17 Kasım 2019 04:37

Bebekler bile propaganda malzemesi

Paylaş

Geçen hafta yandaş medyanın başını çeken, rejim ne tür “haber” isterse onu üreten, yani sürekli yalan yayın yapan bir medya kuruluşu, “Doğar doğmaz asker selamı veren bebek” başlığı ile bir “videolu haberi” dolaşıma soktu.

Gerek zamanlaması, gerekse içeriği ile propaganda olduğu belli olan bu yalan haberi, yandaş kuruluşlar yeni başlıklarla hızla yaydı. Bu kuruluşlardan Akit, “Türkiye bu bebeği konuşuyor! Doğar doğmaz asker selamı verdi!” başlığını attı. Başka kuruluşlar ise, “Asker selamı veren bebek sosyal medyayı salladı!” gibi başlıklar atarak propagandanın yayılmasına katkıda bulundular.

Görüntüler biraz dikkatle incelendiğinde, video için ciddi çaba gösterildiği anlaşılıyor. Bir kameranın doğumda yer almasına izin verilmiş. Ana baba belli ki, rejim ile uyumlu kişiler. Doğumda yer alan personel yalnız kadınlardan oluşuyor. Kurgu gayet güçlü. Videonun altındaki bantta, “A. bebek dünyaya geldi, Mehmetçiğe selam çaktı,” yazıyor.

Videodaki ses, kurguyu tamamlıyor: Anne doğumhaneye dualarla yollandı. Bebek ağlamadan doğdu. Doktor daha göbek bağını bile kesmeden bebeği anneye gösterdi. Herkes ağlar sandı ama minik A. çabaladı, çabaladı... Kocaman bir selam çaktı, herkesi şaşırttı.

En sonda daha da dramatik bir kurgu olması gerek. Videodaki ses, “Askeri harekatı destekleyen sanatçılar ve sporcular asker selamı göndermişti” diyor. Sonra vurucu son iki cümleyi okuyor: “Ama böylesi hiç görülmedi. Çünkü bir Türk daha asker doğdu!”

Yandaş medyanın vardığı düzey bu: Doğunca ağlamayan bir bebek! Asker gibi davranan bir bebek! Yani, her Türk gerçekten asker doğuyor! İnanmak istemeyenler videoya bakabilirler. Bebek apaçık asker doğuyor, görmeyen kalmasın!

Bu videoyu izlemek de, incelemek de zor ve üzücü. Rejimin savaş siyaseti için gerekli olan propagandanın her yerden fışkırması yetmezmiş gibi, artık bir bebek bile propaganda malzemesi yapılıyor. Elbette ki, bu uydurma öyküye inananlar olacak. Elbette ki, bu propagandadan etkilenenler olacak. O da ayrıca üzücü.

Belki çok yakında bundan daha kötüsü de yapılacak. Nasılsa uydurmanın sonu yok. Nasılsa gerçekler anlam taşımıyor. Belki şöyle yazacaklar: “Ağlamadan doğdu! Kendisini bekleyenlere bir el salladı ve hemen savaşa gitti. En önlerde yer aldı. Üç köyü, beş taburu gözleri kapalı teslim aldı. Gazi bebek, dünyayı kendine hayran bıraktı. Böyle bebek hiç görülmedi. Çünkü her Türk asker doğar!”

Daha önce defalarca yazdığım gibi, bu rejimin çocukları kalıplara dökmek ve onları tek tip insan yapmak dışında bir niyeti yok. Rejim, dindar ve kindar bir nesil istiyor. Son dönemde geldiği nokta, her çocuktan bir nefer yaratmak. İspanya’da diktatör Franco’nun yapmak istediği gibi. Franco’nun Pakitoları gibi...

Faşist rejimler, çocuklardan hep birer Pakito yaratmak ister. Tepedeki lidere tapınan, o ne derse yapan, yapmamayı ihanet sayan Pakitolar bir sivil ordu gibidir. Her yerde, hep hazır acımaz bir güç oluştururlar. Liderin olmadığı yerde, lideri onlar temsil ederler. Lider için ölüme de giderler çünkü tanrı da, millet de ve onları temsil eden lider de şehit olmalarına sevinecektir.

Dünyaya yeni gelen bir bebeğe propaganda figüranlığını, bir milis, bir Pakito olmayı, şehitliği yani ölümü layık gören bir rejime nasıl sessiz kalınabilir?

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa