korunması ve ekonomik-siyasi riskler"i incelemeye karar vermişti.
Tony Juniper, söz konusu incelemeyle ilgili olarak "Tüm bu konuları değerlendirdiler ve yayınladıkları resmi raporlar, projenin her konuda eksik olduğunu gösterdi. Eğer Ilısu'ya destek verirlerse ihtilafları göz göre göre körüklemiş olacaklar. Bu mantıksızlık" değerlendirmesini yaptı.
Juniper'in itirazlarına, muhalefetteki Liberal Demokrat Parti'den de destek geldi. Partinin Dışişleri Sözcüsü Menzies Campbell, "Robin Cook, John Prescott ve Stephen Byers'ın, ayrıca Suriye, Arap Birliği ve Irak'ın projeye karşı olduğunu biliyoruz. Eğer Dicle'nin akışını değiştirirsek Saddam Hüseyin'e çok iyi bir propaganda fırsatı vermiş oluruz" dedi. Hükümetin ısrarını 'anlayamadığını' söyleyen Campbell, "Bunun nedeni Başbakan'ın kişisel müdahalesi mi bilmiyorum, ama Blair'in bu işe karıştığı ve üç bakanın kuşkularının bir kenara itildiği açıktır" diye konuştu.
Etik dış politika!
İngiliz hükümet belgelerine göre, Ilısu Barajı, aralarında Ortadoğu'nun en büyük kültür hazinelerinden biri olan Hasankeyf ilçesinin de bulunduğu 15 ilçe ve 52 köyü sular altında bırakacak. Campbell, hükümetin baraj projesini onaylamasının, İşçi Partisi'nin "etik dış politika" iddialarını geçersiz kılacağını kaydetti. Sanayi ve Ticaret Bakanı Dick Caborn ise, konunun Başbakan Blair ile bakanları arasında gönüş ayrılığına yol açtığı iddialarını reddetti. İngiltere'nin, Ilısu'yu destekleyen konsorsiyumda Almanya, İsviçre ve ABD ile bir arada olduğunu hatırlatan bakan, "Byers'ın dile getirdiği şartlar ve OECD tarafından kabul edilen uluslararası standartlar bağlamında, sorunun üstesinden gelebileceğimizi düşünüyoruz" dedi.
2000 yılında başlatılması istenen Ilısu Barajı projesi, 7-8 yılda tamamlanmak isteniyor. Projenin maliyeti 2 milyar doları bulacak.
www.evrensel.net