16 Mart 2019 04:10

AB telif yönetmeliğinde sona gelirken…

Paylaş

Avrupa Birliği’nin yeni telif hakları yönetmeliğine [0] dair son tartışmaların yapılacağı tarih 26 Mart olarak açıklandı. Planlamada bir değişiklik yapılmazsa yönetmeliğin oylanması da 26 ya da 27 Mart günü gerçekleşecek. Dijital Tek Pazarda Telif Hakları Yönetmeliği olarak adlandırılan yönetmeliğin onaylanması halinde Internet kısa sürede garip bir yer haline gelecek. Yönetmeliğin daha önce bu köşede de ele alınan 11. ve 13. maddeleri Internet’te haberler ile bilgi, kültür ve sanat ürünlerinin paylaşım şeklini kökünden değiştirmeyi hedefliyor.

Madde 11, Google Haberler gibi haber kaynaklarına link veren servisler için eğer alıntılanacak haberin kaynağı ile telif anlaşması yapılmamış ise “tek kelimelik ya da çok kısa” alıntılara izin veriyor. Bu “çok kısa”nın telif cezası yememek için ne kadar kısa olması gerektiği ise fazlasıyla belirsiz. Bu madde yürürlüğe girdiğinde Google haberler ve benzeri servislerin iki seçeneği var. Ya ilgili maddenin yürürlükte olduğu bölgelere hizmet vermeyi durduracaklar ya da ilgili bölgelerin belli başlı büyük basın-yayın kuruluşlarıyla toplu telif anlaşmaları yapacaklar. 2014’te İspanya’da benzer bir yasanın yürürlüğe girmesinin ardından Google Haberler, İspanya’ya hizmet vermeyi durdurmuş ve haber sitelerinin tıklanma oranlarında ve dolayısıyla reklam gelirlerinde kayda değer bir düşüş yaşanmıştı. Daha küçük servisler devasa telif anlaşmalarına güçleri yetmeyeceğinden tüm AB ülkelerine hizmet vermeyi kesecek. Mali olarak daha güçlü olan haber aktarıcı servisler ise büyük olasılıkla sadece ilgili bölgelerin basın yayın alanındaki devleri ile anlaşmayı tercih edecek. Sonuç olarak büyük haber yayıncıları kısa vadede bir miktar zarar görecek olsa da oyun dışı kalacak olan küçük yayıncılardan açılacak boşluk nedeniyle orta vadede etki alanları ve tıklanma oranları artacak. Özetle geriye bugünkü geleneksel televizyon sisteminin benzeri, temelde tekellerin var olabildiği, az sayıda küçük yayıncının ise çoğunlukla kaybettikleri bir var olma savaşı verdiği garip bir haber yayıncılığı kalacak.

Madde 13, kullanıcı içeriklerinden beslenen platform ve servisleri tüm içeriklerdeki telif hakkı ihlallerini engellemekle yükümlü tutuyor. Her ne kadar maddenin kaleme alınan son hali “filtre” kelimesini içermese de bunu gerçekleştirmeye yaklaşmanın tek yolu Youtube’un Content ID sisteminin benzeri filtreler. Yasanın karşıtları bunu uzun süredir dile getiriyor ancak yasanın taraftarları filtrelerin zorunlu olmadığını iddia ediyordu. Birkaç gün önce yasanın mimarlarından Axel Voss, DeutscheWelle’den James Jackson’a verdiği görüşte [1] “teknik çözüm” kelimeleriyle ifade ederek üstü kapalı bir şekilde telif filtreleri mecburiyetini doğruladı. Birleşmiş Milletler Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David Kaye, söz konusu madde ile ilgili bir açıklama yayımlayarak maddenin orantısız tepki olduğunu ve sansüre yol açabileceğini belirtti [2].

Madde 13 ile zorunlu hale gelecek olan yükleme filtrelerinin Youtube’un Content ID’si ya da Facebook’un çıplaklık filtresi gibi milyonlarca dolar yatırılmış örneklerde bile düzgün çalışmadığı deneyimle sabit. Üstelik bu tip filtrelerin söz konusu yönetmelikle güvence altına alındığı iddia edilen parodi ve memeleri telif hakkı ihlallerinden ayırması da mümkün değil. Madde 11 nedeniyle de küçük yayıncıların var olma mücadelesi daha da zorlaşacak. Özetle bu yönetmeliğin küçük içerik üreticilerinin, küçük yayıncıların ve halkın çıkarına olmadığı kesin.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa