21 Mart 2019 04:42

İktidar muhalefeti HDP'ye tavır çemberine kilitlemeye çalışıyor ve hiç de başarısız değil

Paylaş

Evet... Nicedir herkes öğrendi ki...

Cemaat icabında telefonunu dinlediği hedefinin hecelerini birleştirerek, hasmına işine gelen cümleyi söyletiyordu...

Bilhassa 31 Mart sürecinde, çırakları neredeyse ustalarına rahmet okutacak denli hile hurda tezgahı açmakla meşgul...

Zira şahidiz:

İktidar bloku herkesin tanık olduğu sözlere dahi söylenmemiş sözler ilave ediyor...

Son bariz misali, ‘Sezai Temelli asparagası’… (bk.. Aşağıdaki “Sokakta medyada…” başlıklı yazımız.)

Medyada yayılan yalanlar miting meydanlarına taşınıyor...

Ya da tersi...

Devir daim halindeki bu yalan ve iftira kampanyasının tek amacı, iktidar blokunun 31 Mart stratejisini hayata geçirmek...

Nedir o strateji?

‘Beka’ ekseni çeperinde korkuyu örgütlemek...

Muhalefeti ‘beka’ sorununun faili olarak göstermek...

Terör iş birlikçiliği ithamı üzerinden muhalefeti düşmanlaştırmanın en somut aracı ise HDP ile (olan-olmayan) ilişki mevzusu...

Rejim/iktidar güçleri seçmen tercihini esastan etkilemesi beklenilen halkın gerçek sorunlarının üstünü örtmek için ha bire yumuşak karın saydığı bu noktaya vuruyor...

AKP, MUHALEFETİ HDP İLE MESAFE TESTİ İLE KENDİ GÜNDEMİNE HAPSETME PEŞİNDE

Başta CHP...

Diğer muhalefet partilerini HDP ile temas/mesafe testine tabi tutuyor...

Böylece halkın esas gündemi maskeleniyor...

Yoksulluk ve işsizlik konuşulmasın...

Ekonomik kriz başlığı açılmasın isteniyor...

İktidar medya kartelini de tepe tepe kullanarak, “Beka sorunu”nun parçası olarak gösterilen/işlenen ‘HDP öcüsü’ üstünden muhalefeti tayin ettiği kendi gündemi içine hapsetmek istiyor...

CHP NEDEN HDP’YE NASIL BAKTIĞINI ANLATMAK ZORUNDAYMIŞ GİBİ HAREKET EDİYOR

Peki muradına eriyor mu?..

Hürriyetgillerin asparagas haberi üzerine...

En son Mansur Yavaş’ın HDP’ye hiza vermeye kalkan çıkışında da gördük ki...

İktidar blokunun “HDP ablukası” iş görüyor...

Oysa sahadaki karşılığı da fark ediliyor:

Halkın esas meseleleri üzerinden yürüyen muhalefet, iktidarı paralize ederek sersemletebiliyor...

Bunun idrakiyle davranmak ve buradan yürümek varken, tam da AKP-MHP blokunun emeli hesabına dincilik ve milliyetçilik sahasında bilek güreşine tutuşmak, zokayı yutmak olmuyor mu?

MUHALEFET HDP SEÇMENİ İLE KÖPRÜYÜ ATMAYA ZORLANIYOR…

İktidarın giderek doz artışına gideceği…

Yemekten önce ve sonra üç posta HDP’ye laf yetiştirme reçetesini dayatmasının maksadı ne?..

HDP’nin isabetle tespit ettiği “Faşist bloku geriletmek için AKP ve MHP’ye oy yok” stratejisinin sevk edeceği adres olarak muhalif adaylara muhtemel yönelişin önünü kesmek...

Adeta gözünü kapatıp, “İlkelerim affetsin” deyip Yavaş’a ve İmamoğlu’ya oy vermeyi düşünen HDP’li (ve Kürt) seçmeni, sandıktan soğutmak:

Hedeflenen bu!

HDP’yi refüze eden çıkışları ile muhalefet de bu oyuna çanak tutmuş intibaı uyandırıyor...

Muhalefet partileri, HDP seçmenine “Sandıkta oy verin ama ortalıkta görünmeyin... Sesiniz soluğunuz çıkmasın” demeye gelen yadırgatıcı tutumdan vazgeçmeli...

Aksi halde haklı olarak sorulur:

Neden hep özveride bulunmak...

Akıl ve feraset dairesinde davranmak HDP’ye ve seçmenine düşüyor?

Neden?

SATIR ALTINDAN NOTLAR…

SOKAKTA MEDYADA… İKTİDARIN MİLİTANLARI PROVOKASYONDA

Hadi bulmaca çözelim...

Soru bilahare...

Evvela olayımıza girelim...

Alın size iki vaka...

İlkine bakalım:

Görüntülerini izlemiş, haberini okumuş olmalısınız...

Hatırlayalım:

Geçenlerde Ankara’da AKP’li bir provokatör deşifre edildi...

Duvara ‘Her Biji Mansur’ yazarken görüntüleri yakalandı...

CHP açıkladı:

Has AKP’li bir militanın şeceresi ile karşılaştık...

Provokatörümüz sıradan biri değil yani...

Ankara Belediyesinin bir şirketinin genel müdür yardımcısı... (imiş.)

Müteahhit mücahit... Bi’nevi.

CHP detayları kamuoyuna açıklamadı...

Savcılığa suç duyurusunda bulundu (6 Mart 2019).

Neydi kapüşonlu AKP’li provokatörün, güya AKP karşıtı, güya Mansur Yavaş yanlısı slogan döşenmesinin amacı?

AKP’nin eline koz vermek...

Saray’ın “Zillet ittifakı” propagandasına “kanıt” üretmek…

Nasıl?

İcra-i Gökçek tarzını yâd ederek...

Yani?

Eski ortak, yeni düşman Cemaatin/FETÖ’nün yöntemleriyle...

Maksat?

Malum:

Kürtçe ‘biji’ mesajı açık ediyor, eylemi üstleniyor...

PKK’nin CHP’yi/Yavaş’ı desteklediği şeklindeki Saray’ın mesaj bombardımanına mermi yığınağı yapıyor...

“Hee bizim gomşu da görmüş, sabah otobusunan giderken… Goduğumun Peğağası, ‘Mansur’a oy verin yoksa Angara’yı yakarız ha!’, yazmış” tevatürüne dönüş(türül)mesi beklenen söylentiye odun taşıyor...

DEMİRÖREN MEDYANIN GAZETECİLERİ, SARAY’IN PROPAGANDASINA ‘BİJİ’Lİ KANIT ÜRETEN O AKP’Lİ DUVAR YAZICISININ İZİNDE SAHTE HABER YAZIYOR...

Ve bir diğeri...

Tarih: 17 Mart 2019...

İkinci vakamız bizi sokaktan alıyor...

Pek nezih bir çalışma ortamına götürüyor...

Demirören Medyanın katlarında dolaştırıyor...

Çok saygıdeğer bir mesleğin çoook saygın mensuplarının ‘iş’ine tanıklık ettiriyor...

Elbette öncelik onda; evvela amiral gemisine çıkıyoruz...

hürriyet.com.tr’nin gönderine çekilmiş sancağından okuyoruz:

“HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’den açık açık itiraf ve tehdit: İstanbul-Ankara’yı İmamoğlu ile Yavaş değil HDP yönetecek.” (*)

CNN Türk’e gözümüz takılıyor:

“Eş Genel Başkandan itiraf ve tehdit: İstanbul ve Ankara’yı CHP değil HDP yönetecek.”(*)

Posta gazetesine bakıyoruz...

Sezai Temelli’ye ‘posta’ koyduruyor:

“Yavaş ve İmamoğlu değil HDP yönetecek”(*)

Pekiii...

Sezai Temelli sahiden böyle mi demiş?

Hayır!.. Hiç... Ama hiiç alakası yok!

HDP Eş Başkanı partisinin gücünün yok sayılmasına isyan ederken söylediği ez cümle şu:

Ankara ve İstanbul’da CHP adayları kazanırsa HDP oyları sayesinde başarmış olacak!..

Bu durumda Hürriyet ve familyasının yaptığı ne?.

Tamam, haklısınız çok açık, bu sorumu çekiyorum...

Revize ederek sorayım:

AKP’NİN O SAHTE SLOGAN YAZICISI MİLİTAN MÜDÜRÜ İLE CNN TÜRK VE HÜRRİYE’TİN SÖYLENMEMİŞİ SÖYLETEN ASPARAGASÇI GAZETECİLERİ ARASINDA NE FARK VAR?!

İlkinde kapüşonu ile kimliğini maskeleyen AKP’li provokatör ne yapıyordu?

Duvara “Muhalefet ile PKK iş birliği yapıyor” resmi çiziyordu...

Demirören Medya müesseseleri CNN Türk, Hürriyet ve Posta’nın (son) marifeti ne?..

HDP Eş Genel Başkanının söylemediğini söylemiş gibi göstermek..

Ankara ve İstanbul’u HDP yönetecek” dedirtmek...

İktidar blokunun… AKP ve MHP’nin son dem stratejisi ne?

Muhalefeti, HDP’nin şahsında PKK ile aynı karede göstererek “terör” iş birlikçisi ilan etmek!..

Tablo net:

Rejim tüm güçlerini seçim stratejisi doğrultusunda seferber etmiş durumda...

Her saha, örgütün her segmenti kendi yol ve yordamıyla aynı stratejik hedefe vuruyor...

Kapüşonlu militan sokakta sprey boya ile duvara yazılama yaparak provokasyon tertipliyor...

Öteki...

Hürriyet, CNN Türk ve Posta’daki medya militanları klavye ile ekrana ve sayfalarda yazılamaya çıkarak...

‘Bulmaca’ demiştik ya...

Soru şu:

Esas itibariyle aralarında ne fark var?..

Yukarıdan aşağı, üç harfli, ilki H...

-----

(*) evrensel.net, 17 Mart 2019


İKTİDAR CNN TÜRK’ÜN O ASPARAGAS HABERİNİ EKMEK ARASI YAPTI

Demirören Medyanın ürettiği yalan haber işe yaradı mı?

Kılıçdaroğlu’dan Mansur Yavaş’a...

CHP tarafından yapılan ve HDP tabanından “Faşizmi geriletmek” adına muhalefetin adaylarına zaten zar zor oy vermeye ikna olabilecek seçmeni vazgeçirebilecek bilumum açıklamalara bakılırsa...

Muhalefet partilerinin “HDP’lilerin oyunu moyunu istemiyoruz… sakın ha!” çağrısı yapmasına ramak kaldığı düşünülürse...

Boşa gitmediği, hiç değilse hiçbir işe yaramadığı söylenemez...


DEMİRÖREN MEDYA’DAKİ BU ASPARAGASI ÖRGÜTLEYENLERİ GAZETECİ SAYACAK MIYIZ? YOKSA…

Ekmek demişken...

Medyamızın -otopsi masasına düşen- amiral gemisi Hürriyet’in başını çektiği şu son Sezai Temelli asparagasından, bize ekmek çıkar mı?

‘Biz’ derken...

Hani geç başlayıp erken biten gazetecilik tartışmasından bahsediyorum...

Bence çıkar...

Misal. Gözlerimizin önünde cereyan eden...

Hem de başka bir kanaldaki programda herkesin duyduğu sözleri çarpıtmak, “aşırı yorum”da bulunmak filan da değil...

Düpedüz siz duymadınız ama dedi ile sonuçlanan “skandal”ın ardından şaşırmamamız gereken bilgi düştü önümüze:

O asparagas haber, medya grubuna “yukarıdan” geldi!..

Soru:

Bu durumda o kurumda çalışan, o haberi giren, girilmesini isteyen, yalan olduğunu bilen vs. gazeteci(ler), işlenen mesleki “suç”tan muaf mı?

“Yukarıdan geldi ne yapabilirlerdi”, deyip geçebilir miyiz?

Ahlaksız emirlere uymak gazetecilik açısından caiz midir?

Değilse...

Bu (vb.) “suç”a ortak olan gazetecileri gazeteci saymayacak mıyız?

Öyleyse gazeteci kim?

“Gazetecilikten geçimini sağlayan” isee Demirören’de o işi kotaranlar zaten öyle?

O halde... ötesi?..


MEĞER AKP’NİN YEREL YÖNETİCİLERİ DE ARTIK 'ALO FATİH’ ÇEKİYORMUŞ

Evet, yok artık...

Ben de böyle dedim evvela...

Hani AKP il başkanlarının, muhitinin en büyük mülki amiri olarak devleti yönettiğinin göstergelerine dair haberleri milletçe kanıksar olmuştuk... da...

Medyaya ayar vermek!

Medya yöneticilerine “Alo fatih” telefonları ile fırça atmak!..

Ekrandaki alt yazıya müdahale etmek!..

Medya patronlarını telefonda ağlatmak... filan...

Bunlar “Beyfendi”ye mahsus sanıyorduk...

Artık değilmiş...

Tabii AKP’li Rize Belediye Başkanı yanıltmıyorsa bizi...

Bakın...

Rize Belediye Başkanı Reşat Kasap, Twitter’da “Keşke böyle yapmasaydınız” yollu eleştiride bulunan Hürriyet Muhabiri İsmail Saymaz’ı nasıl tehdit ediyor (15 Mart 2019:

“İsmail Saymaz bu haberiniz için hem patronunuza bilgi veriyoruz...”

O bu değil de...

Belki üstüme vazife değil amma...

Yine de beni endişelendiren şu:

AKP’li yerel yöneticiler bu gidişle ya manşetlere de karışmaya başlarsa...

Yazı işlerini filan “aloooo”layıp “Şunu büyük görün mutlaka” filan demeye kalkarsa...

Pardon da çok başlılık çıkmaz mı?

E madem öyle... Yetki karmaşası filan... demezseniz...

Buyurun... Dükkan sizin nasıl olsa...

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa