05 Temmuz 2020 03:00

Beyoğlu’nun sinemalı, tiyatrolu tarihi pasajları

Beyoğlu, halep, sineması tabelası

Fotoğraf: Evrensel

PAZAR
Paylaş

Önceleri adı Cadde-i Kebir, Cumhuriyetten sonra İstiklal Caddesi olan Taksim’den Tünel’e kadar uzanan büyük caddeyi, Beyoğlu’yu, tarihi sinemalarını anlatırken, onların yer aldığı tarihi binalardan, pasajlardan söz etmeden olmazdı. Daha önceki yazılarımızda tarihi sinemalarından, binalarından söz ettiğimiz Beyoğlu’da, İstiklal Caddesi boyunca yer alan, hikayesi olan tarihi apartmanların girişinde yer alan, içinde, bünyesinde sinema, tiyatro salonu bulunduran tarihi pasajlarından söz edeceğiz bu yazımızda.

ATLAS PASAJI

Önceki haftalarda pasaja adını veren Atlas Sinemasından ayrıntılı biçimde söz etmiştik. Sinemanın ve pasajın olduğu bina 1870’deki büyük İstanbul yangınından sonra, Sultan Abdülaziz zamanında (1877’de) Ermeni İş Adamı Agop Köçeyan tarafından kışlık ev olarak kullanılmak üzere yaptırılmış. Taş ve dökme demir kullanılarak karkas özelliklerde inşa edilen binanın bugün pasaj olarak kullanılan zemin katının eskiden at ahırı olarak kullanıldığı daha sonra ise at cambazhanesine dönüştürüldüğü yazılı kayıtlarda.

Zamanla ihtiyaçlar doğrultusunda binanın mimari şekli değiştirilerek bugünkü pasaj kısmına ilave yapılmış ve konak kısmıyla birleştirilmiş. Konak daha sonra Köçeyan tarafından Taksim Vosgeperan Ermeni Kilisesi’ne hediye edilmiş.

1932’de geçirdiği onarımın ardından eğlence ve sanat merkezi haline gelen Atlas Pasajı’nda, 19 Şubat 1948’de 1860 kişilik kapasite ve 35 loca ile Beyoğlu’nun en büyük sinemalarından biri olarak Atlas Sineması, yine 1948’de Kulis Bar Restoran, 1951’de Küçük Sahne Tiyatrosu açılmış.

HALEP PASAJI

Grand Pera (Cercle d’orient) pasajının yanında, Atlas Pasajı’nın karşısında içinde Beyoğlu Sineması ve Ferhan Şensoy Tiyatrosunun olduğu pasajdır. 1885 yılında Halepli M. Hacar tarafından Halep Pasajı ismiyle inşa edilmiştir. 1886 yılında pasajın arka kısmına trapez gösterileri yapılan Varyete Sirk Tiyatrosu eklenmiş, sonradan burası da Mimar Kapanaki tarafından tiyatroya çevrilmiştir.

Rum Mimar Kapanaki tarafından inşa edilen ve sonraki yıllarda Ses Tiyatrosu olarak da iz bırakan salon 87 yıl tiyatro, 17 yıl da sinema olarak hizmet verir.

1984’te ön cephesi hariç yıkılan pasajın sahibi Süreyya Paşa’nın torunları bir inşaat şirketiyle kat karşılığı anlaşarak yeniden yaptırır. Pasajdaki Neo Rönesans ön cephe olduğu gibi korunur. Bugün hediyelik eşya, takı tezgahları, otantik giysi, müzik, dövme dükkanlarının olduğu pasajda, kahve veya yemek molası verilecek mekanlar da yer alıyor.

Pasajda yer alan ve uzun bir süre atıl kalan, kullanılmayan salon, Ferhan Şensoy tarafından alınarak aslına uygun restore edilir. Yıllardır da Ferhan Şensoy ve Ortaoyuncular Tiyatrosu olarak kullanılmaktadır.

ELHAMRA PASAJI

İstiklal Caddesi’nin en görkemli binalarından biri olan bu pasaj binasıyla ilgili bilgiler arasında şu cümleler de yer alıyor: “Oryantalizm, Endülüs mimarisi ve ulusal mimariden izler taşıyan bu bina 1920 yılında Arapzade Sait Bey tarafından yaptırılmış; mimarları arasında Vedat Tek, Ekrem Hakkı, Ayverdi ve Kiryakidis Efendi bulunuyor. Bunlardan Vedat Tek’in izlerini, yine onun eseri olan Sirkeci Büyük Postane binası ile bu pasaj binası arasındaki benzerliklerden görebiliriz.” Binanın yapımında Osmanlı, Selçuklu mimarisinden detaylar kullanılmış. Uzmanlar binanın cephe mimarisinin bir sanat eseri olduğunu söylüyor.

Altı katlı bina süslemeleri, sütunları, kemerleri ve motifleriyle gerçekten göz kamaştırırken, zemin katında dükkanlar ve bir sinema salonu, üst katlarda da ofis ve bürolar yer alıyor. Binanın inşa edildiği alanda daha önce dönemin en ünlü mekanı olan Kristal Tiyatrosu bulunuyormuş. 1960’larda da İstanbul Tiyatrosu caddenin önemli kültür yapılarından biriymiş. Arapzade Sait Bey’in binayı satın almasıyla 1923 yılından itibaren salon Elhamra Sineması adıyla kullanılmaya başlamıştır. Atatürk’ün Elhamra Sinemasında iki kere film izlediği biliniyor.

SURİYE PASAJI

İlklerin pasajı olarak da anılan Suriye Han ve Pasajı Rus konsolosluğunun karşısında 1908 yılında inşa edilmiş. Çift asansör sistemi ilk bu binada kullanılır. Burasının elektriğinin ve hava gazının saraydan sonra bağlandığı ilk bina olduğu da rivayet edilir.

1901’de Suriye uyruklu Hasan Halbuni Paşa ile o dönemde İstanbul Ticaret Odası Başkanı olan akrabası Mehmet Abud Paşa tarafından yaptırılan ve altı çarşı, üstü konut olarak yapılan 1908’de tamamlanan pasajda 1911 yılında o dönem adı Cine Central olan Santral Sineması açılır. Diğer sinemalara göre daha ucuz olan ve eski filmler gösterilen sinemanın adı 1925’de Şafak, 1928’de Cumhuriyet olur. Daha sonra Zafer Sineması adıyla çalışmaya devam ederken kapanır.

AVRUPA PASAJI

Büyük Beyoğlu yangınından önce içerideki 22 dükkanı birbirinden ayıran aynalar nedeniyle Aynalı Pasaj olarak bilinen pasaj 1874 yılında Ohing ailesi tarafından Mimar Pulgher’e yaptırılır. Pasaj binası, 1870 Pera yangınından önce bir sirke ve ünlü Naum Tiyatrosuna ev sahipliği yapıyor, 56 metrelik pasajdaki 22 dükkanda, İstanbul’un en ünlü manifaturacı ve düğmecileri yer alıyormuş.

TOKATLIYAN PASAJI

1805’te Hacı Krikor Amira Kevorkyan’ın aldığı arsada Üç Horan Ermeni Kilisesi ile Ermeni vatandaşlar için konut ve dükkanlar inşa edilir. 1870’deki yangında bu bölümler yanınca, bir dönem burada tiyatro ve kafe-restoranlar hizmet verir. Bunlar da yanınca, dönemin ünlü Restoran İşletmecisi Mıgırdıç Tokatlıyan 1909 yılında önce yeni restoran ve kafeler kurar, sonra da Kilise Vakfı’na borçlarını ödemekte zorlanınca burayı otele çevirir.

Yönetimi Üç Horan Ermeni Kilisesi’nde olan, Fransız Mimar Alexandre Vallaury tarafından inşa edilen Hotel Tokatlıyan sonraki yıllarda pasaja ve iş hanına dönüştürülür.

Tokatlıyan’ın konukları arasında Abdülhak Hâmid Tarhan, Ercüment Ekrem Talu, Yahya Kemal Beyatlı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ahmet Rasim, Sait Faik Abasıyanık gibi birçok ünlü isim yer alır.

Troçki’den Josephine Baker’a kadar çok sayıda ünlüyü ağırlayan otel, 1947’de el değiştirerek Konak Oteli adını alır. Eski görkemli günlerini bir daha yakalayamayan otel, 1958 yılında kapanarak iş hanı ve pasaja dönüştürülür.

VE DİĞER…

Bünyesinde sinema ve tiyatro salonu barındırmış olmasa da Beyoğlu’nun hikayesi olan tarihi binaları, bu yazıda söz ettiğimiz pasajlar dışında da başka bir yazının konusu olabilecek başka tarihi pasajları, geçitleri de vardır. Örneğin Beyoğlu ve İstiklal Caddesi dendiğinde ilk akla gelen ve bölgeyle de özdeşleşmiş olan Çiçek Pasajı bunların başında gelir. Yine Aznavur Pasajı, Anadolu Pasajı, Crepen Pasajı, Hazzopulo (Hocapulo) Pasajı, Narmanlı Pasajı, Markiz (Oriental) Pasajı. Rumeli Pasajı bunlardan bazılarıdır.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...