29 Eylül 2019 00:41

Tekçi rejime karşı insan

Paylaş

Günümüzde Türkiye’de sakin kalabilmek çok zor. İnsanlar sürekli olarak akıllarını kaçırmaktan korktuklarını söylüyorlar. Nasıl söylemesinler? Tek adam rejimi her gün toplumu geriye, karanlığa ve akıl dışına sürüklüyor. Rejim Orta Çağ karanlığını topluma dayatıyor.

Bu karanlığın ideolojik araçlarından biri destanlar. Polisin yazdığı destanlar, JÖH-PÖH destanları, vs. Bu destanların ana özelliği akıl dışılık. Bu destanlara yol açan akıl dışı ideolojide her gün aynı ölçütler dayatılıyor. Bunların birer dayatma olduğunu kavramak zor değil. Bir masaldan yardım alalım. Tilki ile Leylek Masalı’ndan.

Tilki ile leylek dost olmuşlar. O kadar ki, tilki leyleği evine yemeğe çağırmış. Leylek yemeğe gittiğinde ne görsün? Masa hazır ama masadaki tabaklar düz. Tilki çorbayı masaya getirmiş ve bir güzel içmiş. Leylek ise ne kadar uğraşsa da, düz tabaktan çorbayı içememiş. Tilki onun çorbasını da içmiş, bitirmiş. Leylek olanlara üzüldüğü ile kalmamış, tilkiyi yemeğe çağırmış. Kurnaz tilki geldiğinde ne görsün? Yemek hazır ama ince uzun, vazo gibi bir kap içerisinde! Leylek ince uzun gagasıyla yemeğini yemiş, bitirmiş. Tilki ne kadar uğraşırsa uğraşsın, bir lokmacık bile yiyememiş. Başkasını aç bırakmak, karşısında yemek yemek ne demek, dersini almış.

Bu masaldan alınabilecek bir dersi, bugünkü düzen için çıkaralım. Tilki ölçüt alınırsa, gagasıyla beslenen leylekler aç kalır. Leylek ölçütse; tilkinin ne dişleri, ne de dili işe yarar, bu kez tilkiler aç kalır.

Bugün tek adam rejimi, var olan tüm araçları kullanarak tekçiliği benimsetmek istiyor. Ortaya konan bir ölçüt var. Herkes bu ölçüte göre değerlendiriliyor. Tekçilik yeni değil, çok eskiden beri var. Zaten sorun da burada. Tekçilik düpedüz gericilik. Bir örneği, erkeklerin ölçüt olarak alınması. Erkek olmayanların, eksik, yetersiz ve düşük sayılması da. Kadını aşağılamaya dayalı anlayışların hepsi erkeğin ölçüt alınmasına dayalı. Bu dayatmanın kaçınılmaz sonucu, örtük veya açık şiddet. Kadınların bundan zarar görmesi kaçınılmaz. Erkek olabilmek için, dayatılan erkeklik kalıbına uyabilmek için çabalayan ve olmadık saçma davranışları yapan erkeklerin de. Erkeğin ölçüt olduğu toplumda aslında herkes zarar görür.

Ağır dayatmacılık büyük dinlerin ortodoks yorumlarının parçasıdır. Orta Çağ karanlığının en belirgin özelliği, dönemin Katolik inancının herkese ölçüt olarak dayatılmasıdır. Bu ölçüte uymayanlar, insan olarak görülmemiş ve onlara yönelik her türlü kötülük olağan karşılanmıştır. Bu tekçiliğin günümüz Türkiye’sinde uygulanışı ortada. Bir dinin bir ortodoks yorumu devletin bütün araçları ile ölçüt olarak dayatılıyor. Sonucu, kaçınılmaz olarak örtük veya açık şiddet. Ama çok tehlikeli çünkü ortodoks yorum, tanrının ve kurallarının sorgulanamaz olduğunu iddia ettiği için inanç dogmaya dönüşür; dogmaya uymayanlar veya karşı çıkanlar düşmana dönüştürülür.

Tekçi anlayış kaçınılmaz olarak zarar verir. Yetişkinlerin ölçüt olarak alınması, çocukların anlaşılmasını engeller ve onlara zarar verir. Engelsizlerin ölçüt olarak alınması, engelliler için dünyayı yaşanmaz kılar. Katmerli tekçilik ise, daha tehlikelidir. Tek din, tek millet, tek cinsiyet ile katmerlenen anlayış, bugün Türkiye’yi yaşanmaz duruma getirmiştir. Tek adam rejiminin ta kendisidir.

12 Eylül rejimi, toplumun tüm akılcı direnç damarlarını keserek, insanları kör inanca sürüklemek istemişti. Bu çabanın adı, ideolojik cephede Türk-İslam Sentezi idi. Bunun ötesine geçen tek adam rejimi, toplumun tekçilik ile kutuplaştırılmasını; kitlelerin yalnız ve zayıf hissetmesini, korkaklaşmasını ve sessizleşmesini istemektedir. Her alanda akıl dışılığın öne çıkarılması ve kaba şiddetin dayatılması, insanları insanlıktan utandırmakta ve dine, akıl dışılığa itmektedir.

Rejimin büyük ideolojik saldırısını ciddiye almak, tekçi rejimin karşısına bugün öncelikle insan olmayı koymak gerekiyor. Tek bir ölçüt (bayrak, din veya dogmalar, edep, örtünme vs.) olamayacağını; insanca yaşayabilmek için çeşitliliği ve aklı savunmak gerekiyor. Eşitlik, adalet ve özgürlük ancak ve ancak insanların çoğulcu aklı ve mücadelesi ile elde edilebilir. Tekçilik ise acı ve ölüm getirir.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa