13 Kasım 2019 04:40

Ders çıkarmak lazım

Paylaş

Bolivya’da bir darbe gerçekleştirildi. Morales istifa ederek, darbecilerin de göz yumması ile Meksika’ya kaçtı. Ayaklanmanın sözcülerinden, Başkanlık Sarayı’na girerek bayrak ve İncil şovu yapan kişi,  “Santa Cruz Sivil Komitesi” temsilcisi Fernando Camacho (ki ailesinde İkinci Dünya Savaşı sonrası Bolivya’ya kaçanlar Naziler vardı) bir faşist.

Darbeciler Ekim ayında yapılan seçimi bahane ederek taraftarlarını sokağa çağırdılar. Bunlara bir kısım yoksul ve memnuniyetsiz halktan insanlar da katıldı.

Bolivya’da ilk kez bir yerlinin başkan olduğu, Morales’in on üç yıllık iktidarı aslında başarılı sayılabilirdi. Ekonomi büyüdü, işsizlik azaldı, okuma-yazma oranı arttı, milli gelir arttı. On üç yıl istikrarlı bir dönem oldu. Bolivya’da seçilen ile ikinci arasında yüzde on fark olması koşulu var yasalarda. Seçimin ilk saatlerinde bu fark yüzde dokuz idi. Daha sonra dağlardaki uzak köylerden gelen yerli oyları da hesaba katıldı ve oran yüzde onu geçti. Ayaklananlar işte bu sonradan gelen oyları kabul etmiyor. Yüzde dokuz fark vardı diyor. Morales başta direndi ama ayaklanma ciddi boyutlara ulaşınca ve polisler ayaklananlara müdahale etmeyip daha sonra da ayaklananların safına geçince seçim kurulunu görevden alıp yeni seçim kurulu ile seçimin yenilenmesine karar verdi. Fakat, iş işten geçmişti, macun artık tüpten çıkmıştı. ABD desteğindeki ayaklanan sağcılar artık seçim değil iktidar istiyordu. Bu koşullarda (Bolivya Devrimci Komünist Partisi’nin deyimiyle) ordu da çok parayı verenin saflarına geçti ve genelkurmay başkanı kuvvet komutanlarını yanına alarak Morales’in istifasını istedi. Morales önce istifa etti, sonra Meksika’ya kaçtı.

Benzer ayaklanma ve darbe girişimi yakın zamanda Venezuela’da da olmuştu. Tipik ABD darbesi. Kırk senedir Güney Amerika’da aynı yöntemle halkçı iktidarları deviriyorlar. Şili ve diğerleri…

Güney Amerika’da antiemperyalist halkçı hükümetler iktidara kolay geliyor ama iktidarı korumada problemler var. Yüzde elli, altmış oy alıp iktidar olan halkçı iktidarlara karşı yüzde kırkı koruyan, ABD destekli gerici faşist azınlık serbestçe çalışabiliyor, ekonomik sabotajlardan suikast girişimlerine ve darbe tezgahlarına karşı devrimci faaliyetlerini sürdürebiliyor.  Venezuela hariç seçimle işbaşına gelen halkçı hükümetler orduda ve poliste fazla bir değişiklik yapmıyor.

Kıssadan hisse; antiemperyalist, halkçı parti ya da cephelerin hükümet olması çok da zor değil ama iktidarlarını koruması zor. Faşist, gerici güçleri etkisiz hale getirmeden, gericilerle uzlaşarak iktidarlarını sürdürebileceklerini sananlar yanılmaya devam ediyor.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa