26 Mayıs 2019 00:15

Hukukla iltisaklı olmak

Paylaş

Yazının başlığını okuyup, "O da ne demek öyle? Hukukla iltisaklı olmak?" diyenler olabilir. Boş bir soru. Başlığın anlamlı olup olmadığı, anlamı varsa anlamının ne olup olmadığı önemli değil. 'Hukukla iltisaklı olmak' aforizmasıyla anlatılmak istenen, dolaşım alanı ceza mayınlarıyla döşenmiş şeylere ya da düşüncelere iltisaken (ya da iltisaklı olarak, orasını bilemiyorum) takılmamanın fikriyatına erişebilmek için hukuk tedris etmiş olmanın gerektiğidir. Aynen hukuk gibi düşünebiliyormuş gibi oturaklı görünebilmenin, hukuk gibi konuşuyormuş gibi yan yana dizilmiş sözcükleri seslendirebilmenin sırrına erişebilmek için hukuk öğrenimi yapmadan hukuk tedrisatını başarıyla tamamlamış olmayı ifade eder 'hukukla iltisaklı olmak' özdeyişi.

Hukuk öğrenimi  basitten karmaşık olana yol alan bir zihinsel faaliyet yolculuğunda kurulan, devredilen, dönüştürülen, sona eren ilişkilerin kurulma, devredilme, dönüşme, sona erme süreçlerinde hukuk diliyle kavramsallaştırılıp, değişken de olsalar belli temel ilkeler gözetilerek ilişki taraflarını bağlayıcı nitelikteki düzenlemelerle kurgusal bir bütünselliğe kavuşturulması; kurulma, devredilme, dönüşme, sona erme süreçlerinde ilişkinin belli bir andaki halini kanıtlamaya yönelik delillerin ve ispat biçiminin, yükümlülüğünün kurgulanması; kurulma, devredilme, dönüşme, sona erme süreçlerinde taraflar arasında çıkan ihtilafları, ilişkinin ihtilaf anındaki somut halini, yani 'maddi vakıayı', elverişli delillerle ortaya çıkartıp ilişkinin o haline uygun düşen düzenlemeyi uygulayarak çözmeye yönelik yargılama faaliyetinin irdelenmesi serüvenidir.

Hukuk tedrisatı ise tüm bu zahmete katlanmaksızın, ilişkiler alanını zayıf tarafa güçlü tarafın çıkarlarını kabule zorlayan ve ilkeleri, makbul bir sistematiği, dolayısıyla bütünselliği bulunmayan rastgele düzenlemeler vaz eden; yokluğu soyutluk sanarak kutsallaştırmaya kalkan ve yoktan ilişki var edip, varı yok eden kurgular icat eden; varsayımsal ya da varlığı ancak ezberlenmişleri yorumluyor gibi sunan bir zihinsel faaliyetle hayal edilebilecek delilleri delil sanan ve sayan; tanrı ya da egemen buyruğunu uygulamayı yargılama faaliyeti yerine ikame eden bir fikriyatın hukuk eğitimi dışındaki serüvenidir.

Bir zamanlar, her şeye rağmen hukuk öğreniminin hukuk tedrisatına üstün geldiği yıllardı o zamanlar, bir ceza hukuku profesörünün icadı olan 'tevil yoluyla ikrar' söylemi o dönemin bazı savcılarına ve bazı yargıçlarına deliller alanında anlamı derin bir hukuki özdeyiş gibi gelirdi; deliller alanında hukuk terminolojisini cazibesiyle büyüleyen bu 'hukuki özdeyiş' çok kişinin canını yaktı, yıllarca hapis yatmasına yol açtı. Ben 'tevil yoluyla ikrar' ne demektir diye soranları, 'sanığın eveleyip geveleyerek savunma yapması halinin suçun kabulü olarak kabul edilmesidir' diye yanıtlardım. Ve bu 'dahiyane' hukuki özdeyiş icadındaki en zor fikir sürecinin, sanığın savunmasında kullandığı cümlelerden eveleyip geveleme halinin bulunduğunu gösteren idrar tahliline, bu idrar tahlilinden de sanığın suçlu olduğu teşhisine ulaşma süreci olduğunu eklerdim. Savcıların, hatta yargıçların bazıları bu süreci tek başlarına aşamazlar, tıpkı idrarın tahlil için laboratuvara gönderilmesi gibi bilirkişinin görüşüne başvururlardı. Bilirkişi de çoğunlukla mucit profesör ya da onun ona fikren ihanet etmemiş bir yetiştirmesi olurdu.

Günümüz hukuk tedrisatının ise en ihtişamlı icadı, diğerleri önü sıra, 'iltisaklı olmak' özdeyişidir. Şimdi bana, 'iltisaklı olmak ne demektir?' diye soranlar oluyor. "Eğer bir şeyin ucu sanığa şu ya da bu şekilde sanığı o şeyle birbirine kavuşturmuş, birbirine bitiştirmiş, birbirine yapıştırmış gibi dokunuyorsa ve o şey suç öznesi ya da konusu ise, bu ucu dokunma halinin sanığın suçlu olduğunu gösterir nitelikte kesin delil sayılmasıdır" diye yanıtlıyorum. Bu özdeyişin mucidi kimdir, bilemiyorum. Bir kanundaki düzenlemeyle kurulmaması gereken bir ilişkinin yasa dışı kurulmuş halini belirten ifade olarak yer aldı. Özdeyiş hukuk terminolojisini düşmana karşı etkin mücadele cazibesiyle büyüledi; öylesine etkin ve sözcük olarak anlaşılmaz ama amacı berrak bir özdeyiş ki, savcılar ve yargıçlar bilirkişiye ihtiyaç bile duymuyorlar.

Bir de, yine günümüzde, kurulması yasak olan bir ilişkinin yasaya aykırı olarak kurulduğunu kanıtlamak için kurulması yasak ilişki kurulduğunu ve bunun yürekten kınandığını söylemekten imtina edildiği fikri cazibe kazanmaya başladı. Bunun ne demek olduğunu bana sorarsanız…Off! sormayın; açıklamakta zorlanıyorum, çünkü ben hukuk alanında öğretim üyesiyim, hukuk tedrisatı müderrisi değilim.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa