31 Ocak 2019 03:50

Örnek bir girişim: Mersin Emek ve Demokrasi Platformu

Paylaş

Partilerin merkezleri iller ve ilçelere dair belediye başkanı adaylarını açıkladıkça, siyasi ortamdaki toz dumandan göz gözü görmez hale geliyor.

Süreç ilerledikçe daha iyi görülüyor ki, seçim yerel ama siyasetin sorunları genel!

Bu genel sorunlar rantçı belediyecilikle birleştiğinde hem sermaye siyaseti alanında hem de yerel yönetimlerde, çürümenin nasıl derin bir bataklık oluşturduğunun boyutları da gözler önüne seriliyor. Irkçılığın, şovenizmin, halkın çözüm bekleyen ağır sorunlarının din istismarcılığının soy-sopçuluğun,...hangi boyuta vardığına tanık oluyoruz.

Ancak şu da bir gerçek, sadece kötü şeyler olmuyor ülkemizde. Yeterince emek verildiğinde iyi şeylerin yapılabildiğini görüyoruz.

MERSİN ÖRNEĞİ

Bu “iyi şeyler”in son örneğini Mersin’de görüyoruz.

Ne mi olmuş Mersin’de?

Olan şu: Uzunca bir zamandan beri Emek Demokrasi Platformu olarak bir araya gelen güçler, ortak bir seçim platformu oluşturarak yerel seçime birlikte girmeye karar verdi. 

CHP, EMEP, HDP, ÖDP, Halkevleri, DİSK, Türk-İş ve KESK’e bağlı sendika şubeleri, TMMOB, TTB, Mersin Barosu, yöre dernekleri ve halk indinde belirli bir tanınırlığı olan kitle örgütlerinin oluşturduğu Emek ve Demokrasi Platformu, önceki gün yerel seçimle ilgi bir deklarasyon yayımladı.

Bu deklarasyonla Emek ve Demokrasi Platformu;  

  • Rantçı belediyeciliği reddeden, halkın ihtiyaçlarını esas alan bir belediyecilikte,
  • “Tek parti tek adam rejimi” yanlısı güçlerin oluşturduğu Cumhur ittifakını (AKP-MHP ittifakı) Mersin’de yenilgiye uğratmak için birleştiklerini ilan etti. 

Deklarasyonun açıklanması öncesinde, platform adına bir konuşma yapan TTB Mersin Şube Başkanı Mehmet Antmen, “17 yıldır ülkeyi kutuplaşma, kaos ve krizle yöneten AKP’nin kaybetmesi önemlidir fakat seçimden sonra da aynı politikalara başvuracak AKP karşısında halk güçlerinin birleşerek hem ilinin, ilçesinin hem de ülkesinin geleceği için güçlü bir irade ortaya koyması daha da önemlidir” diyerek platformun amacını çarpıcı biçimde ortay koydu.

Platformla ilgi ayrıntılar gazetemizde yer aldı.

HDP’NİN DESTEĞİNE CHP VE İYİ PARTİ NEDEN SEVİNEMEDİ?

Mersin Emek ve Demokrasi Güçlerinin örnek girişimi ister istemez, HDP’nin girişimleri karşısında CHP ve İyi Partiden gelen tepkileri akla getiriyor.

HDP’nin üç (ya da yedi) ilde büyükşehir belediye başkanı adayı çıkarmayacağını açıklaması, haklı olarak “Cumhur İttifakı” cenahında öfkeye yol açtı. Çünkü bu açıkça “Cumhur ittifakı”na karşı CHP ve dolayısıyla da “Millet ittifakı”na destek anlamına geliyordu.

Ne var ki bu duruma sevinmesi gereken “Millet İttifakı”nda da HDP’nin tutumu, korkuyla karışık bir dalgalanmaya yol açtı.

Parlamentonun üçüncü büyük partisi ve Kürtlerin taleplerinin sözcüsü konumunda olan HDP’nin AKP-MHP tarafından “terör örgütünün uzantısı” olarak gösterilmesi baskısı karşısında CHP, (İyi Parti zaten böyle görmeye çok yatkın) HDP’yle arasına mesafe koymayı tercih ediyor.

Bu yüzden de büyük şehirlerde CHP’nin kazanmasının şartı olan HDP desteğinin yarattığı sevinç bile CHP’deki endişeyi yatıştırmış değil. Nitekim CHP sözcüleri, “HDP bu ülkenin yasal ve şu kadar oy alan bir partisidir. Bize destek vermesi onur verir” demek yerine,  her gün birkaç kez, “HDP ile ne gizli ne de açık bir ittifakımız vardır” diyen, az çok demokrasiden nasibini almış bir parti için utanç verici olması gereken açıklamalar yapıyor!

MERSİN, DİĞER İLLER İÇİN DE ÖĞRETİCİ BİR ÖRNEK

Mersin’in Emek ve Demokrasi Platformu’nun deklarasyonu ile CHP’nin HDP karşısındaki tutumunun ne ilgisi var denebilir. Var, hem de çok var!

Çünkü Mersin’de aylardan beri HDP, CHP ve yukarıda adı geçen demokrasi güçleri, emek ve meslek örgütleri, seçime ortak girmeyi konuşuyor ama Mersinlilerden, “Bu HDP ile ne işimiz var?” diyen olmadığı gibi, AKP ve MHP de CHP ve İyi Partiye, “HDP ile ittifak yapıyorsunuz” diye akla ziyan suçlamalarla saldıramıyor. Belki sadece kendi taraftarlarını motive etmek için bunu kullanıyorlar ama Mersin kamuoyunu baskı altına alacak bir kampanya yürütmüyorlar, daha doğrusu yürütemiyorlar.

AKP-MHP ittifakı Mersin’de daha demokrat olmadığı gibi, Mersin de Türkiye’de oluşturulan siyasi iklimden azade bir il değil. Ama HDP ve CHP açıkça ve çok geniş bir ittifak zemininde bir araya geldikleri halde, bugüne kadar bu ittifak, sağın ve “sol”un şoven milliyetçi odakları tarafından hedefe konabilmiş değil. 

Kısacası, Mersin’deki örnek, aslında açık (şeffaf) olmanın, gerçekleri adını koyarak tartışmanın önemine işaret ettiği gibi, en gerici güçlerin saldırıları karşısında oluşturulacak baskının böylesi geniş bir zeminde karşılanmasının mümkün olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

Ve elbette Mersinlilerin girişimi, yerel seçimde nasıl bir platform oluşturulması gerektiğini gösterdiği gibi, aynı zamanda yerellerdeki çeşitli türden platformların zemininin ne kadar geniş olabildiğini de ortaya koyuyor.

Yerel seçimlere 2 ay varken, en azından bu girişimlerin az çok ilerlediği illerde Mersin platformu, daha ileriden bir örnek olarak yararlanılacak bir girişimdir.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa