17 Şubat 2019 03:37

Perakende muhalefet

Paylaş

“Geçmişte gereği gibi yaşamanız engellenen inancınızı, özgün kültürünüzü ve değerlerinizi, mahrum bırakıldığınız refahı sizlere bugün; yarının şimdiden üretmeye başladığımız teknolojisinden, olanaklarından ve zenginliğinden yararlandırarak yaşatacağız.”

Bu  söylemin cazibesine kapılmışsanız geçmişteki anılarınızın peşine düşer, onları bugün yaşamak istediklerinizin hayaliyle  anlamdırır,  geleceğe olan umudunuzla bir başka renklendirirsiniz. Geçmişe değen el yanar, bugüne çapraz koyan parmaklar tutuşur, geleceği karanlık gören göz aydınlığa hasret kalır.

Söylem, söyleneni bir toplumsal kurgunun ana fikrinin özeti olarak değerlendirin, kışkırtıcı bir cazibeye bürünmüş, halkın önemli bir bölümünü etkileyebilmişse; halkın o bölümünü çıkarcı, cahil, kör gözlü kıt zekalı diye küçümsemeyi kendinizi rahatlatan etken olarak benimsemeye görün, giderek türümüzün evrim serüvenini de lanetlemeye başlarsınız. Atalarımızın atalarını onların kuzenlerinden farklılaştıran bilişim devrimi, atalarımıza giderek sayıca daha kalabalık, değişik yerlerdeki atalarımızla da kaynaşarak birlikte yaşamanın toplumsal ağını örgütleyebilme yetisi kazandırmış olmasaydı, kim bilir belki de bugünlerde atalarımızın atalarının kuzenleriyle koşuşturuyor olabilecektik. Kitle bir toplumsal, birlikte yaşama kurgusunun kendilerine sunulan kurguların en güzeli, en içten ve samimisi, en elverişlisi, en umut vericisi olduğuna karar verdi mi, o kurgu cazibe kazanır, kışkırtıcı olur. Kuşkusuz kitle karar verirken bireyler çıkar/refah, kör göz zıt zeka/öz deneyim, cehalet/güvence arayışı, gerçeğin kurgusu/söylentinin gücü, bireysel ve ailesel dokunulmazlık/huzur gibi kişisel kaygılarını önde tutarlar. Somut olguların uyandırdığı, eğer uyandırmışsa, çelişkili duyguları vicdan, adalet, itikat gibi kendilerine uygun yorumladıkları soyutlukların rehavetinde ötelerler. Kuşkusuz maharet bir toplumsal birlikte yaşama kurgusunu kitleye en iyi, en samimi, en elverişli, en umut verici olarak sunabilmektir; böyle sunabilen ve bunu sunduğu kitlenin önemli bölümüne onu ikna ederek ve inandırarak kabul ettirebilen/ler en mahir siyasetçi/ler/dir. ‘Yandaş’, ‘çıkarcı’, dediğiniz yazarları, konuşurları, çizerleri, sanatçıları, edebiyatçıları, artistleri, kamusal ya da özel güç odakları mensuplarını, üretim ilişkileri egemenlerini, bunların hepsini üst üste ama bir yana koyun. Maharet sonuç vermiş, kitle bir toplumsal birlikte yaşama kurgusunu kabul etmiş ve o toplumsal kurgunun içine gönüllü girmişse; üstelik o toplumsal kurgunun siyasi örgütlenmesi tüm gerekleri ve araçlarıyla yapılandırılan devlet biçiminde güce dönüşmüşse, perakende konularda muhalefet faydasızdır.

Siz istediğiniz kadar sebze-meyve tanzim satışlarını eleştirin, tanzim satışlarının akıl dışılığını, ekonomi açısından saçmalığını anlatın, alay edin; yazıya başlarken ana fikrini özetlediğim toplumsal birlikte yaşama kurgusunu benimsemiş kitlenin bireyleri bu girişimi bugünkü yoksulluklarını dikkate alan, çözüm getirmeye çalışan, çözüme karşı çıkanlarla mücadele ederek kendilerini kucaklayan bir iktidarın yarına umutla bakmayı sağlayan icraatı olarak görürler.

O kitlenin yap işlet devret usulü gerçekleştirilen yatırımlarda yatırımcıya verilmiş güvenceleri, şehir hastanelerinin durumunu, havaalanlarını, köprüleri, her ilin neredeyse her ilçesinde açılan üniversiteleri, eğitim sistemini, bilim ve kültüre yaklaşımını nasıl ve neden öyle değerlendirdiğini ancak benimsediği toplumsal birlikte yaşama kurgusunun fikriyatı içinde irdeleyerek anlayabiliriz.

Toplumsal sürecin bir anında iktidarın öne çıkarttığı bir görüşe, bir uygulamaya, bir uygulamanın peşinen ilanına vb. perakende muhalefetin faydası yoktur; perakende muhalefet mahir olanı güçlendirir.

Bir başka maharet, bir başka toplumsal birlikte yaşama kurgusunu kendileri için sömürüye karşı en umut verici ve en güvenli olan, kendilerini topluma ve bizzat kendilerine, emek deneyim ve bilgi birikimlerine yabancılaştırmadan örgütleyen, kendi kaderini elinde tutmasını öngören bir toplumsal birlikte yaşam kurgusu olduğuna bireyleri ikna edebilmektir.

Mahareti perakende muhalefetle başarıya ulaşma gayretinde aramamak gerekir diye düşünüyorum.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...