15 Temmuz 2019 04:15

Ekvador'da kriz

Paylaş

Lenín Moreno’nun 2017’de başkan seçilmesi ile başlayan süreç artık bugün tam teşekküllü bir politik ve ekonomik krize dönüşmüş bulunmakta. Rafael Correa’nın başkan yardımcısı ve Yurt İttifakı’nın (Alianza Pais) ve Yurttaş Devrimi hareketinin adayı olarak seçilen Moreno, önce Odebrecht davası bağlamında Correacı başkan yardımcısı Jorge Glas’ı hapse attırarak “Correasızlaşma” dönemini başlatmıştı. O günden beri toplamda 3 başkan yardımcısı değiştiren Moreno, daha sonra mecliste Yurt İttifakı’ndan seçilen üyeleri bölerek muhalefet ile yakınlaştı. Bugün ise yaptığı tartışmalı atamalar, seçim kurumuna müdahaleler, yolsuzluk iddiaları ve yavaş yavaş yıkıcı detayları ortaya çıkmakta bulunan IMF anlaşmasının arasında sıkışmış bulunuyor.

Moreno idaresinin içine düşmüş olduğu krizin en somut bir biçimde açığa çıktığı durum ise Mart ayında yaşanan seçimlerde Correacılığın ülke siyasetine yaptığı güçlü geri dönüş oldu. Hakkındaki soruşturmalar sebebiyle başkan yardımcısının akıbetine uğramamak için ülke dışına kaçan Correa, Belçika’dan idare ettiği sosyal medyada yürüttüğü kampanya ile yerel seçimlerde başkent ve çevresinde güçlü bir destek buldu. Yerel seçimlerdeki bu başarı kadar, ülkede beşinci güç olarak adlandırılan, Yurttaş Katılımı ve Toplumsal Denetim Konseyi (CPCCS) seçimlerinde alınan sonuçlar da Correa’nın Ekvador siyasetindeki güçlenen etkisini gösterir niteliktedir.

CPCCS, Correa’nın başkanlığı öncesi oluşturulmuş ve eğer yürütme ile aynı siyasi hareketten olan kişilerin çoğunluğundaysa aslında yürütmenin etkisini arttıran bir mekanizma olarak tasarlanmıştı. Yasama, yürütme, yargı ve seçim sisteminden sonra 5’inci güç olarak tanımlanan CPCCS, ülkedeki üst siyasi organların çoğuna atama yapma ve diğer erkleri denetleme-soruşturma yetkilerine sahip. Moreno ve onu destekleyen muhalefet uzun zamandır CPCCS’nin varlığını eleştirmiş ve Correa’nın yokluğunda seçimlerle yenilenmesini savunmuştu. Ancak Mart ayında yerel seçimlerle birlikte yenilenmesi planlanan konsey seçimlerinde Correa’nın kazanma ihtimali ortaya çıkınca Moreno ve destekleyicisi partiler seçimi boykot ederek seçimin iptal edilmesi yönünde çalışmışlardı. Hatta bu süreçte, seçim kuruluna baskı yaparak boş oyların 3 oy sayılması için karar alınmasına bile çalışıldı.

Tüm bunlara rağmen yerel seçimlerle birlikte konsey üyeleri de yenilenmiş ve konsey üyelerinin 4’ü Correa’ya yakın kişilerden seçildi. CPCCS’nin geleceği hâlâ belirsizliğini korurken, konsey, Moreno ve ailesinin Panama’daki hesapları üzerinden soruşturma açılmasına karar vererek Moreno’yu destekleyen partilerden gelen eleştirileri artırdı. Yeni seçilmiş CPCCS’yi kıskaç altına alma çabaları toplumdan tepki çekerken, hapishanelerde yaşanan ölüm olayları, madenlerdeki işten çıkarmalar, Venezuela’dan gelen göç gibi konular, ülke gündemini hareketlendirmekte, toplumsal muhalefeti sokağa çekmektedir.

Diğer bir taraftan ise Ekvador’un içinde bulunduğu ekonomik kriz ve IMF ile yapılan anlaşmanın toplumsal sonuçları Moreno’nun iktidarını zorlayacak olan en önemli sorunlar olarak ortaya çıkıyor. IMF’den alınacak borç için ilk etapta bir vergi reformu, petrol ve elektrik fiyatlarında artış, sübvansiyonların kaldırılması, bazı kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi ve uluslararası sermaye hareketlerinin önüne engel olarak çıkan vergilendirilmelerin sıfıra indirilmesi planlanıyor. Bir başka deyişle Moreno krizin faturasını halka ödetmek niyetindedir. Ancak politik olarak zaten zor durumda bulunan başkanın, bir yandan Correa’nın hayaleti ile dövüşürken diğer yandan da halk düşmanı bir IMF programı uygulayabilmesi çetin bir iş gibi gözüküyor. 

Arjantin’de Kirchner dönüşe hazırlanırken, Brezilya’da Lula’nın hapisten çıkması beklenirken, Ekvador’da Correa etkisini arttırırken sol muhalefetin güç kazanmadığını söylemek ise gün geçtikçe zorlaşıyor.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa