16 Aralık 2019 04:11

NBA'de 2010'lar: Hayal kırıklığından devrime

Paylaş

2010’lu yılların sonuna yaklaşırken her alanda geride kalan 10 yılı değerlendiren muhasebeler yapılıyor. Bu köşede bu anlamdaki ilk yazı, Türkiye Süper Ligini odağına alarak eylül ayında “Hegemonya mı kötünün iyisi mi” başlığıyla yazılmıştı. Bu kez tam bir devrimin yaşandığı, oyunun oynanışının büyük ölçüde değiştiği NBA’e bakacağız.

NBA’de 2010’lu yıllar kimileri için büyük bir hayal kırıklığıyla başladı. 2009/10 sezonunun ikinci yarısında LeBron James’in önderliğindeki Cleveland Cavaliers, normal sezonu silip süpürdükten sonra konferans yarı finalinde Boston Celtics karşısında dağılınca Kobe Bryant-LeBron James finali görmeyi hayal edenler bu umutlarını başka baharlara bırakmak zorunda kaldı. Finalde Lakers, Celtics’i 7 maç sonunda yenerken Kobe Bryant beşinci ve son NBA şampiyonluğuyla birlikte ikinci ve son finaller MVP’si ödülünü kazandı. 2010’lu yılların geri kalanı Lakers için çok da iyi geçmeyecekti, LeBron James ise kendisini 10 yılın sonunda Los Angeles’a ulaştıracak serüvenine yeni başlıyordu. Korkunç bir PR şovu olarak tarihe geçen “The Decision”la Miami Heat’e gitme kararını açıklayan James, 7 yıllık Cleveland dönemini arkasında kızgın taraftarlar ve hayal kırıklığı yaşayan bir şehir bırakarak tamamladı.

James, şampiyonluk için dostu Dwyane Wade ve Chris Bosh’la Miami Heat’te buluştu. Ancak işler, sandıkları kadar kolay olmadı. 2011 finalinde Dirk Nowitzki’nin önderliğindeki Dallas Mavericks, 2-0 geriye düştüğü seriyi 4-2 kazanarak tarihindeki ilk NBA şampiyonluğunu elde etti.

Final serisinde sahadan silinen James, bu yenilgiden zihinsel hazırlığın önemine dair aldığı derslerle daha güçlü şekilde ayrıldı. Heat, lokavt nedeniyle geç başlayan 2011/12 sezonu konferans finalinde Boston Celtics’i James’in unutulmaz 6. maç performansıyla eşitlediği seride 4-3’le geçmeyi başardı. Finalde ise genç Kevin Durant, Russell Westbrook ve James Harden’ı kadrosunda barındıran Oklahoma City Thunder’ı geride bırakarak şampiyonluğa ulaştı. Bu, LeBron James’in ilk şampiyonluğuydu. 2012/13 sezonu çok daha unutulmaz bir finale sahne oldu. Ray Allen’ın mucize üçlüğüyle 7. maça taşıdığı seride Heat üst üste ikinci şampiyonluğunu elde etti. James’in bitiş düdüğüyle birlikte ilk tebrik ettiği rakip oyuncu, kendisini seri boyunca savunan Kawhi Leonard’dı. Kimsenin beklemediği bir şekilde yıldızlık mertebesine doğru ilerleyen Leonard, bir sonraki sezon Heat’in üst üste üçüncü şampiyonluğuna ulaşmasını engelleyen en büyük faktör oldu ve Spurs’e beşinci şampiyonluğunu kazandırırken kendisi de Tim Duncan, Tony Parker, Manu Ginobili gibi yıldızların olduğu bir takımda finaller MVP’si seçildi.

LeBron James bu yenilgi sonrası yarım bıraktığı bir işi tamamlamak üzere evine döndü ve bu kez büyük üçlüyü Kyrie Irving&Kevin Love’la oluşturdu. 1964’ten bu yana hiçbir spor dalında ulusal şampiyonluk yaşayamayan Cleveland şehrinin “lanetini” sona erdirmek isteyen James’in karşısına sınırsız şut menziliyle basketbolun doğrularını değiştiren Stephen Curry’nin öncülüğünde “Kısa ve hızlıların devrimi”ni hayata geçiren Golden State Warriors çıktı. Cavs, final serisinde Irving ve Love’ın da sakatlıklarının etkisiyle  Warriors karşısında tutunamadı. Leonard’dan sonra bir başka “James savunucusu” Andre Iguodala  2015 finaller MVP’si ödülünü alırken Warriors, NBA tarihinin en iyi takımlarından biri olmaya hazırlanıyordu.

Haftaya NBA’de 2010’ların ikinci yarısını hatırlayacağız ve oyunu tamamen değiştiren basketbol devriminin ürettiklerine değineceğiz.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...