18 Ağustos 2019 08:40

Bayram nasıl olur?

Paylaş

Bir bayram daha geçti. Bayramın anlam ve önemi üzerine büyükler bir sürü büyük laflar söylediler. Dini akıldan öne koyan ve bu yüzünden çocukların değerini ve gereksinimlerini kavrayamayanlar, bayramın çocuklar için ne kadar büyük önem taşıdığını anlatmaya doyamadılar. Siyasal İslam’ı baş tacı edenler, yani kendi çıkarları için dini kullananlar içinse bayram bir istismar dönemi. Daha açık söylersek, istismar bayramı...

Bayram aşağı, bayram yukarı. Her bayram böyle. Her yıl aynı sözler, kalıplar. O sığ sağ zihniyet, sığ sulardan hiçbir zaman ayrılamayan muhafazakarlık için çıkış yolu yok. Bayram eskinin yinelenmesinden ibarettir. Aman, yanlış anlaşılmasın! Yenilenmesi değil, yinelenmesi! Her yıl yinelene, yinelene gidecektir...

Daha da açık söyleyelim: Bayram eskinin yeni kuşağa belletilmesidir. Bayram büyükler için değerlidir ve değerli olanların çocuklara belletilmesi gerekir. Muhafazakarlık bunu gerektirir. Bayramda et dağıtılır. Siyasal islamcılar bayramda et dağıtmanın ustasıdır. O zaman ana muhalefet partisinin elindeki belediyede de aynı şey yapılır. İstanbul’daki bir belediyeden hemen bayram sonrası gelen mesajdaki gibi: “Bayramda 6 ton et dağıtıldı!”

Muhafazakâr zihniyet, ister siyasal İslamcı, ister sosyal demokrat kisveye bürünsün bayramın ne olduğunu ve nasıl yaşanması gerektiğini bilir. Hiçbir zaman çocuk ve gençlerin bayramı nasıl yaşamak istediklerini sormayı içermez. Muhafazakarlık baştan sona dayatmacılığa dayandığı için yeniliğe kapalıdır.

Şimdi düşünelim: “Bayram nedir?” sorusunu çocuklara sormakta ne sakınca olabilir? Çocukların tanımladığı bir bayram neden olmasın? Dünyanın sonu mu gelir? “Ezelden beri var olan düzen” mi bozulur?

Bir okul düşünelim. Her yıl, bir kere, okulda roller değiştiriliyor. Müdür ve diğer yöneticiler, öğrenci oluyorlar. Öğretmenler de öğrenci oluyorlar. Okulun bütün yöneticileri, bütün yetişkinleri öğrenci sıralarına yerleşiyorlar. Ellerinde olan yetkileri öğrencilere devrediyorlar. Sabah ilk ders matematik. Dersi o sınıftan bir öğrenci veriyor. Diğer sınıfta ders Türkçe. Dersi o sınıftan bir öğrenci veriyor. Bütün dersler hangi sınıfta ise, o sınıftan bir öğrenci öğretmen oluyor. Sakın merak edilmeye, okul başsız, okul yöneticisiz kalmıyor! Okulun müdürü var! Okulun müdür yardımcıları da var. Okulun tüm yöneticileri, tıpkı öğretmenler gibi, artık öğrenciler.

Bayram nasıl mı olur? Buyurun, böyle olur! Okul kimin? Ne müdürün, ne bakanlığın, ne valinin, ne de sarayda yaşayan bir adamın. Okul var çünkü okul kamunun, toplumun, halkların kurumu. Ama hep unutulduğu üzere, aslında çocukların kurumu! Okul, çocuklar olduğu için var. Okulun var oluş nedeni, çocuklar! Çocuklar okul var olduğu için var olmuyor. Okullar, çocuklar var olduğu için var. Okulun asıl sahipleri öğrenciler. O zaman okulun çocuklara teslim edilmesinden doğal ne olabilir?

Okulun olması gerektiği gibi olması, işlemesi gerektiği gibi işlemesi, bir günlüğüne bile olsa demokratik bir okul olması tümüyle olanaklı, tümüyle anlaşılabilir ve çok da güzel. Okulun bir günlüğüne bile değişmesi, okulun yenilenmesi demektir. Yeni bir okul ise, çocuklar için bayram demektir.

Peki, çocukların bayram yaptığı bir okulda müzik olmaz mı? Çocuklar istedikleri gibi bayram yapıyorsa, o zaman eski de olsa, bayrama yakışacak güzel parçalar çalınır. “Hayat Bayram Olsa” gibi...

Şu dünyadaki en mutlu kişi;
Mutluluk verendir.
Şu dünyadaki sevilen kişi;
Sevmeyi bilendir.
Şu dünyadaki en güçlü kişi;
Güçlükten gelendir.
Şu dünyadaki en bilgin kişi;
Kendini bilendir.

Şu dünyadaki en olgun kişi;
Acıya gülendir.
Şu dünyadaki en soylu kişi;
İnsafa gelendir.
Şu dünyadaki en zengin kişi;
Gönül fethedendir.
Şu dünyadaki en üstün kişi;
İnsanı sevendir.

Basmakalıptan, dayatmalardan, eskimiş zihniyetten uzak; kökten değişimi kucaklayan günler elbette gelecek. Hayat bayram olacak...

 

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa