06.05.2016 06:55

'Yaşananlar YÖK ile başlayan yok etme sürecinin son aşaması'

‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisi imzacılarından Prof. Değirmencioğlu Doğuş Üniversitesi'nin kendisini işten çıkarmasını gazetemize değerlendirdi.

'Yaşananlar YÖK ile başlayan yok etme sürecinin son aşaması'

Fotoğraf: Evrensel

Cansu PİŞKİN
İSTANBUL

‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisinin imzacılarından Prof. Dr. Serdar M. Değirmencioğlu’nun sözleşmesi Doğuş Üniversitesi tarafından feshedildi. Bildirinin ardından gelişen süreci ve işten çıkarılmasını gazetemize değerlendiren Değirmecioğlu, yaşananların “YÖK ile başlayan bir yok etme sürecinin son aşaması” olduğunu söyledi. Değirmencioğlu, göreve başladığı Doğuş Üniversitesinde ekim 2013’te de işten atılmış ancak mahkeme kararıyla işe iade edilmişti.
Barış için Akademisyenlerin devlete şiddete son verme ve müzakere masasına dönülmesi çağrısı yapan metni 1128 imza ile 11 Ocak’ta açıklanmıştı. Bildirinin açıklanmasının ardından gelişen süreçte imzacı akademisyenler hedef gösterilmiş ve birçok akademisyen işten çıkarılmıştı. ‘Cadı avı’nın son kurbanları ise Doğuş Üniversitesi tarafından işten çıkarılan Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar M. Değirmencioğlu ile Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aslı Vatansever oldu. Üniversite yönetimi her iki akademisyenin işten çıkarılma kararında da aynı gerekçeyi öne sürdü. Kararda bildirinin “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni Güneydoğu’da teröre karşı sürdürdüğü mücadeleyi, ‘katliam’, ‘kasıtlı ve planlı kıyım’ ve ‘bilinçli sürgün’ olarak nitelendirdiği” öne sürüldü.

Bildirinin imzacısı olan iki öğretim üyesi hakkında soruşturma başlatan Doğuş Üniversitesi, Vatansever ve Değirmencioğlu hakkında açılan soruşturmaları Üniversite Disiplin Kurulunun 21 Nisan’daki toplantısında değerlendirdi. 27 Nisan’da Rektör Prof. Dr. Abdullah Dinçkol imzalı disiplin cezası kararı Vatansever’e 29 Nisan’da, Değirmencioğlu’ya da 3 Mayıs’ta tebliğ edildi. Kararda bildiriyi imzalamalarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-b bendindeki “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasının unsurlarının oluşturduğu öne sürüldü. Bu kararın sözleşmenin feshi şeklinde uygulanmasına karar verildiği ifade edildi.

SORUŞTURMA SÜRERKEN GÖREVİNDEN UZAKLAŞTIRILMIŞTI

Değirmencioğlu henüz soruşturma sürerken, 12 Şubat’ta Psikoloji Bölümü Başkanlığı görevinden ‘tedbiren’ geçici olarak uzaklaştırılmıştı. Rektör Abdullah Diçkol imzalı yazıda, bildiriyi imzalaması nedeniyle bu kararın alındığı belirtilmişti.
Değirmencioğlu’ya gönderilen Rektör Diçkol imzalı 12 Şubat tarihli yazıda, şöyle denmişti: “Bir grup akademisyen tarafından yayınlanan bildiriyi imzalamanız nedeniyle hakkınızda açılan disiplin soruşturması neticesinde; üniversitedeki idari görevlerinizden tedbiren geçici olarak uzaklaştırılmanız soruşturma komisyonunca önerilmiş olduğundan, Psikoloji Bölüm Başkanlığı’ndan tedbiren geçici olarak uzaklaştırılmış bulunduğunuzu bilgilerinize rica ederim.”

Üniversite, Değirmencioğlu’dan boşalan bölüm başkanlığı koltuğuna İstanbul Şehir Üniversitesinden Sibel Karataş’ı atadı.
11 Ocak’ta bildirinin yayımlanmasının ardından harekete geçen Doğuş Üniversitesi 18 Ocak’ta Değirmencioğlu hakkında soruşturma başlatmıştı. Rektörlüğe dilekçe vererek 18 Ocak tarihinde başlatılan soruşturmanın sonucunu öğrenmek istediğini belirten Değirmencioğlu, 1 Nisan’da verdiği dilekçeye henüz yanıt verilmediğini aktardı.

‘TÜRKİYE’DE AKADEMİK ÖZGÜRLÜK YOK’

Bildirinin açıklanmasının ardından başlatılan cadı avının ‘şaşırtıcı’ olduğunu ifade eden Değirmencioğlu, “Türkiye’de akademik özgürlük yok. Şu anki durum, YÖK ile başlayan bir yok etme sürecinin son aşaması” dedi. Özel üniversitelerin kurulması ile birlikte iktidarın üniversiteye doğrudan müdahale etmesinin ve üniversitenin sermayeye bağlanmasının önünün açıldığını söyleyen Değirmencioğlu, “Üniversite sayısı artırılırken, en temel hizmetler ve olmazsa olmaz ögelerin bile sağlanmadığı bir ticari düzen kuruldu. Bugün güvencesizlik dayatılıyor; her akademik elemanın güvencesiz çalışması isteniyor. Özel üniversitelerin en iddialıları bile sürekli kadro vermiyor. Oysa kadro güvencesi olmazsa akademik özgürlük olamaz. Gerçekleri dile getirmeyi gerektiren üniversite yerine boyun eğen üniversiteyi ve gençleri üretiyorlar” diye konuştu.

‘ÜNİVERSİTE ÖZGÜR DÜŞÜNCE ORTAMI OLABİLİRSE ÜNİVERSİTEDİR’

Doğuş Üniversitesinde işe başladıktan 40 gün sonra işten çıkarılan, ancak açtığı işe iade davasıyla geri dönen Değirmencioğlu, yaşadıklarını ‘İnanılması zor deneyimler’ olarak tanımladı. Değirmencioğlu, mahkeme kararıyla işe iade edilmesinden sonra yaşananları ise şöyle özetledi: “Mahkeme kararı ile işe iade edildiğimde ödenmemiş maaşlarımı eksik ödemeye kalktılar. Bir kişi bile benden özür dilemedi. ‘Geçmişi unutalım; yeni sayfa açalım’ vs. dediler. Ama 2012’den bu yana sürekli öğretim elemanlarını işten atan veya ayrılmak zorunda bırakan yönetim hiçbir yanlışından vazgeçmedi. Yaptıkları her yanlışa ve sahtekarlığa karşı çıktığım için gerçekleri kabul etmek yerine, bana kızdılar. Öğrencilere hakkımda yalanlar söylediler. İşten atılan arkadaşların davalarında tanık olduğum için bana diş bilediler. Neden? Amaç patronlara şirin görünmek. Bir ticarethaneye çevrilmiş üniversitenin daha çok kâr getirmesi. Oysa üniversite, ancak ve ancak özgür bir düşünce ortamı olabilirse üniversite olabilir.” Değirmencioğlu, hakkında verilen işten çıkarma kararı ile ilgili olarak tekrar yasal yollara başvuracağını ve hakkını arayacağını aktardı.

‘ÖĞRENCİLERİM BOYUN EĞMEMİ İSTEMİYOR’

Muhalif medyaya yapılan baskıların ve hedef gösterme politikalarının akademisyenlere de yapıldığına vurgu yapan Değirmencioğlu, iktidarın yarattığı korku iklimi nedeniyle diğer öğretim üyelerinin hiçbir yanlışa karşı çıkamadıklarını ifade etti. Değirmencioğlu, iş güvenliği sağlanmadığı sürece üniversitelerde gerçeklerin dile getirilmesinin zor olduğunu da belirterek, “Üniversitedeki en üretken, en sağlam bilim insanlarını hiç çekinmeden işten çıkarıyorlar. Amaç, susmayanları atarak korku iklimini perçinlemek. Üç kez konferanslara katılmamı engellediler. Birinde, özel üniversitelerde neden akademik özgürlük olamaz anlatacaktım. Dekan, “Doğramacı’nın eli öpülecek bir adam olduğu” gibi iddialarla bağıra çağıra konferansa katılmamı engelledi. Bunlara kurul üyeleri destek verdi. Çünkü dekanla ters düşmekten korkuyorlar. Hiçbir yanlışa karşı çıkmıyorlar” dedi. Öğrencilerinin destek vermek için okuldaki ofisine geldiklerini aktaran Değirmencioğlu, “Ofisime birçok öğrenci geldi. ‘Öğretim elemanlarının ses çıkarmaktan korktuğu bir yerde biz nasıl ses çıkarabiliriz? Bölüm kadrosu ses çıkarmıyor’ diyorlar. Boyun eğmemi istemiyorlar. Ama ne yapacaklarını bilemiyorlar. Toplumsal muhalefetin içerisinde yetişmedikleri için bu konuda fikir üretmekte zorlanıyorlar” diye konuştu.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
05.02.2026 00:25

Beşiktaş, Güney Koreli futbolcu Hyeon-gyu Oh'u KAP’a bildirdi

Beşiktaş, Belçika ekibi Genk'ten 24 yaşındaki santrfor Hyeon-gyu Oh'u 14 milyon avro karşılığında transfer etti.

Beşiktaş, Güney Koreli futbolcu Hyeon-gyu Oh'u KAP’a bildirdi

Fotoğraf: @Besiktas X hesabından alınmıştır

05.02.2026 18:02

Liman işçilerinin grevi yarın: Limanlar savaşa kapanacak

Liman işçileri dünyanın birçok ülkesinde cuma günü savaş bütçelerine ve Gazze soykırımına limanlardan silah taşınmasına karşı iş bırakmaya hazırlanıyor. Bazı limanlarda ise protesto gösterileri düzenlenecek.

Liman işçilerinin grevi yarın: Limanlar savaşa kapanacak

Grev haritası

05.02.2026 15:52

Casusluk iddianamesi: Aynı örgütteler ama birbirlerini pek de tanımıyorlar

‘Casusluk’ iddianamesine giren telefon mesajında Hüseyin Gün, Necati Özkan’a “Birbirimizi iyi tanımıyor olsak da aynı düşüncelere sahip olanların zor zamanda birbirine destek olması gerektiğine inanıyorum” diyor.

Casusluk iddianamesi: Aynı örgütteler ama birbirlerini pek de tanımıyorlar

Fotoğraf: ANLS

05.02.2026 18:38

ESP’ye yönelik operasyon: Eş Genel Başkan Çepni dahil 46 kişi tutuklandı

ESP’ye yönelik operasyonlarda gözaltına alınan 94 kişiden 55’i savcılık ifadeleri alınmadan mahkemeye sevk edildi. Eş Genel Başkan Murat Çepni dahil 46 kişi tutuklandı.

ESP’ye yönelik operasyon: Eş Genel Başkan Çepni dahil 46 kişi tutuklandı

Kolaj: Evrensel

05.02.2026 19:48

Sağlıkta 3'üncü yıl | TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Ali Kanatlı: Psikososyal iyilik hali yok

Hatay’da sağlık alanındaki sorunlar 3 yılın sonunda da devam ediyor. TTB MK Üyesi Dr. Ali Kanatlı, barınmadan altyapıya, sağlıktan çalışma koşullarına pek çok sorunun iç içe geçtiğini belirterek, “Üç yıl geçti ama psikososyal iyilik hali yok” dedi

Sağlıkta 3'üncü yıl | TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Ali Kanatlı: Psikososyal iyilik hali yok

Fotoğraf: DHA

05.02.2026 20:18

SOL Parti: 'Saray danışmanları ve gerici medya bu saldırganlara cesaret veriyor.'

İstanbul’dan sonra Ankara’da da SOL Parti’ye yönelik provokasyona tepki için yapılan eylemde; karanlığa saklanmış bu birkaç çapulcu partimize saldırıyor. Saray danışmanları ve gerici medya bu saldırganlara cesaret veriyor” denildi.

SOL Parti: “Saray danışmanları ve gerici medya bu saldırganlara cesaret veriyor.”

Fotoğraf: Evrensel

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!