02 Kasım 2019 03:48

Sosyal medyada politik reklamlar -I

Paylaş

Facebook geçen hafta politikacılar tarafından verilen reklamların içeriklerini doğruluk açısından kontrol etmeyeceğini açıklamıştı. Çarşamba günü Twitter’dan karşı hamle geldi. Twitter CEO’su Jack Dorsey “Politik mesajların erişim alanının satın alınması değil kazanılması gerektiğini” belirterek kasım ayından itibaren Twitter’da politik reklamların durdurulacağını duyurdu.

Bir yanda Facebook’un politik reklamlarda “Yalan söylemek de dahil olmak üzere her şey serbest” tutumu diğer yanda Twitter’ın politik reklamları tümden yasaklayan tutumu… Her iki tutum da 2020 ABD başkanlık seçimlerine giderken daha çok tartışılacak. Bu nedenle biraz gerçeklere göz atalım. Facebook bir yandan platformundaki dezenformasyonu engellemek için ciddi yatırımlar yapıp çeşitli doğrulama ekipleriyle anlaşmalar yaparken diğer yandan da politikacıların reklamlarında rahatça yalan söyleyebilmesine izin veriyor. Kimin politikacı olup kimin olmadığına ise Facebook karar veriyor. “Yüksek kalitedeki” haberleri platformun kullanıcılarına ulaştırmak amacıyla kurulan Facebook’un yeni haber sekmesi devasa bir yalan fabrikası olan aşırı sağcı site Breitbart’ı güvenilir bir haber kaynağı olarak sayıyor ve kullanıyor. Yani Facebook’un yalan haberle mücadele faaliyetleri pahalı PR kampanyaları olmanın ötesine geçemiyor.

Zuckerberg gelecek yıl politik reklam gelirlerinin toplam gelirlerinin yüzde 0.5’ini oluşturacağının tahmin edildiğini ve bunun küçük bir miktar olduğunu belirterek bu kararın parayla ilgili olmadığını iddia ediyor. Yüzdeye vurulduğunda miktar küçük görünse de Facebook’un gelecek yıl için tahmin edilen gelirinin yüzde 0.5’i 400 milyon doları aşan çok da azımsanamayacak bir miktara tekabül ediyor. Buna karşılık Twitter’ın politik ve politik olmayan toplam reklam geliri 2018’de 2.61 milyar dolar olarak açıklandı. Twitter’ın ABD 2018 ara seçimlerinde toplam 3 milyon dolarlık politik reklam alabildiği biliniyor. Politik reklamların toplam içinde oldukça küçük bir kısmı oluşturduğu tahmin ediliyor.

Gerek Twitter, gerekse de Facebook için politik reklamlardan elde ettikleri miktarlar gözden çıkartılamayacak miktarlar değil. Facebook’un politik reklamlara karışmama kararını kendi kullanıcı tabanında azımsanamayacak sayıda olan ve Facebook’un kendilerine karşı tutumundan hoşnutsuz sağcı kitle için bir hoş görünme kampanyası olarak kurgulamış olması daha olası bir senaryo. Benzer şekilde Twitter’ın politik reklamların gelirlerinden vazgeçmesi bir yanda Facebook’un kararını daha geniş tartışmaya açar, Facebook’u biraz daha köşeye sıkıştırırken diğer yanda da “ilkeli” duruşuyla Hillary Clinton’dan Alexandria Ocasio Cortez’e politikacıların takdirlerini toplamasını sağlıyor.

Twitter’ın “ilkeli” tüm politik reklamların yasaklanması kararının ana akım medyada güçlü olanın daha fazla işine yarayacağı gibi tartışmaları şimdilik bir kenara bırakalım. Bütün politik reklam olur mu olmaz mı, olursa nasıl olur tartışması sırasında çevrimiçi reklamların kişisel bilgileri kullanarak mikro grupları nokta atışı hedefleme becerisi görmezden geliniyor, tartışılmıyor. Bu tartışmada göz ardı edilen hedefleme olmasaydı Twitter ya da Facebook’a verilen bir reklamın zengin muhit-yoksul muhit vb. hedeflemenin ötesine gidemeyen şehirdeki panolara asılan afişlerden ne kadar farkı olurdu? Politikacılar her gün TV ekranlarında yalanlarını bangır bangır bağırırken sosyal medyada da bağırmış ya da bağırmamışın ötesine geçmemiz gerek.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa