28 Nisan 2015 04:35

Yer cüruf gök duman!

İzmir’de Aliağa-Foça arasındaki ağır sanayi kuruluşlarının tam ortasında kalan Horozgediği köyünün topraklarında fabrikaların ve termik santralin üretimleri sonucu oluşan cüruf ve küller depolanıyor, gökyüzü ise tüten bacaların dumanlarıyla kaplı.

Paylaş

Özer AKDEMİR
İzmir

İzmir’de Aliağa-Foça arasındaki ağır sanayi kuruluşlarının tam ortasında kalan Horozgediği köyünün topraklarında fabrikaların ve termik santralin üretimleri sonucu oluşan cüruf ve küller depolanıyor, gökyüzü ise tüten bacaların dumanlarıyla kaplı.

Horozgediği köyünün topraklarının büyük çoğunluğu, bölgedeki sanayi kuruluşları tarafından satın alınmış durumda. Köyün kalan topraklarının bir kısmına ise demir çelik fabrikaları ve termik santralin üretimleri sonucu oluşan cüruf ve küller depolanıyor. Milyonlarca ton olduğu düşünülen bu cüruflar, üç köyün ortasındaki su havzasına yığılıyor.

ZEYTİNLİKLER SULAK ALANLAR...

Horozgediği köyünün güneyinde, Foça Ilıpınar arasındaki Gölyüzü mevkii bu cüruf depolama alanlarından birisi. Horozgediğin’den Gölyüzü’ne gelene kadar yolun sağ tarafından 4-5 metre yüksekliğindeki mavi levhaların gerisinde milyonlarca ton cürufun yarattığı tepeleri görmek mümkün. Yöredeki yeraltı sularından beslenen Gölyüzü mevkii hem sulak alan hem de çevresindeki zeytinliklerin ve ormanlık alanların yaşam kaynağı. Foça Çevre ve Kültür Platformu’ndan (FOÇEP) Bahadır Doğutürk, cüruf depolayan şirketin Gölyüzünde kalan son vadiyi de aldığını, yakında bu zeytinliklerin ve sulak alanların cüruf tepeleriyle dolacağını söylüyor.

CÜZDANLA VİCDAN ARASINDA BİR YAŞAM

Bölgede, sanayinin insan ilişkilerini ve köy yaşamına etkileri konusunda araştırma yapan Yeditepe Üniversitesinden Yard. Doç. Dr. Gözde Dalan Polat geçmişte tarım, hayvancılık ve turizmle geçimini sağlayan yöre halkının sanayi kuruluşlarının yayılmasının ardından önemli çelişkiler yaşadığını belirterek, “Ne köylü, ne kentli olabilmişler. Ciddi sağlık sorunları yaşamalarına rağmen çaresizlikten cüzdanla vicdan arasına sıkışmışlar” diye konuşuyor.

TÜBİTAK: AŞIRI TOKSİK VE TEHLİKELİ ATIK

Diler Bosut Güven, cüruflarla ilgili İzmir Valiliği’nin ÇED Gerekli Değildir kararına karşı çeşitli üretici birlikleri, belediye ve vatandaşın açtığı davanın avukatlarından. TÜBİTAK tarafından bölgede yapılan analizler sonucunda cüruf örneklerinin “aşırı toksit ve tehlikeli atık” olarak değerlendirildiğini belirterek, “Ne yazık ki mahkemenin atadığı 3 bilim insanı, TÜBİTAK’ın bu raporunu öyle bir yorumladılar ki çok açık ifadelere rağmen burada cüruflarla yapılan parke taşı, bordür ve yol dolgu malzemesi üretimine bir engel olmadığını raporunda belirtti” diye konuştu.

‘TEHLİKELİ ATIKLAR CÜRUFLARA GÖMÜLDÜ’ İDDİASI

Gölyüzü mevkiinde yaptığımız çekimlerinden bir hayli rahatsız olduğunu gizlemeyen cüruf tesislerinin sorumlu mühendisi, çekim alanına gelmesine rağmen görüntülerinin çekilmemesini istedi. Horozgediği köyünden Özcan Bora’nın Aliağa’nın kuzeyinde yer alan Viking Kağıt Fabrikası’nın tehlikeli atıklarının bu cürufların içine gömülmesi nedeniyle tesis yönetiminin tedirgin olduklarını iddia etti. Aliağa Çevre Platformu’ndan Şennur Yüksel Bal da, geçmişte tarımla geçinen insanların şimdi fabrika işçisi ya da nakliyatçı olduklarını, yöredeki kirli sanayi kuruluşlarının önlem almak, ya da sayılarını azaltmak yerine her geçen gün daha da arttığına dikkat çekti.

ÖNCEKİ HABER

'Her fabrika bir seçim bürosu olmalı'

SONRAKİ HABER

Anadolu liselerindeki yeni saat düzenlemesi öğrenci ve öğretmenleri mağdur ediyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa