25 Ocak 2020 04:18

Oyunlara zorunlu bir bakış - IV

Paylaş

“Indie” ya da bağımsız oyunlar 2000’lerin başlarında ortaya çıkmış bir kavram. Bir oyunun hangi şartlar altında “indie” sayılabileceğine dair net bir tanımlama yok. Ancak kesin çizgileri olmayan bazı kriterlerden bahsedebiliriz.

Oyunların ekonomik bağımsızlığı kriterlerden biri. “Indie” oyunlar çoğunlukla bir ya da birkaç kişilik -çoğunlukla kadro sayısı onu bulmayan- gruplar tarafından geliştiriliyor. Bu birkaç kişilik gruplar bazen küçük bir şirket şeklini de alabiliyor. Finansman olarak ise dağıtımcılardan bir ön destek çok mümkün olmadığından genelde cepten yemek ya da kitle fonlaması yaygın. Öte yandan bu ekonomik bağımsızlık eskiden olduğu gibi oyunların kendi siteleri üzerinden satışa sunulduğu bir bağımsızlık değil. Hemen her platformda tekel ya da tekele yakın konumda bir dağıtım ağı mevcut ve bu ağlarda yer almadan oyunu kullanıcılara ulaştırmak ise neredeyse mümkün değil.

Popüler oyunların kültüründen ve/veya estetiğinden ayrışma da bir kriter olarak sayılabilir. Oyun piyasasının ana gövdesinde içerikler “ne çok satar”a endekslidir. Yeni tarzlar yeni üsluplar bu nedenle nadirdir. Neden denenmiş, bilinen para kazandıran yol varken başka yola başvurulsun ki? Indie’ler açısından ise “denenmiş, bilinen…” ile bunca büyük şirket arasından bir çıkış yapmak neredeyse mümkün değildir. Görsel, kurgusal, müzik ve oynanış açılarından bir ya da birkaçında ana akımdan ayrılmaları gerekir. Oyuncuların ana gövdesinin kazanmak için oynadığı, oyunlardan sürekli daha gerçekçi grafikler beklediği bir dönemde kazanma amacı olmadan, kaba görünümlü küplerden inşaat yaptığınız Minecraft’ın ana akımdan çıkması çok da mümkün değildi. Karizmatik, güçlü, yetenekli vb. ana karakterler yaygınken bir kaz ile ortalıkta paytak paytak gezinip kaos yarattığınız Untitled Goose Game’in de ana akımdan çıkması pek mümkün değildi.

Başta geliştirme aşamasının ekonomik zorlukları olmak üzere bağımsız oyun geliştiriciliği oldukça zorlu bir iş. Üstelik mesele sadece kodlama ile de sınırlı değil. Kurgu, grafikler, müzikler, reklam, pazarlama… Steam ve benzeri dijital dağıtım ağları bağımsız oyun geliştiricileri açısından işleri biraz daha kolaylaştırmış olsa da oyunun Minecraft ya da Untitled Goose Game benzeri bir başarı kazanılabileceğinin hiçbir garantisi yok. Bütün zorluklarına rağmen dünyada da ülkemizde de bağımsız oyun geliştiricilerinin sayısı artıyor. Son bir not: Eğer yolunuz önümüzdeki hafta, 30 Ocak’ta başlayacak olan Uluslararası Oyun, Espor ve Dijital Eğlence Fuarı Gaming İstanbul’a düşerse, fuarın bağımsız oyun geliştiricilerine ayrılmış kısmını ziyaret etmeyi ihmal etmeyin.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...