17 Şubat 2019 08:37

Periyodik tablonun temelindeki kadınlar-3

Periyodik tablonun temelindeki kadınlar-3
PAZAR
Paylaş

1982 yılında keşfedilen, periyodik tablonun 109. elementi meitnerium sentetik radyoaktif bir elementtir ve ismini ünlü kadın Fizikçi Lisa Meitner’den almaktadır. Lisa Meitner, Otto Hahn ile birlikte 1938 yılında nükleer fisyonu yani ağır atom çekirdeğinin bölünmesini bulan kadın bilimcidir. Viyana Üniversitesinde fizik doktorasını tamamlayan ikinci kadındır. Doktora sonrasında Max Planck’ın yanında asistan olarak bir süre çalıştı. Planck’ın o döneme kadar kadınların yüksek öğrenim görmesini reddettiğini ve Meitner’in erken dönem çalışmalarının yalnızca soyadı ile yayımlandığını buraya ekleyelim. Meitner 1907 yılında hiçbir ücret almaksızın Hahn ile Berlin Üniversitesinde çalışmaya başladı. Kadınların göze az görünmesi gerektiği için burada bodrum katında çalışıyordu. 1913 yılında Hahn, Kaiser Wilhem Enstitüsüne geçtiğinde, enstitüye bir nevi uzman (associate) olarak dahil edildi. 1917-1918 yıllarında 91. element olan protaktinyumu keşfettiler. Aktinyumun radyoaktif bozunumundaki ana maddenin (protaktinyum) keşfi için ekipler arasında büyük bir rekabet söz konusu idi. Meitner ve Hahn bu ana maddeyi rakiplerinden daha büyük miktarlarda elde etmeyi ve tamamen karakterize etmeyi başardılar.

Alman Kimyacı Ida Noddack, eşi Walter Noddack ve Simens-Halke firmasından Otto Berg ile birlikte 1925 yılında nadir elementlerden olan 75 numaralı rhenyum elementini keşfettiler. Noddack’lar bilinmeyen elementleri keşfetmek üzere sanayideki işlerini bırakmışlardı. Ida Noddack, misafir araştırmacı statüsünde Berlin’deki Kraliyet Enstitüsünde (Physikalisch-Technische Reichsanstalt) işe başladı. Elbette ona da herhangi bir ücret ödenmiyordu.  Noddacklar 43 numaralı elementi keşfettiklerini öne sürseler de elementin spectral çizgilerini tekrar göstermekte ve elementi saflaştırmakta başarılı olamadılar. Başarılı olamamalarının sebebini bugün çok iyi biliyoruz çünkü 43 numaralı element yalnızca yapay olarak üretilen Technetium idi. Ida, eşinin laboratuvarında neredeyse tüm ömrü boyunca misafir araştırmacı olarak çalıştı. 1934 yılında çekirdeğin bölünebileceğini öne sürdü ancak ciddiye alınmadı. 1932 yılında nötronun ve 1934 yılında indüklenmiş radyoaktivitenin keşfi yeni bir araştırma alanı açtı. Enrico Fermi ve ekibi, Uranyumu nötronlarla ışınlayarak, 93 ve 94 No’lu elementleri bulduğunu düşündü. Ida Noddack, Fermi’nin bu süreçte başka kimyasal (Daha hafif olanlar da dahil) elementlerin oluştuğunu gösteremediğini bunu doğal olduğunu çünkü çekirdeğin pek çok büyük parçaya bölündüğünü öne sürdü. Zamanın fizikçileri onun bu yorumunu görmezden geldiler.

1938 yılına gelindiğinde Meitner ve Hahn, Fermi’nin oluşturduğu elementlerden birinin baryum olduğunu ortaya çıkardılar. Çekirdek gerçekten de bölünmüştü. 1938 yılı Meitner için de bir milattı. İkinci Dünya Savaşı’nın koşullarını hazırlayan ortam onu da zorluyordu. Yahudi bir aileye mensuptu Meitner. Önce Avusturya’ya oradan da İsveç’e geçti. Hahn 1939 yılında çekirdek bölünmesi makalesini yayımladı. Meitner’in hesaplamaları çekirdeğin bölündüğünü göstermişti ancak Meitner’in ismi bu yayında yoktu. Hahn 1944 yılında Nobel Kimya Ödülü’nü Meitner’siz aldı. Çalışmaları Nobel Komitesi tarafından en fazla göz ardı edilen kadın bilimcilerden biridir Meitner. Hahn yaklaşık on kere Nobel komitesinde ismini verse de komite bunu kabul etmedi. Manhattan Projesi’nde çalışmayı reddetti. Buluşunun savaşlarda ve nükleer silahlanmada kullanılması konusunda da karışık duygulara sahipti. Bugün, Einstein’ın tanımıyla “Almanya’nın Marie Curie’si”nin adına ardından gelen bilimciler tarafından zamanın Nobel komitesine inatla ödüller verilmekte. Ardılları onun adını elementlere, aydaki, Venüs’teki kraterlere, asteroidlere yazmaya devam ediyorlar.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa