24 Nisan 2019 00:40

Kılıçdaroğlu’ya linç girişimi

Paylaş

Bugünkü iktidarın durumunu tarif etmek için ’60’larda “Tarzan zor durumda” denirdi. Gerçekten durum berbat. Bir senede ödenmesi gereken 177 milyar dolar borç var. Dışarıdan sıcak para gelmiyor. ABD’nin İran ambargosu için muafiyet süresi dolmuş. Ambargoyu delme gücü yok. Daha önce yaptığı gibi Reza Zarrab numaralarını yapabilecek durumda değil. Petrole daha fazla para verecek. Üretim daralıyor. İşsizlik ve pahalılık katlanılabilir olmaktan çıkmış. Bu nedenle toplumsal bir patlama olasılığı var. İktidarı devretse, yapılan yolsuzluklar nedeniyle yargılanma olasılığı var.  

Dış politikada sıkışmış. Suriye’de yeni anayasa çalışmaları yapılıyor, bizimkiler hâlâ girdiğim yerlerden çıkmam, üstüne bir de Cerablus’a girerim diyor. S-400’leri almak üzere para vermiş ama onlardan yararlanma imkanı yok. Çünkü, kendine yönelik füze saldırısını yeterli bir süre önceden haber alıp füzelerini harekete geçirecek sistemi yok. O sistem ABD’de ve Rusya’da var. ABD; S-400’ler için sistemi kullandırmıyor. Rusya’ya entegre olsa NATO içinde olması mümkün değil. Bu durumda parasını verdiği S-400’ler süs durumunda kalıyor. Ya da bize füze düştükten sonra misilleme yapılacak bir silah olarak kullanılabilecek ancak. S-400’leri Katar’a ya da Azerbaycan’a satıp ya da konuşlandırıp ABD ile arayı yeniden düzeltebilir miyiz diye düşünüyorlar. Bu durumda Ruslara verilen para boşa gitmiş olacak. Bu kadar borcun üzerine bir yük daha.

Bir taraftan KKTC’yi Kıbrıs’tan ayırmış, Kıbrıs’ın güneyinde doğal gaz çıkınca, bu kez o gazdan KKTC de yararlanmalı diyor. Ama, ABD, İsrail, Mısır, Güney Kıbrıs gazı çoktan paylaşmış. Ben bu paylaşıma razı değilim demek için Doğu Akdeniz’e birkaç gemi çıkarmış. Bunun karşılığında ABD, Deniz Kuvvetlerinin Türkiye Donanmasını nasıl yok edeceğine dair savaş planını kitap haline getirip yayımlamış.

TÜSİAD ve AKP içinde bir kanat bu sorunları aşmak için “İç gerilimleri azaltalım, ABD ve AB ile didişmeyelim ve IMF programı ile krizi atlatmaya çalışalım” diyor. MHP ve AKP içindeki bir başka kanat ise “Bu koşullarla baş etmek için içteki muhalefeti ezelim, şovenist ve milliyetçi söylem ile IMF programını uygulayalım, ABD ve AB ile uzlaşalım” diyor. Bahçeli’nin Antalya’da yaptığı ve bütün yandaş televizyonlarda canlı yayımlanan konuşması açıktı. Erdoğan’a “Türkiye ittifakı ne demek?” diye soruyor. Muhalefeti ezmeyi öneriyor. Biz bu memleketi seçimle kurmadık, seçimle kaybetmeyiz diyor. YSK’ye hukuku falan bir yana bırakıp iktidarı desteklemesini istiyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ya saldırı 31 Mart seçimlerinde AKP/MHP iktidarının karşısındaki bütün güçlere karşı yapılmış bir saldırıdır. Linç girişimi planlı ve organize bir girişimdir. Bahçeli ve Soylu’nun linç girişimi sonrası yaptıkları açıklamalar tevil yollu ikrar niteliğindedir. Sesinizi kesin “Majestelerinin muhalefeti olun” diyorlar. Sistem içi bir muhalefete dahi tahammülleri yok.

Bahçeli-Soylu gibilerinin tehditlerine pabuç bırakılmaması gerekir. Bu linç girişiminin hesabı sorulmazsa, muhalefet daha da yükseltilmezse bunlar OHAL’i aratacak günleri yaşatacak halka.

1 Mayıs, “iş, ekmek, adalet, özgürlük ve demokrasi” taleplerini daha da yükseltmek için büyük bir fırsat. Tüm Türkiye’de milyonların alanlara çıkıp faşizme karşı kararlı tutumunu göstermesi gerekiyor. Bu 1 Mayıs Türkiye tarihinin en kitlesel gösterilerinin yapıldığı 1 Mayıs olmalı.

Bahçelileri, Soyluları ancak kitlelerin kararlı mücadelesi durdurabilir.

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa