03 Şubat 2019 04:25

Periyodik tablonun temelindeki kadınlar-1

Periyodik tablonun temelindeki kadınlar-1
PAZAR
Paylaş

Mendeleev’in elementleri atom ağırlıkları ve özelliklerine göre dizerek Periyodik Tabloyu buluşundan tam 150 yıl sonra, 2019 yılı Birleşmiş Milletler tarafından “Uluslararası Kimyasal Elementlerin Periyodik Tablosu Yılı” (Biz kısaca “Uluslararası Periyodik Tablo Yılı” diyelim) olarak ilan edildi1. Mendeleev bilinen elementleri özelliklerine göre sınıflandırarak bugünkü Periyodik Tablonun ilk halini oluşturmuştu. Periyodik tablonun bugünkü hali 1940’ta ortaya çıktı. Bundan 150 yıl önce bilinen element sayısı çok daha azdı. Periyodik Tabloda bugün 118 element bulunuyor ve 119 ve 120. Elementin de beş sene içinde keşfedileceği bekleniyor. Periyodik tablo, Mendeleev’den sonra yeni keşfedilen elementlerin özelliklerinin ortaya konularak tabloya yerleştirilmesiyle hızla doldu. Mendeleev’in sınıflandırmasının doğruluğu ise bu yeni elementler ve özellikleri keşfedildikçe ortaya çıktı aslında.

Bu aslında oldukça meşakkatli bir işti. Öncelikle olağandışı, alışılmamış bir aktivite gösteren bir element bulunur. Atom ağırlıklarının belirlenebilmesi için yeni bulunan elementin saf bir şekilde elde edilmesi gerekir. Saf elde edilen miktarlar, elementin özellikleri ortaya çıkaracak deneylere yetecek, bilim çevrelerini tekrarlı deneylerle ikna edecek kadar olmalıdır. 19. yüzyılın teknolojisi ile bu durumun ne kadar zor, zaman alıcı, emek ve düşünce yoğun bir süreç  olduğunu düşünmemek elde değil. Periyodik Tablonun bugünkü halini almasında emeği olan çok sayıda kadın bilimci var. Bu kadın bilimcilerin bir kısmı, o günün koşullarında, kadın bilimciler kendilerine zorlukla yer bulabildiği; emekleri, buluşları göz ardı edildiği için; çalışmaları yanlarında çalıştıkları bilimcilere mal edildiği için çok fazla duyulamadılar. Onların içinde en çok bildiğimiz Radyum ve Polonyumun kaşifi Marie Curie.

Benzer atom ağırlıkları ve benzer özellikler gösteren elementleri ayırmak kolay bir iş değildir aslında. 19. Yüzyılın sonundan itibaren, Mendeleev’in sonrasında Rus kimyacı Julia Lermontova bu konuda oldukça yoğun bir şekilde çalıştı. Lermontova’nın ismine ne yazık ki yalnızca Mendeleev’in arşivlerinde, kendisiyle yaptığı yazışmalarda rastlanmakta. Lermontova, birbirine benzer Platin-grubu metallerinin ayırma süreçleri üzerinde çalıştı. Rutenyum, Palladyum, Osmiyum, Rodyum, Platinyum, İridyum bu metallerdendir. Sezyum ve Rubidyum’un da kaşifi olan Robert Bunsen’in altında çalışmış olan Lermontova Almanya’da kimya doktorasını yapan ilk kadın aynı zamanda. Lermontova’nın çalışmaları, dönemin ruhuna uygun şekilde, kuvvetle muhtemel ana araştırmacının çalışmalarının gölgesinde kaldı ve unutuldu2.

19. yüzyıl sonlarından 20. yüzyıl ortalarına kadar Marie Curie, Julia Lermontova, Margaret Todd, Stefanie Horovitz, Harriet Brooks, Lise Meitner, Ida Noddack, Marguerite Perey gibi kadın bilimciler; 20. Yüzyılın ikinci yarısından günümüze ise Darleane Hoffman, Dawn Shaughnessy gibi  kadın bilimciler ve daha burada isimlerini sayamadığımız, keşif süreçlerine gerek fikri, gerekse pratik olarak katkıları bulunan nice bilimcilerin kollektif ürünüdür bugün gördüğümüz Periyodik Tablo. Periyodik Tablonun ortaya çıkışının 150. yılı vesilesi ile bu kadın bilimcileri bir kez daha analım, onların çalışmalarını öğrenelim, duyuralım ve daha da önemlisi onların çalışmalarından ve yaşadıklarından öğrenelim. Yazımız önümüzdeki hafta yukarıda saydığımız kadın bilimciler ve onların katkıları ile devam edecek.

1 https://www.iypt2019.org/

2 Nature 565, 559-561 (2019)

Reklam
Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa