28 Ağustos 2019 08:05

Kayyumlar ve hukuk

Paylaş

Seçilmiş belediye başkanlarının İçişleri Bakanlığı tasarrufu ile görevden alınıp yerlerine kayyum atanmasının demokrasiye ve hukuka aykırı olduğunu yazdık.

Şimdi gündemdeki konu, bir önceki dönemde kayyumluk yapan valilerin yaptığı yolsuzluklar. Belediye hizmetleri kapsamında değerlendirilemeyecek yüksek harcamalar yapmışlar. Bu harcamaların belgeleri medyada kamuoyuna duyuruluyor. İçişleri Bakanlığının derhal harekete geçmesi gerekir. Fakat, Bakanlıktan çıt çıkmıyor. Daha seçimlerin ertesi günü, üç ilin seçilmiş belediye başkanlarını görevden almak için harekete geçen bakanlık, kayyum belediye başkanları hakkında ileri sürülen iddialar hakkında sessizliğini koruyor.

İşin ilginç yanlarından biri, yolsuzluk iddialarının biri İçişleri Bakanı ile ilgili. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin Bakan hakkında soruşturma yapmaları mümkün değil. İçişleri Bakanı ve ismi geçen diğer bakan derhal istifa etmeli.

TBMM’deki muhalefet parti temsilcileri kayyumun bakanlara verdiği hediyeler konusunda basına açıklama ile yetinmemeli, Mecliste görevlerini yerine getirmeli. Yeni sisteme göre Cumhurbaşkanı ve bakanların yargılanması için Mecliste bir soruşturma komisyonunun kurulması ve bu komisyonun yargılanabilir kararından sonra Yüce Divan’da hakkında soruşturma yürütülen bakanların yargılanması gerekiyor.

Tabii, hukuki sürecin başlamasını beklemek mevcut iktidar için boşuna. Mevcut iktidar hesabı hukuk karşısında değil, seçimde millete karşı ve öbür dünyaya gittiğinde verme yanlısı. İktidar, kendi partisinden belediye başkanlarını, bir suçları varsa, yargıya teslim etmek yerine görevden almak ve aktif politikadan uzaklaştırarak cezalandırıyor. Yargıda, kendilerine muhalif olan faniler yargılanıyor. 

Hukuk tanımazlık artık kanıksandı.

Van Gölü’nün kenarına bir saray yapıyorlar. Çevreciler, Van Gölü’nün kenarına inşaat yapılamaz diye haklı itirazlarını kamuoyuna duyurmaya çalışıyor. İdari davalar açılıyor. İdari yargı, göl kenarına inşaat yapılamayacağına dair karar veriyor. Daha sevinmeye fırsat bulamadan, iktidarın başı göl kenarında yaptığı konuşmada, Saray’ın seneye bitirileceğini, yanına da birkaç butik otel yapılacağını açıklıyor. Yargı kararına nispet yapar gibi…

Yargının Ankara’daki Saray için de yapılamaz kararları vardı. İktidar yargı kararı takmıyor. Saray’ı yapıyor ve hakimleri adli yıl açılışı yapmak için yargının yapılamaz diye kararlar verdiği Saray’a çağırıyor. Onlar da gidiyor. Yapılamaz dedikleri Saray’da hukukun üstünlüğü üzerine nutuk atmaya hazırlanıyorlar. Yarın, yapılamaz diye karar verdikleri göl kıyısındaki Saray’a da gidip, bir de göl kıyısında hukukun üstünlüğünden söz ederler. Gölün yanındaki butik otellerde tatil yaparlar.

Hangi konuya el atsak, hukuksuzluk konusunu da tartışmak zorunda kalıyoruz.

Hukukun kalmadığı ülkemizde üç dört gün sonra yeni adli yıl açılıyormuş!

Açılsa ne olur, açılmasa ne olur?

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa