26 Nisan 2015 08:03

Rojava cepheleri

Paylaş

Mela EHMED

KOBANİ

YPG/J, Burkan el Fırat, ağır silah atışlarıyla bu güçlere destek sunan Peşmerge güçleri ve havadan koalisyon bombardımanıyla IŞİD’le girdiği mücadele sonucunda Kobani güneyde Sırrin’e dayanmışken batıda Fırat nehri boyunca tüm köyleri ve mezraları – Süleyman Şah Türbesinin bulunduğu bölge de dahil- doğuda ise Til Ebyad’a 20-25 km mesafeye kadar ilerleyerek buralardaki IŞİD işgaline son vermiş oldu. Özellikle içinde bulunduğumuz bu haftada Sırrin’e 1,5 km kadar yaklaşıldı. Sırrin, IŞİD’in Kobani’yi işgali öncesi şu an Burkan el Fırat denilen ÖSO gruplarının elindeydi. Ancak IŞİD burayı da işgal etmiş ve oradan çekilen ÖSO grupları Kobani’ye sığınmıştı. Sırrin’in alınması bu açıdan öncelikle moral bir değere sahiptir. YPG’nin Sırrin’e ilerlemesini durdurmak için IŞİD bu yazının yazıldığı gün -24 Nisan- Fırat’ın diğer yakasından nehri geçerek YPG güçlerine saldırdı ancak sert bir direnişle karşılaşınca geri çekilmek zorunda kaldı. Şu an için IŞİD Fırat kenarındaki köyleri havanlarla vurmaya devam ediyor. 

CİZİR

YPG ve onun bünyesinde hareket eden Til Koçer’deki Şamer aşiretinin desteğiyle Til Hemis ve Til Berik’e yönelik operasyonla bu bölge IŞİD’den temizlenmiş oldu. IŞİD ve onun destekçileri bu dönemde YPG’yi “Arap vatandaşların evlerini yıkmakla” suçlamış ancak YPG’nin bağımsız kuruluşlar da dahil herkesin bölgeyi ziyaret edebileceğini ve sivillere yönelik bir hak ihlali varsa gereğini yapacağını duyurması üzerine bu iddialar kesilmişti. Aynı süreçte Şengal Direniş Birlikleri, HPG ve Peşmergeler de Şengal’den Til Hemis’e giden bölgeyi IŞİD’den tamamen temizleyerek Şengal’in kuzeyini güvene almışlardı. 
Cizir Kantonu için devamlı bir tehdit olan Til Hemis bölgesinin temizlenmesiyle YPG’nin Serekaniye batısından Til Ebyad’a ilerlemesi bekleniyordu ancak IŞİD bu ilerleyişi durdurmak için Şedadi ve Rakka gibi bölgelerden önce Serekaniye güneyindeki Abdulaziz Dağlarına büyük bir güç kaydırmış, ordan da Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı Til Temir’e ani ve büyük bir saldırı başlatmıştı. İlk etapta birçok Süryaniyi esir alan IŞİD birçok sivili de vahşi bir şekilde infaz etti.  Cizir kantonunun değişik şehirlerinden anında bölgeye takviye gönderen YPG güçlerinin yanı sıra Süryani Askeri Meclisi, Zêrevanên Xabur, Sutoro ve Asayîş IŞİD’in saldırılarını durdurdu. IŞİD bir yandan da Serekaniye batısına da saldırmış ancak sadece birkaç tepeyi alabilmişti. Şu an için Serekaniye batısındaki Til Xinzir’da çatışmalar devam ediyor. Til Temir ve güneyindeki birçok köyü işgal eden IŞİD’e karşı zaman zaman koalisyon uçaklarının da hava saldırıları yaptığı ancak bu hava saldırılarının yetersiz olduğu söyleniyor. IŞİD hâlâ Til Temir merkezini işgal ettiği çevre köylerden havanlarla vurmaya devam ediyor. Birçok ev ve kilise de bu havanlardan dolayı hasar görmüş durumda. Bazı köylerdeki kiliseleri de IŞİD bombalarla havaya uçurdu. Ancak çok sayıda kayıp veren IŞİD’in bu bölgeden kısa sürede atılacağını söylemek mümkün. IŞİD de zaten burda kalıcı olmaktan ziyade YPG’nin Serekaniye’den Til Ebyad’a doğru ilerleyişini durdurmayı ya da yavaşlatmayı hedefliyor. 

AFRİN

Rojava kantonları arasında en sakin bölge diyebileceğimiz Afrin’de ise şu an için bir çatışma görülmüyor. Geçen haftalarda İdlib’i alan Nusra önderliğindeki Selefi Ceyş El Feth’in (Fetih ordusu) Afrin için tehdit oluşturduğu düşünülse de kısa vadede böyle bir saldırı beklenmiyor. 2 hafta önce İslami Cephe’nin bir kolu tarafından esir alınan Afrinli bazı vatandaşlar girişimlerin ardından hemen serbest bırakılmıştı. İslami Cephe Kürt vatandaşları esir alma gerekçesi olarak YPG’nin Afrin’de esir tuttuğu 2 üyelerini göstermişti ancak YPG bu kişilerin hırsızlık yaptıkları için tutuklandığını duyurmuştu. Afrin mahkemelerinde yargılanan bu kişiler sonrasında serbest bırakıldı. İslami Cephe ve bazı ÖSO gruplarının denetiminde olan Azaz tarafından Afrin’e giden yol üzerinde bir YPG noktasına intihar saldırısı düzenlenmiş olsa da bu saldırılar için münferit saldırılar diyebiliriz. (Saldırıları IŞİD’in yaptığı düşünülüyor)  

Afrin, çevresindeki çatışmalara rağmen hem sosyal hem ekonomik hem de askeri anlamda gün geçtikçe kendini daha güçlü bir hale getiriyor. Hem Afrin’in coğrafyası hem de Afrin çevresindeki cihadçı grupların çok parçalı olması Afrin’e yönelik bir saldırı olasılığının zor olduğunu gösterse de konuya dair sorulan bir soruya YPG sözcüsü Rêdûr Xelîl’in “Rojava’nın tüm kantonları tehdit altındadır” şeklinde verdiği cevap YPG’nin her türlü ihtimale hazır olduğunu gösteriyor.

SURİYE SAHASI

Suudilerin Yemen saldırısı sonrası birçok cihadçı grubun bir araya gelerek İdlib’e saldırması ve kısa sürede İdlib’i ele geçirmesi Esad’a bağlı Suriye ordusunun ve yerel savunma komitelerinin uzun süren savaştaki yorgunluğuna ve yıpranmışlığına bağlanıyor. Hizbullah’ın da bu bölgede görece daha az bir kuvvet gönderebilmiş olması da bu cephenin bir diğer handikapı. Ancak gerek bazı Arap medyası gerekse de rejim cihatçıların İdlib’i almalarını Türkiye’nin verdiği desteğe bağlıyor. İdlib’ten sonra cihatçıların Hama-Humus yönüne mi yoksa Lazkiye yönüne doğru mu saldıracakları tartışılırken İdlib’in batısındaki Cisr eş Şuğur şehrine saldırdılar. Bir yandan da Türkiye sınırındaki Keseb’e saldırı başlatıldı ancak Keseb’de ciddi bir direnişle karşılaştılar. Dera’da ise Nisan ayının başında yine Nusra önderliğindeki cihatçı gruplar Ürdün sınırındaki Nasib sınır kapısını rejimden alarak burada da rejime büyük bir darbe vurmuş oldu. Hama ve Humus’ta da aynı şekilde bir yandan IŞİD bir yandan da Nusra ve diğer örgütler rejime ve yerel savunma komitelerine karşı büyük bir saldırı başlatıp orada da kısmi de olsa bir ilerleme kaydettiler. 

Suriye savaşının geçen dönemine bakıldığında bir dönem “muhalifler” ilerleme kaydediyorsa bölgesel, yerel ya da uluslararası dengelerden dolayı bu sefer rejim ilerleme kaydedebiliyor. Libya’dan Yemen’e kadar uzayan geniş bir coğrafyada devam eden vekalet savaşı maalesef bir sonuca ulaşmadığı gibi gün geçtikçe ülkeleri, şehirleri yıkarken bir yandan da milyonlarca sivilin göç etmesine, yüzbinlerce insanın da ölmesine ve yaralanmasına yol açıyor. Ortadoğu kadar eski olan bu filler ve çimenler filmi yakın gelecekte sona ereceğe de benzemiyor.

ÖNCEKİ HABER

Ayar verilmiş Yatak odası Mavrası

SONRAKİ HABER

Sudan’da baskıya rağmen halk susmuyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa