18 Mayıs 2019 23:54

Siyasal İslam skandal demektir

Paylaş

Bir ülkede doğmak ve bir başka ülkede büyümek, büyük göçlerin olağanlaştığı bir dünyada artık olağan. Dünya kötüye gittikçe, milyonlarca insan doğdukları topraklardan başka yerlere savruluyorlar. Bugün, Ermenistan’da doğmak ve Türkiye’de büyümek şaşırtıcı değil. Suriye’de doğmak ve Türkiye’nin herhangi bir kentindeki atölyede sömürülmek, hatta ölmek de artık şaşırtıcı değil.

Şaşırtıcı olan, bir çocuğun televizyonda, İstanbul Sultanahmet Meydanı’ndan yapılan canlı yayında, hem de bir iftar programında din değiştirmesinin sağlanması. Oruçlarını açmak üzere olan kişilere bir din değiştirme seansının izletilmesi bir yana, bunun düşünülmüş olması bile korkunç. Nefsin terbiyesi, arınma gibi çok önemli işlevleri olduğu söylenen oruca yönelmiş izleyiciler, karşılarına çıkan bir iftar programı aracılığı ile korkunç bir oyunun parçası kılınıyorlar.

Bu korkunç din değiştirme oyununu düzenleyen kişinin, daha sonra kendini savunmak adına söyledikleri daha da şaşırtıcı. Programa çıkarılan A. kaç yaşında biliyormuş. Ermenistan kökenli olduğunu da biliyormuş. Anne ve babasından onay alınması gerektiğini de biliyormuş. Ama din değiştirmesini sağlayarak görevini yapmış çünkü İslam geleneğinde Müslüman olmak isteyen bir çocuk geri çevrilmezmiş; bu saygısızlık olurmuş.

Bir de din değiştirme oyununun başrolündeki kişinin söylemediklerine bakalım. Din değiştirmek isteyen biri neden televizyona çıkarılır, söylememiş. “Ermeni çocuk Müslüman oldu!” gibi başlıklardan yararlanmak istediğini de söylememiş. Bütün bunların bir istismardan ibaret olduğunu da söylememiş. Cebine giren paralardan elbette ki, hiç söz etmemiş.

Dönelim, söylenenlere bir daha bakalım. Programa çıkarılan A, “hür iradesiyle” karar vermiş, 13 yaşındaki “bir delikanlı” olduğu için televizyonda din değiştirmesinin sağlanmasında hiçbir gariplik yokmuş. Programın başarısını çekemeyenler, karalamak isteyenler varmış. Yani, kötülerin ve çekemeyenlerin söyledikleri bir yana bırakıldığında, aslında şaşılacak bir şey yokmuş.

Şaşılacak bir şey olmadığı bir anlamda doğru. Türkiye’yi kasıp kavuran rejim, yıllardır şaşılacakları olağan, yanlışları ise doğru yapmaya çalışıyor. Yıllardır televizyonda din istismarı yapan birinin, programında  din değiştirme oyunu bile düzenleyen bu kişinin, aynı zamanda bir üniversitenin rektörü olması tam bir skandal. Ama skandallar, Türkiye’yi kasıp kavuran rejim için olağan. Soma bir skandal. Akkuyu bir skandal. Hızlı tren kazaları birer skandal. Her seçim bir skandal. Mahkemeler skandal. Ayakkabı kutuları, damadın bakan olması skandal. Kadın cinayetleri skandal. Yurtlarda, kuran kurslarında çocukların yanarak ölüme gönderilmesi skandal. Uyuyan çocukların odalarına giren bir panzerin altında kalarak ölmesi de skandal. Roboskî de bir skandal...

Söylemeden geçmeyelim. Moskova’da, Tiran’da, Minsk’te, Bişkek’te cami yaptırılması da birer skandal. Filipinler’de, Haiti’de cami yaptırılması da. Türkiye’de milyonlarca insan yoksulluk, hatta açlık sınırının altında yaşarken siyasal İslam’ın küresel oyunları baştan sona skandal...

Siyasal İslam’ın olağan skandalları bitmez, bitmeyecek. Bütün bu olağan skandallar, siyasal İslam’ın çocuklar için hiçbir olumlu getirisi ve öngörüsü olamayacağını apaçık gösteriyor.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa