"96 yıllık öğrenciler"den kasetli savunma

Toplam 96 yıl hapis cezasına mahkûm olan, ancak bu cezaları ikinci yargılamada yarı yarıya azalan öğrencilerin Yargıtay'daki duruşmaları karara kaldı.

'96 yıllıklar'dan kasetli savunma
Toplam 96 yıl hapis cezasına mahkûm olan, ancak bu cezaları Ankara DGM'deki ikinci yargılamada yarı yarıya azalan öğrencilerin Yargıtay'daki duruşmalarına dün devam edilirken, dava karara kaldı. 12 avukat tarafından yapılan savunmada, mahkeme heyetine, 30 Mart 1999 tarihinde Meşrutiyet Caddesi'nde yapıldığı söylenen molotoflu korsan gösteriyle ilgili olarak hazırlanan bir video kaset sunuldu.
Duruşmaya, parasız, bilimsel, demokratik eğitim istedikleri için "yasadışı örgüt kurmak" suçlamasına maruz kalan ve yaklaşık 48 yıl ceza alan öğrencilerden Aşgın Doğan, Mahmut Yılmaz ve Özgür Tüfekçi katıldı.
Öğrencilerden Mahmut Yılmaz, yaptığı savunmada, dava konusu olanın öğrencilerin haklı talepleri olduğunu vurguladı. Bir suçları varsa o da IMF ve YÖK'e karşı verdikleri mücadeleyi yeterince savunamamak olduğunu söyledi.
Daha sonra ortak savunmayı sunan Şenal Sarıhan, Yargıtay heyetinin daha evvelki bozma gerekçelerinin mahkemece yerine getirilmediğine ve savcının sunduğu delillerde değişiklik olmamasına karşın Yargıtay kararı ardından cezaların yarı yarıya inmiş olmasına dikkat çekti. Sarıhan, öğrencilerin yargılamanın her aşamasında bunu vurgulamaktan kaçınmadıklarını kaydetti. Sarıhan, Meclis'te pankart açmayla ilgiliise Yargıtay 8. Dairesi'nin eylemin "demokratik bir hak olduğu" yönündeki görüşünü hatırlattı.
ÇHD'de destek vermişti
Sarıhan, 1996 yılında kendisinin de Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı sıfatıyla hazır bulunduğunu söyledi.
Savcılık makamının en önemli iddiası olan molotofkokteylli korsan gösteri üzerinde duran Sarıhan, o gün Ankara'da bir eylem olup olmadığının bile tartışmalı olduğunu ifade etti.
'Ceza hukuku çiğnendi'
Ankara Barosu Başkanı Eralp Özgen ise savunmada, ceza hukukunda suçun ispatlanması gerekmesine karşın, davada tersi bir durumun söz konusu olduğunu söyledi. Savcının tanık göstermediğini, söyledi. Dava, savunmalar sonrası karar için 22 Aralık'a ertelendi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Öğretmenler hükümetin balonunu patlattı
Hükümetin eğitim emekçilerine yönelik uygulamalarını protesto eden öğretmenler, temsili olarak hükümet balonunu patlattı. Sultanahmet'te bir araya gelen Eğitim-Sen'e üye eğitim emekçileri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası önüne kadar yürüdü.
Yerebatan Caddesi boyunca "Hükümet zammını al başına çal", "Sadaka değil, toplusözleşme", "Parasız, demokratik eğitim", "Çetelere kıyak, öğretmene dayak; bu abluka dağıtılacak" sloganı attı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne gelindiğinde bir açıklama yapan Eğitim-Sen 2 No'lu Şube Başkanı Alaattin Dinçer, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nün 18 yıl önce eğitim emekçilerinin iradesi dışında belirlendiğini ve 12 Eylül döneminin bir ürünü ve dayatması olduğunu söyledi. "Halen günümüzde eğitim emekçileri sürgünlere gönderilmiyor mu? Baskı ve cezalara maruz kalmıyorlar mı?" diye soran Dinçer, eğitim emekçilerinin, dünyanın bütün öğretmenlerince kabul edilip kutlanan 5 Ekim'i "Öğretmenler Günü" olarak kutladıklarını belirtti. Dinçer, her 24 Kasım'da olduğu gibi bu yıl da öğretmenlik mesleğinin ve öğretmenlerin hamasi nutuklarla kutsanacağını ve öğretmenliğin erdemlerinden söz edileceğini kaydetti. Son yaşanan depremlerin ardından yüzlerce okulun ağır hasarlı olmasına karşın buralarda öğretime devam edildiğini ifade eden Dinçer, öğrenci ve öğretmenlerin büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu vurguladı. Eğitim emekçilerinin sorunlarının her yıl katlanarak büyüdüğünü söyleyen Dinçer, şöyle dedi: "Ekonomik açıdan çökertilen öğretmenler, zamanlarını kendi mesleki gelişmeleri için harcaması gerekirken, yaşadığı ekonomik koşullar nedeniyle garsonluk, pazarlamacılık, işportacılık gibi işler yapmak zorunda bırakılmışlardır. 2000 yılı bütçesinde eğitime ayrılan payın genel bütçeye oranı yüzde 8'in altındadır. Bu oran cumuriyet tarihinin en düşük oranıdır."
Öğretmenlerin, ücretlerinin gelişmiş ülkelerdeki meslektaşlarının onda biri olduğunu kaydeden Dinçer, yetkililerin öğretmenlere yönelik övgülerinin, iltifatlarının bu nedenlerle inandırıcı olmadığını söyledi. Açıklamanın ardından öğretmenler, beraberlerinde getirdikleri balonları patlatarak hükümeti ve uygulamalarını protesto etti.
www.evrensel.net