13 Eylül 2019 23:55

Toma dedeyi, panzer torunu ezdi...

Paylaş

Panzerler ve TOMA’lar, polisin ve askerin kullandığı zırhlı araçların neden olduğu ölümler devam ediyor.

Dün dedesi ezilerek ölmüştü, bugün torunu panzer çarpması sonucunda hayatından oldu.

Bu konuyu daha önce de yazdık. Defalarca yazıldı, konuşuldu. Meclisin gündemine getirildi. Ancak hiçbir olumlu gelişme yaşanmadı. Ölümler sürüyor. Analar ağlamaya devam ediyor.

Hatırlanacağı gibi, uyuyan kardeşleri eve giren panzer uykuda yakalamıştı. Kardeşler ölmüştü. Ancak hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam edildiğinden, cezasızlık sürdüğünden, zırhlı araçların başındakilerin pervasızlığı sürüyor, zırhlılar ölüm makinesi olmayı sürdürüyor.

Son 10 yılda 36 yurttaş zırhlı araçları ezmesi sonucu hayatını kaybetti. Bu alanda yapılmış raporlar, açıklamalar içler acısı tabloyu gözler önüne seriyor.

Son olarak daha önce dedesi ezilen 6 yaşındaki Efe Tektekin de panzer kurbanı oldu. Diyarbakır’da Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi Emek Caddesi’nde…

Yine polise ait zırhlı araç, yine bir çocuk…

11 Eylül’de panzerin çarpmasından sonra hastaneye kaldırılan Efe kurtarılamadı.

6 yaşındaki Efe’nin kırılan kemikleri, ezilen körpe vücudu ölüme yenik düştü.

Efe’nin dedesi Mehmet Tektekin bir yıl önce, 6 Haziran 2018 tarihinde TOMA’nın çarpmasıyla hayatından olmuş.

Dün dede bugün torun…

Fail aynı…

Dün dedeyi TOMA ezdi, bugün torunu polis panzeri…

Daha önce kardeşler ölmüştü… Yaşlı nineler, yürümekte zorluk çeken dedeler, çocuklar, gençler ölüyor. Caddelerden, sokaklardan, yollardan tam sürat geçen zırhlı araçların neden olduğu ölümlerin sonu gelmiyor.

Ne sorgu ne sual… Ne hak ne hukuk ne adalet… Kural tanımazlık sürüyor. Ölümlere seyirci kalınıyor.

Sürmekte olan bu vahşete karşı hiçbir şey yapılmadığından, cezasızlık sürdüğünden ölümler durdurulamıyor.

Panzerlerin çarpması sonucunda onlarca yurttaş ölmesine rağmen, sorumlular elini kolunu sallayarak gezmeye devam ediyor, görevlerini sürdürüyor, cezasızlıktan emin yaşıyorlar. Bilinen hukuksuzluk, zırhlı araçların çarpması sonuca yaşanan ölümler karşısında hepten sessiz ve suskun! Davalar açılsa da sonuca varılamıyor. Zırhlı araç kullananlar, çelikten bir zırhla korunuyorlar. Panzer kullanan, çocuk, kadın yaşlı genç ezmiş olan asker ve polislere yönelik zor bela açılan davalardan bir sonuç elde edilemiyor. Soruşturma gerçek anlamda soruşturma olmuyor, dava hukuktan adaletten uzak... Öyle ki, bu alandaki hukuksuzluk dudak uçuklatan cinsten.

Daha önce CHP de HDP de bu konuyu TBMM’ye taşıdı. Ancak AKP ve destekçisi MHP bu ölümler karşında sağır sultan rolünden çıkmadı. Bölge de panzer çarpmaları sonucu hayatını kaybedenlere yönelik ne vicdan ne hukuk ne adalet var.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesinin haziran 2019 raporuna göre zırhlı araçlar ölüm saçıyor. Son 10 yılda en az 63 olay yaşanmış. Polisin ya da askerin kullandığı zırhlı araç çarpması olayı gerçekleşmiş. Bu 63 çarpma olayında 16 çocuk hayatını kaybetmiş. 6 kadın hayatını kaybetmiş…

16 çocuk 6 kadın olmak üzere toplamda 36 yurttaş hayatını panzer, TOMA gibi asker ya da polisin kullandığı araçların ezmesi sonucunda hayatını kaybetmişken, bu alandaki davalar tam bir hukuksuzluk sergilemektedir.

Diyarbakır, Şırnak, Cizre, Van, Bingöl, Dersim, Şırnak, Mardin, Batman, Siirt, Hakkari, Yüksekova, İdil, Dargeçit, Silopi, Lice, Hizan-Tatvan ve İstanbul Okmeydanı…

Açın bakın İHD raporunu, bu alanda yaşanan acıları ve devletin insafsızlığını, dinmeyen adaletsizliği görün, okuyun lütfen.

Bu konuyla ilgili olarak deneyimli Gazeteci Gökçer Tahincioğlu, Kürt kültür, edebiyat ve politika dergisi Dilop’un son sayısında “(eylül-ekim 2019) çarpıcı bir yazı yazdı. “Çocukluk ve bir coğrafyada çocukluk” O yazıdaki hikayeler yürek burkan türden. Bir fotoğraf var... O fotoğrafa bakmayan ne yürek ne vicdan dayanır… Bir yaşına girmemiş bebeklerden, 3, 5, 8, 10, 17 yaşındaki kız ve erkek çocukları… Gülüşleri donmuş çocuklar… Hayatını kaybeden çocukların her birinin nasıl da acıklı, içler ürperten bir öyküsü var.

TOMA ve panzer kurbanları ve kurşunlara hedef olan çocukların yürek yaralayan hazin öyküleri…

Sevgili Gökçer Tahincioğlu Dilop dergisindeki o yazıda, cezasızlık kültüründen söz ediyor. Durumu, “Şiddet tekelini elinde bulunduran devletin kolluk kuvvetlerinin, toplumsal sözleşmeden, kanundan, kurallardan kendini muaf tutması olarak özetlenebilir” diye açıklıyor.

Annelerin göz yaşlarını, acılarını karşı karşıya koyan, HDP Diyarbakır İl Örgütü önündeki annelerin acılarını suistimale devam edenler bir de burayı görseler, yandaş medya bunlardan da söz etse, bu alanda dinmeyen göz yaşları için bir adım atsalar…

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa