11 Ekim 2019 00:12

Galeano'nun bu yazısı "Fırat'ın Doğusu"nu anlatıyorsa şayet…

Paylaş

‘11 Eylül’ ABD’yi vurdu…

Başkan (Oğul) Bush, sırasını bekleyen oyuncu misali sahneye fırladı… Önleyici Savaş Doktrinini açıkladı:

“Artık beklemeyeceğiz, terörizmi evinde vuracağız.”

Afganistan’dan daldı, Irak’tan çıktı! (Çıktı mı!?)

***

Ve Türkiye…

Yeni rejim güvenlik konseptini değiştirir…

Üç yıl önce… 19 Ekim 2016’daki (mutat) muhtarlar toplantısında, Erdoğan çerçeveyi bildirir…

Prensip: “Cumhuriyetimizi hattı müdafaa anlayışıyla savunmaktan vazgeçmeliyiz.”

Karar: “Türkiye artık bu güvenlik anlayışını terk etmiştir.”

Giden belli… Gelen?

Yeni Güvenlik anlayışı?

Önleyici Savaş…

Ne demek?

Erdoğan’ın cümlelerinde, cevap:

“Bundan sonra sorunların kapımızı çalmasını beklemeyeceğiz, artık sorunların üzerine gideceğiz. Terör örgütlerinin bize saldırmasını beklemeyeceğiz, nerede yuvalanıyorlarsa tepesine bineceğiz.”

‘BUSH DOKTRİNİ’: KARANLIK MİRAS

Tıpkı Bush’un dediği ve yaptığı gibi:

“Tehdit algısı”ndan hareketle, ilan edilen “Tehdit kaynağını yuvasında vurmak

‘Fırat’ın Doğusu’na girmenin asıl sebebi de bu değil mi?!

Ana argüman:

‘Rojava ve hakimi SGD Türkiye’nin bekasını tehdit ediyor’:

Öyle görünüyor ki, bu akıl yürütme sadece buralarla sınırlı kalmayacak…

“Önleyici Savaş” soyut ve meçhul/kanıtsız mazeretleri ile yeni husumetler yaratmaya devam edecek…

Peki nereden çıktı bu “konsept?..”

“Bush doktrini” mi?

Eduarda Galeano’nun yazdıkları ‘hayır’ diyor…

Lakin onun işaret ettiği “baba”nın kimliği de hiç yabancımız değil…

Galeano anlatsın:

"ÖNLEYİCİ SAVAŞLARIN MUCİDİ(*)

1939’da Hitler Polonya’yı işgal etti çünkü Polonya Almanya’yı işgal edecekti.

Bir buçuk milyon Alman askerinin Polonya haritasının üzerine ve uçaklardan yağmur gibi bomba yağdığı sırada, Hitler önleyici savaşlar doktrinini tanıtıyordu: önceden engel olmak, sonradan iyileştirmeye yeğdir; onlar beni öldürmeden ben onları öldürüyorum.

Hitler okul görevi gördü. O zamandan beri bütün sindirim savaşları –ülkeleri yutan ülkeler- kendilerinin önleyici savaş olduklarını söylüyorlar.” (vurgular benden-era)

Sonları benzemesin:

Zira, Almanya’nın Polonya işgali, Emperyalist (2. Dünya) Paylaşım Savaşı’nı ateşleyen dönüm noktası sayılır…

‘Fırat’ın doğusu’na düşen ateşin akıbeti?

Mazinin tecrübesi:

Savaş plan dinlemez…

----------

(*) Eduardo Galeano,Ve Günler Yürümeye Başladı, Sel Yayıncılık, s. 278

‘DERİNLİK’Lİ SORU: GÜVENLİ BÖLGE’NİN GÜVENLİĞİ KİME EMANET EDİLECEK?

Soru basit:

Türkiye’nin güvenliği için Fırat’ın doğusunda öngörülen 32 kilometrelik güvenli bölge ölçeği şimdilik mi?..

Ya güvenli bölgenin güvenliği için de 32 kilometre derinlik icap ederse?..

Kıt geldi aritmetiğim, çıkamadım bu hesabın içinden…

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa