25 Haziran 2019 02:52

Gençlik kıyımına doyamayan sistem

Paylaş

Türkiye’de demokrasinin oturmayışının baş nedenlerinden biri, tahditler üzerine oturtulması.

Hadi ilk kuruluş dönemi, her ülkede sorunlu olmuştur deyip geçelim, ama 1945 sonrasını anlamak kabul etmek mümkün değil.

Şu sıra elimde birinci TİP’in en renkli isimlerinden biri olan Moris Gabay’ın kitabı var. “Cumhuriyetle Büyüdüm” (TÜSTAV 2013).

TİP’in kuruluş sürecinin, onun öncesi !940 kuşağının öyküsünü içinden takip etmek mümkün.

Kemalizm, hep solu bir tehdit olarak algıladı en baştan. Ama bir yandan da hep solun desteğini aradı.

Modernleşme projelerini, sosyalist aydınların katkısı olmadan hayata geçirmesi mümkün değildi.

Modern Tiyatro, müzik, dünya klasiklerinin tercümesi, köy enstitüleri gibi projeler sosyalist aydınların, yazarların coşkulu katılımı olmadan asla başlatılamazdı.

Cumhuriyetin ilk kuşağı sola yönelince, 1940 kuşağından itibaren onu cezalandıran, başını ezmeye çalışan da hep “kurucu parti” oldu.

Yeni yükselen Cumhuriyet gençliği, Harbiyeliler dahil Nazım Hikmet’e hayrandı. Onu Çankaya’ya çağırıp, Şevket Süreyyalar gibi transfer etmek istediler. Transfer olmayınca kendini Fevzi Çakmak’ın emri ile Yavuz sintinesinde buldu.

Kemalizm entelektüel zeminini sosyalistlerden yaptığı transferlerle sağladı.

30 gençliğinden sonra, 40 gençliği de sola yönelince bedel ödeme durumunda kaldı.

1945’de topal ördek olarak sözde çok partili sisteme geçildi. 1945 Aralığında sol basın ezildi, 1946 Aralığında sol partiler ve gerçek sendikalar kapatıldı.

Kemalizmin sadece A ve B takımına hayat hakkı tanındı. A takımı Kemalist kalırken, B takımı olan DP, Atatürkçülüğü icat etti, Atatürk’ün anısını koruma yasasını çıkardı.

CHP, köy enstitülerini tasfiye etmeye girişirken, ilk imam hatip okulunu açtı. DP ve ardılları ise her yana yaydı.

Çünkü köy enstitüleri tek partiye kadro değil, sola açık insanlar yetiştiriyordu.

İmam hatipler de sözde İslamı kontrol altında tutacaktı.

Onlar da kontrol dışı oldular.

Toplumsal dinamikleri tepeden istediğin kalıba sokamazsın, sonra onlara mahkum olursun.

Dini kullanamaya kalkan siyasetçi sonunda din tarafından kullanılan olur.

RTE örneğinde olduğu gibi emaneti teslim alıverir ve kendi yolunda yürümeye devam eder.

Filistin’de ölen sınıf İÜ İktisattan arkadaşım Yücel Özbek’i üniversitede Mücadele Birliği mensupları bıçaklamıştı.

Bunların arasından bir sürü belediye başkanı, milletvekili, bakan, meclis başkanı çıktı. Ama Yücel Özbek, Filistin’de öldü.  Soldan 30 yılı devirenler var cezaevinde, ama karşı cephede hapis yatanlar olsa bile, farklı infaz uygulamaları ile sicilleri “temiz”lendi, parti lideri bile olanlar çıktı.

Elbette bütün bunların arkasında soğuk savaş döneminin sol karşıtı politikaları vardı.

Dünya değişti ama, TC eski alışkanlıklarından bir türlü kurtulamadı.

Şimdi nasıl, iş temel konulara gelince, Yenikapı ruhu uyanıveriyorsa, bu geçmişte de farklı değildi.

1972 yılında Denizlerin idamını onaylayan partiler arasında CHP’liler de vardı.

Ve CHP’nin bundan dolayı özeleştiri yaptığını hiç duymadık.

Denizlerin resimlerini CHP lokallerinde gençliğin ilgisini çekmek için asmak kolay. Ama özeleştiri yapılmadıkça, bu onların anısını sömürme anlamına gelmez mi?

Ama “beka” sorunu nedeniyle 1974’de siyasal İslamın önü açıldı, MSP ile kurulan koalisyon sayesinde. MSP, KM Cemiyetleri ile tarihsel bağı nedeniyle Denizlerin Mahirlerin arkadaşlarının ve sosyalistlerin affına karşı çıkınca da şaşırıldı.

Kısa süre içinde MC içinde yerlerini aldılar onlar da.

1975-80 de facto iç savaşında birçok CHP’li, Kemalist ya da “Atatürkçü” de öldürüldü, sadece sosyalistler değil.

Ama 1999 yılında Ecevit Bahçeli ile koalisyon yapabildi. Hemen ardında cezaevi kıyımları yaşanabildi

Gezi direnişi ile, yeni bir kuşak daha tanıştı devletin zor kullanımı ile.

Şimdi 2015 haziranı gibi AKP’nin ve RTE’nin dizi kırılabildi bir kez daha, Kürtlerin ve sosyalistlerin tutarlı tavrı sayesinde.

Umarım CHP tarihten gerekli dersleri alabilir hiç olmazsa bundan sonra.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa