Giriş sayfası yap | Favorilere ekle
Anasayfa
Güncel
Ekonomi
Görüş
İşçi-Sendika
Politika
Bölge
Dünya
Kültür
Toplum-Yaşam
Medya
Kırkyama
Mizah
Mektup
Spor
Dosya
Köşe Yazıları
Evrensel Hayat
Genç Hayat
İletişim
Bağlantılar
Arşiv
Metin Göktepe
Evrensel Avrupa
Eylül 2010
Pts
Sa
Ça
Pe
Cu
Cts
Pa
03
04
05
06
07
08
09
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
30/03/2008
Bilirkişi düşünce özgürlüğünü bilmiyor
Nihal Topal
Richard Dawkıns’in yazdığı “Tanrının Yanılgısı” adlı kitabı Türkçeye çevirip basarak, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçunu işlediği iddia edilen..
Richard Dawkıns’in yazdığı “Tanrının Yanılgısı” adlı kitabı Türkçeye çevirip basarak, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçunu işlediği iddia edilen Kuzey Yayıncılık’ın sahibi Erol Karaaslan’ın yargılanmasına önceki gün Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Savcının beraat talep ettiği duruşmada, bilirkişi olarak görevlendirilen öğretim üyesinin raporu, Türkiye’de ‘düşünce özgürlüğünün’ nasıl algılandığını ortaya koydu. Bilirkişi, kitapta yer alan ifadelerin istismara müsait insanları kandırmayı amaçladığını iddia etti.
İngiliz Profesör Richard Dawkins’in dünyanın en çok okunan kitapları arasında yer alan “Tanrı Yanılgısı” adlı kitabına Ali Emre Bukağılı’nın şikayeti üzerine TCK’nın 216/3. maddesinden dava açılmıştı. Kitabın ateistliği savunduğunu, bu nedenle toplatılması gerektiğini öne süren Bukağılı, kitabın ‘nefret ve kin ortamı yarattığını, milli birlik ve beraberliğe zarar verdiğini’ ileri sürdü. Mahkeme tarafından bilirkişi olarak görevlendirilen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İlyas Çelebi’nin hazırladığı rapor ise düşünce özgürlüğüne yaklaşımı açısından ibret verici. Dine ilişkin ifadelerin bulunduğu bir kitap için bir ilahiyatçının bilirkişi olarak atanması ise değerlendirmenin ne kadar bilimsel olabileceği konusunda kuşku uyandırıyor. Raporunda, “Eserde hakikati arama gibi ilmi ve akademik bir amaç ve endişe söz konusu değildir” diyen Çelebi, buna gerekçe olarak da yazarın ateizmi savunmasını gösteriyor. Raporda, dolaylı olarak dini inancı savunmamak suç gibi yansıtılıyor. “Kitapta alay, aşağılama, hakaret, küçük düşürme gibi insanlar arasında huzur bozucu ve birinin diğerine öfke duymasına neden olabilecek nitelemeleri çokça kullanmaktadır” denilen raporda ayrıca yazarın, üslup ve tarz itibariyle din konusunda ‘bilgisiz, cahil, eleştiri kabiliyeti olmayan ve istismara müsait insanları kandırmayı ve yanlış yönlendirmeyi hedeflediği’ iddia edildi. Bilirkişi raporunda; ‘dine olan eleştirinin sınırının aşıldığı, farklı inançtan kişilerin rencide edildiği ve saldırgan deyimlerin kullanıldığı’ ileri sürüldü. Bilirkişinin bu raporuna rağmen esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, sanığın cezai sorumluluğu bulunmadığı için beraatına karar verilmesini talep etti. Karaaslan’ın “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçunu düzenleyen TCK’nın 216. maddesi gereğince 1.5 yıldan 4 yıla kadar hapsi isteniyordu. (İstanbul/EVRENSEL)
Anasayfa | Güncel | Ekonomi | İşçi-Sendika | Politika | Bölge | Dünya | Kültür | Toplum-Yaşam | Medya | Mizah | Mektup | Spor | Dosya | Köşe Yazıları
Evrensel Hayat | Genç Hayat