19 Şubat 2015 16:10

Serpilip Gelişen Hayatın Düşmanı...

Türkiye bir an önce bu kirli, tehlikeli ve pahalı enerji ısrarından vazgeçip enerji politikasını enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjilere yönlendirmeli. Mersin’de ve Türkiye genelinde bu konuda birçok etkinlik yaptık. Biz gençlere bu konuda daha fazla sorumluluk düşüyor

Paylaş

Deniz TAŞKIN
Mersin

Temiz ve sağlıklı dünya mücadelemizden selamlar. Ben Greenpeace Mersin Yerel Grubundan Deniz Taşkın. Mersin’de büyük bir sorunumuz var, şehrimize nükleer santral yapılmak isteniyor. Henüz dünyada denenmemiş bir reaktör tipi kullanılacak ve rapor da buna dayalı tahminlerle yazılmış durumda.

Öncelikle nükleer santralı tanıyalım. Nükleer santral reaktörlerden oluşan bir sistemdir ve yakıt olarak radyoaktif maddeleri kullanarak elektrik enerjisi üretilir. Nükleer santrallerde yeterli güvenlik önlemi diye bir şey yoktur. Sigorta firmaları ve bilim insanlarınca yapılan araştırmalarda sınırsız risk bulunmaktadır. Reaktörlerden birisinde oluşabilecek ufacık bir patlama çok kötü sonuçlara yol açabilir ve açtığı zaman sorumluluğun kimde olacağına dair ÇED raporunda bir açıklama bulunmuyor. Bir kaza olması durumunda Türkiye’nin tamamı ve komşu ülkeler de radyasyondan etkilenecek ama acil durum planı sadece 5 km çapını kapsıyor. Çok sıkı çalışmalar yapıldığı söylense bile, nükleer santraller, bir kaza olmaması durumunda bile etrafa radyasyon yayar. Radyasyon hamile kadınlarda bebeğin düşmesine veya engelli doğmasına neden olabilir, çocuklarda lösemi sayısını arttırabilir, yetişkinlerde her türlü kansere sebep olabilir. Nükleer santral kimseye hayal ettiği yaşamı yaşatmaz. Ömür boyu kanserle mücadele etmek hiç kolay değil.

BU ÖLÜM MERAKI NEDEN?

19 yaşındayım ve önümde uzun bir ömür var. Doktor olmak gibi bir hedefim var. Geleceğe dair hangimizin hedefleri, hayalleri yok ki? Bu hayatı bizim elimizden almaya kimin hakkı var? Benim ve diğer insanların ömrünü çalmaya kimsenin hakkı yok. Japonya Fukushima’da milyonların hayatı çalındı. Mersin’in %72’si nükleer santral istemiyor. Sadece Mersin’de değil dünyanın hiçbir yerinde nükleer santral istemiyoruz. Nükleer santralden gerekli dersi alan ülkeler santralleri bir bir kapatmaya başladı. Mersin gibi deprem bölgesi olan bir şehirde mühendislerin haberi olmadan rapor çıkartılıp sahte imzalar atılıyor. Ucuz elektrik diye savunulan nükleer enerjinin daha santraline başlanmadan elektiriğe zam geliyor. Elektrik bedava bile olsa sağlığımızı tehlikeye atan bir sistem istemiyoruz ama bu santralin elektrik için kurulacağına da inanmıyoruz. Ülkemizde kışın bile güneş alan şehirlerden birisinde yaşıyoruz. Türkiye’de güneş ve rüzgar enerjisi için yeterli alanlar varken neden bu ölüm merakı?
Türkiye’de bugün nükleer santrallar planlanıyor. Bu planlar yapılırken ülkenin yenilenebilir enerji potansiyeli dikkate alınmıyor. Türkiye, rüzgar ve güneş potansiyeli açısından Avrupa’da birinci sırada. Ancak bu potansiyelin %1’ini bile kullanmıyo ruz. Mersin’de çiftçilik önemli geçim kaynaklarından birisi. Japonya’nın o bölgesinde de çoğu ürün yetiştirilmiyor ve aradan geçen 4 yıla rağmen yetiştirilen ürünler kimse tarafından alınmıyor. Restoranlarda o bölgeden ürün alınmadığına dair yazılar bulunuyor.

NÜKLEERE İHTİYACIMIZ YOK

Santralin reaktörleri deniz suyuyla soğutulacak. Bu soğutma suyu denize hem yüksek miktarda klor, hem de radyoaktif atıklar bırakacak. Caretta carettaların üreme alanlarını yok etmiş oluyoruz. Başka bir sorun da balık larvalarıyla ilgili, denize döşenecek deşarj borularıyla balık larvaları ölecek. Sadece Caretta carettaları değil balıkları da öldüreceğiz. Eminim ki kimse yaz tatillerinde radyasyonlu suya girmek istemez. Nükleer santralin tamamlanması 10 yıl sürerken yenilenebilir enerji kaynakları daha kısa sürede tamamlanıyor ve daha fazla iş imkanı sağlıyor. Son 10 yıl içinde Almanya’da yenilenebilir enerji kaynakları sahasında 340 bin yeni iş imkanı sağlandı.

Türkiye’de nükleer santrale ihtiyacımız yok. Bu yüzden Türkiye bir an önce bu kirli, tehlikeli ve pahalı enerji ısrarından vazgeçip enerji politikasını enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjilere yönlendirmeli. Mersin’de ve Türkiye genelinde bu konuda birçok etkinlik yaptık. Nükleer santrallerin zararlarından bahsettik. Biz gençlere bu konuda daha fazla sorumluluk düşüyor. Birlik olup hep beraber nükleer santral istemediğimizi söylemeliyiz. Çocukların sağlıklı büyüdüğü bir dünya istiyoruz. Daha iyi bir dünya mümkün!

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Onu da size biz öğretcezzz!

SONRAKİ HABER

Adana Barosu: Osman Kavala tahliye edilmeli

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa