27 Nisan 2019 23:10

Tüp anemonları: O kadar da basit değil!

Tüp anemonları: O kadar da basit değil!
PAZAR
Paylaş

Anemonları bilir misiniz? Renk renk, çeşit çeşit bu çiçekler zengin topraklarda yetişirler.  Anemon antik Yunan dilinde rüzgargülü demek.  Tüp anemonları ise deniz anemonlarına (Deniz şakayığı ya da deniz gülü olarak da bilinirler) benzeyen deniz canlılarıdır. Deniz anemonları ve tüp anemonları, renkleri ve çeşitlilikleri bakımından anemon çiçeklerine benzedikleri için bu ismi almış. 

Anemonlara Afrodit ve Adonis’i anlatan mitlerde rastlarız. Bu mitlerden birine göre, Savaş Tanrısı Ares Afroditin sevgilisidir. Afrodit’in genç Adonis’i sevdiğini öğrendiğinde onu kıskanır ve intikam almaya karar verir. Afrodit Adonis’in peşinden koşar ancak genç Adonis avcılıkla ilgilenmektedir. Afrodit, Adonis’e avcılığı bırakması için adeta yalvarır çünkü bu tehlikeli sporun onun sonunu getireceğini düşünür. Ancak Adonis ona kulak asmaz ve bir yaban domuzunu avlarken yaşamını kaybeder.  Ares bir yaban domuzu formunu almış ve ona bir oyun oynamıştır. Adonis öldüğünde Afrodit onun haykırışlarını duyar ve yanına gelerek Ares’i lanetler. Afrodit, Adonis’in yaralarından toprağa damlayan kanları, aşklarının hatırası olarak kısa ömürlü anemon çiçeklerine dönüştürür.  Topraktan anemonlar fışkırır ve Adonis’in ruhu yer altı dünyasına geri döner. Zeus, Afrodit’in yakarışını duyar ve Adonis’in  yılın yarısını yer altında (kış), yarısını ise yer üstünde (bahar/yaz) geçirmesini sağlar. Kış ile baharın (yazın) hikayesi böyle başlar. 

Adonis’in yer yüzüne çıktığı günlerdeyiz yine. Doğa değişik renklere bürünürken bilim insanları da bilimsel bilgi üretmeye devam ediyor. Deniz anaları ve mercanlarla yakın akraba olan tüp anemonları, organizasyonel olarak daha basit olarak sınıflandırılan canlılardandır. Tüp anemonları, deniz altının tarih öncesi çiçeklerinden biri olarak da bilinir. 

Geçtiğimiz hafta Nature grubuna bağlı Scientific Reports dergisinde yayımanan bir araştırma*, bu basit (!) canlıların mitokondrilerinde yer alan DNA’larının (mitokondriyal DNA) hem doğrusal olduğunu, hem de bugüne kadar keşfedilen en büyük mitokondriyal genom olduğunu ortaya çıkardı. Hücrelerimizde yer alan mitokondriler, hücrelerimizin enerji üreten organlarıdır. Lynn Margulis’in ortaya koyduğu endosimbiyotik teori, mitokondri gibi organellerin bundan milyonlarca yıl önce yaşamış bakteri atalarımızın kalıntıları olduğunu; bu bakterilerin hücrelerimizle olan ortak yaşamlarının bir sonucu olarak evrimleştiğini ve hücrelerimizin bugünkü yapılarını oluşturduğunu gösteri-yor. Bu organelin kendi genomunun (DNA’sının) olması ve günümüzdeki bazı bakteri türleriyle gösterdiği benzerlikler ise bunun en büyük kanıtlarından. Mitokondriyal DNA’nın halkasal olduğu genel kabul görse de, pek çok türde doğrusal mitokondriyal DNA olduğu da bilinmektedir. İnsan mitokondriyal DNA’sı toplamda 17 bin bazdan (harften) oluşmaktadır. Yeni araştırma, tüp anemonlarının mitokondriyal DNA’sının 81 bin bazdan (harften) oluştuğunu açığa çıkardı. Yani gen sayısı da muhtemelen daha fazla. Dahası, mitokondriyal DNA halkasal değil doğrusal ve çok parçalı. Üstüne üstlük, parça sayısı türden türe değişiyor. Araştırmayı yürüten Ohio State Üniversitesinden Prof. Daly’ye göre bu antik hayvanların basit davranış ve anatomileri var ve bugüne kadar bu nedenle görece basit olarak sınıflandırıldılar. Ancak bu canlıların biyolojisi, mitokondriyal DNA organizasyonlarına ve dinamikliğine bakılırsa sanıldığından daha karmaşık. Farklı araştırmacılar daha önce denizanalarının mitokondriyal DNA’larının doğrusal olduğunu bulmuşlardı. Ancak tüp anemonlarındaki sayı ve çeşitlilik bu canlılarda yoktu. Mitokondriyal DNA’nın halkasal olmasının DNA replikasyonunda (eşlenmesinde) kolaylık ve hız sağladığı düşünülüyordu. Bu nedenle araştırmacılar şimdi mitokondriyal DNA’nın neden bu alışılmamış formda olduğu ve nasıl işlediği sorularına cevap arıyorlar. Biz de bu canlıların yaşamında ve evriminde doğrusal mitokondriyal DNA’nın rolünü öğrenmeyi merakla bekliyoruz.

*Sérgio N. Stampar, Michael B. Broe, Jason Macrander, Adam M. Reitzel, Mercer R. Brugler, Marymegan Daly. Linear Mitochondrial Genome in Anthozoa (Cnidaria): A Case Study in Ceriantharia. Scientific Reports, 2019; 9 (1) DOI: 10.1038/s41598-019-42621-z

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa