25 Eylül 2019 00:04

Yargı reformu

Paylaş

Sayısını unuttuğumuz yargı reformlarından birinin daha 1 Ekim 2019’da TBMM açılınca, Meclis gündemine geleceği konuşuluyor.

Birinci olarak söylemek gerekir ki, Meclis açılınca gündeme getirilecek olan “paket”in tümü değil. AKP iktidarının açıkladığı (Medyanın yanlış olarak yargı reformu paketi dediği) bir strateji vaadi. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül tarafından açıklanan önümüzdeki dört, beş sene içinde yargı alanında yapılacak değişikliklerle ilgili vaatler. Değişiklik vaatleri de somut değil. Birer çerçeve olarak takdim ediliyor. Örneğin, ifade özgürlüğü genişletilecek diyor ama bu konuda somut bir yasa değişikliği tasarısını anlatmıyor. Dolayısıyla, Meclis açıldıktan sonra Meclis gündemine getirilecek olan yasal düzenleme önerileri açıklanan strateji çerçevesinde birkaç yasa değişikliği olacak. Stratejide belirtilen diğer değişiklikler dört, beş yıllık bir sürece yayılacak.

AKP’nin açıkladığı stratejide hedeflenenlerin ne kadarı gerçekleşir? Geçmiş deneyimlerimize bakarsak, çoğunun gerçekleşmeyeceği şimdiden belli. AKP, 17 yıllık iktidarında bu tür strateji açıklamaları çok yaptı ama vaatlerinin çok azını gerçekleştirdi. Yaptığı iyileştirmelerin bir kısmını kısa sürede geri aldı ya da iyileştirme yapar gibi yapıp konu ile ilgili mevzuatı daha da geriye götürdü.

AKP, strateji belgesinde bu tür stratejik açılımları 2004, 2009 ve 2014 yıllarında da yaptığını ve bu dört, beş senelik periyotlarda açıklanan belgelerdeki hedeflere ulaştığını iddia ediyor ama bu doğru değil. Hem hedeflere ulaşılmadı, hem sık sık geri dönüşler oldu, hem de 2016 OHAL ilanından sonra neredeyse 12 Eylül günlerine dönüldü. Hukuk büyük ölçüde askıya alındı. Hâlâ, OHAL hukuksuzluğunun yarattığı tahribat da giderilmiş değil.

Temmuz ayında büyük bir gürültü ile açıklanan strateji belgesi ile amaçlanan siyasi ve ekonomik yararlar da var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bunu, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde Yargı Reformu Stratejisi Programı hakkında yaptığı konuşmada dışa vurdu. Erdoğan, açıklamasında şöyle dedi: “Bu reform belgesi daha güvenilir bir yatırım ortamının oluşmasına yardımcı olacaktır. AB’ye bağlılığımızı da ifade etmiş oluyoruz.” AKP, reform açıklaması ile demokratikleşiyoruz görüntüsü yaratarak AB ile bozulan ilişkilerini düzeltmek ve böylece ekonomik krizi atlatmak için borçlarını yapılandırmak, yeni borçlar almak ve yabancı sermaye girişini sağlamaya da çalışıyor.

Reform diye sunulan paketin şimdilik ilk akılda kalanları 15 yılı dolduran avukatlara yeşil pasaport verileceği, hukuk fakültelerinin 5 yıla çıkarılacağı, avukat olmak için sınava girileceği vs.

Strateji paketinde açıklanan diğer vaatler esasen teknik aksaklıklarla ilgili olup yargıda demokratikleşme ile ilgili vaatler değildir. Daha fazla hakim, savcı ve adliye personeli istihdam etme ve zihniyet değişikliği ile çözülebilecek problemler.

Dört beş senede bir açıklanan strateji belgeleri, onlarca reform paketi, bir adım ileri iki adım geri yasal düzenlemeler yargıda demokratikleşmeyi sağlamaz. Yargıda demokratikleşme demokratik iktidarlar ile mümkün olur. Faşist-gerici iktidarlar yargıda demokratikleşme ve adaletin sağlanması konusunun sadece lafını ederler. Pratikte değişim olmaz.

AKP’nin açıkladığı son strateji belgesi de gerçek demokratikleşme adımları vadetmiyor maalesef.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa