29 Ocak 2020 04:22

Şüphe

Paylaş

Bir zamanlar Yeni Şafak, Akit vb. gazetelerin muhabirleri askerlerin basın açıklamalarına alınmaz, askeri binalara sokulmazdı. Akredite olmayan gazeteciler içinde Ahmet Hakan da vardı. O zamanlar, başta Ahmet Hakan olmak üzere şimdiki yandaş basın mensupları bu durumu sık sık gündeme getirir ve yakınırlardı. Şimdi kendilerine basın kartı verilmeyen gazeteciler de Ahmet Hakanlara yapılan bu haksızlık ve yasa dışılıkları kınarlardı. Şimdi, basın kartı verilmeyen gazetecilerle ilgili, başta Ahmet Hakan olmak üzere, dünün mağdur gazetecilerinden çıt çıkmıyor. Kendine Müslüman, kendine demokratlar…

Demokrasi diye diye ülkeyi faşizmin en karanlık sokaklarına getirdiler.

Evrensel ve BirGün gazetelerinin çalışanlarına basın kartı verilmemesi büyük tepki gördü. Operasyonu sessiz sedasız götürmeye çalışan İletişim Başkanlığı tepkiler üzerine önce internet üzerinden iptal edilmiş kartları aktif hale getirdi, sonra da sessizliğini bozarak bir açıklama yaptı. İletişim Başkanlığının yaptığı açıklama kartları iptal etmesinden daha beter. Kart iptalleri ya da basın kartı verilmemesini yönetmelik kurallarına bağlıyor ve bir de şöyle diyor: “Bu süreçte, teknik kriterlerin yanı sıra başvuru sahibinin; gerçekten mesleki faaliyet icra edip etmediği, herhangi bir terör örgütüyle bağlantı şüphesi, mahkumiyet kararı, ya da meslek onurunu zedeleyici tutumları gibi çeşitli kriterler göz önünde bulundurulmaktadır.” Bunları yazanlar sonsuza kadar iktidarda kalacaklarını düşünüyor herhalde. Faşizm işte böyledir. Faşizm kendinin binyıl iktidarda kalacağını zanneder. Yarın iktidardan düştüklerinde yeni iktidarın aynı kuralları kendilerine uyguladıklarında şimdiki yandaş basında çalışan “gazeteci”lerin hiçbirinin basın kartı alamayacağını düşünmezler.

İşin komik yanı, yukarıdaki kriterleri kendilerine uygulasalar dahi basın kartları iptal edilir. Öyle ya; yandaş basında çalışanların hangisi için gerçekten gazetecilik yaptığı söylenebilir? Ya da İhvan, Nusra, el Kaide, İŞİD gibi örgütlerle bağlantı şüphesi yandaşları basın kartından etmez mi?

Güvenlik soruşturması İletişim Başkanlığı tarafından gazetecilere de uygulanıyor. 894 kişiye basın kartı vermemişler ya da var olan kartı iptal etmişler. Başkanlığın açıklaması bunu açığa vurmuş. “Herhangi bir terör örgütü ile bağlantı şüphesi” gibi hukuki bir kriter olamaz. Hukuk devleti iddiasındaki bir ülkede şüphe üzerine insanlar cezalandırılamaz. Üstelik T.C. Anayasası da Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu yazıyor ve Anayasa ile yasalarda şüphe üzerine değil somut kanıtlarla insanların cezalandırılabileceği ya da bazı haklardan mahrum edilebileceği belirtiliyor. Hukukun binyıllık tarihi de “Şüpheden sanık ya da zanlı yararlanır” diyor. Ama bizim faşizmseverlerimiz üç beş kişi oturup şu terör örgütü ile bağlantılı olabilir, şu olmayabilir diye insanların haklarını gasbedebiliyor. Kendilerinde böyle bir yetki görebiliyor.

Elimizden geldiğince, dilimizin döndüğünce daha ilk günden itibaren AKP’nin demokrasiden yana bir parti olmadığını anlatmaya çalıştık. Ama, büyük kitlelere bu gerçeği anlatamadık maalesef. Şimdi, AKP bunu bizden iyi yapıyor. Gerçek yüzünü herkese gösteriyor. İktidarını desteklemeyenleri cezalandırıyor. Şüphelendiklerini terörist ilan ediyor.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...