23 Ocak 2019 04:20

Bir fil avcılığı hikâyesi ya da Fazıl Say nereye?

Paylaş

Bakalım nasıl vermişler?
Merakla taradım 19 Ocak (2019) tarihli gazetelerin ilk sayfalarını...
Tabii ki sürpriz yok...
Maiyet (“havuz”)  gazeteleri manşette görmüş...
‘Tarihi buluşma’ alkışlanıyor...
‘İşte bu istenen tablo!’ mıhlanıyor akla ve hislere...
Hakkını teslim edelim:
Kullanılan fotoğraf da çok ‘ince’likli düşünüldüğü intibaı uyandırıyor...
Zira mesajın ağırlığını taşıyacak kabiliyette:
Fazıl Say, konserin bitişinde (teamül icabı) saygıyla eğilerek seyirciyi selamlarken, Erdoğan ve devlet erkanı ayakta alkışlıyor... da...
Bir detay dikkatimi çekti:
Akşam’ın tercih ettiği kare -benim kötü niyetliliğim değilse bittabi- biraz manidardı...
Akşam’ın fotoğrafında Fazıl Say, Erdoğan’ların önünde yere 90 derece eğiliyor... du.
Önünde eğilmiş Fazıl Say’ı alkışlayan bir RT Erdoğan!..
E gazetecilikte vardır böyle “cinlikler” deyip geçerken mim koyalım...
‘Ey muhalif sanatçılar... İşte böyle olursanız ben de sizi gelir alkışlarım...’ (mı?)
Saray’a biat etmeyenlere gönderilen bir davet mi acep bu?

REJİMİN ‘SAKICALI’LARININ TEPKİSİ NE OLDU?

Hâlâ merak ediyorum:
Fazıl Say 19 Ocak sabahı bahsettiğim o karelere bakarken ne hissetmiştir?..
Ya diğer (sakıncalı) sanatçılar?..
Erdoğan’ın meydanlarda “Ey”lenerek linç edip adliye kapılarına bıraktığı sanatçılar?
Misal. Postmodern gözaltı ile ‘mevcutlu’ olarak savcılığa çıkarılan Metin Akpınar...?
‘Cürmü’ Müjdat Gezen ne düşünmüştür, Say’ın Erdoğanları selamladığı kareyi gördüğünde?..
Sahi Müjdat Gezen...
Ya “Yurt dışı çıkış yasağı” sebebiyle yanına gidemediği hasta kızı ile konuşurken gözüne ilişmişse o gazeteler...
“Eh be fazıl!” çekmiş midir mesela?..
Ya KHK ile işinden edilenler?
Barış akademisyenleri?
Grevi yasaklanan işçiler?

Koğuşlarda giremedikleri imtihanlarını düşünen tutuklu öğrenciler?..
O efsane Mezopotamya Senfonisi”ne ilham veren Mezopotamya’nın 2015 Silopisi’nde, operasyon sebebiyle cesedi günlerce sokakta kalan Taybet (İnan) Ana’nın yakınları da bu buluşmayı alkışlamış mıdır?

‘DÜNYA İÇİN KÜÇÜK AMA TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK BİR OLAY’ ‘AYMAZ’LIĞI

Mikrofon tutan olmadığı için öğrenemedik...
Lakin bu buluşmaya hayli kıymet biçenler olduğunu biliyoruz...
Ertuğrul Özkök, Ahmet Hakan... nev’inden fiks mönü kadrolarında sürpriz yok...
Devlet Bahçeli de boş değil hadiseye:
“Muhabbet bağlarını güçlendireceği kanaatinde...” (19 Ocak 2019)
Saray’ın kadrolu ekran yorumcularından Prof. Erdinç Yazıcı da Sabah’a hadisemizin ilmi tahlilini yapmış:
“Sayın Cumhurbaşkanı Fazıl Say konserine giderek toplumun geniş bir kesiminin ihtiyacı olan ve Fazıl Say’ın temsil ettiği kesime önemli bir hoşgörü ve diyalog mesajı verdi.” (diken.com.tr’den nakil, 21 Ocak 2019)
Muhalif cenahtan olduğunu sandığım biri ise hayli coşmuş...
“Küçük” de olsa ‘dünya çapında’ görmüş mevzuyu:
“Dünya için küçük, Türkiye için büyük bir olay!” (Göksel Aymaz, Kimse durumdan hoşnut değil ama herkes aklından memnun!, T24, 20 Ocak 2019)

FAZIL SAY NİCEDİR SARAY’A SELEKTÖR YAPIYORDU

Öyle mi?..
Biraz yakından bakalım...
Evvela yanlışları ayıklayalım...
RTE öyle çok geniş yürekli olduğundan filan Fazıl Say’ı (taziye için) aramadı...
O ‘Çok sahici ve samimi’konuşmanın (ve buluşmanın) mimarı Erdoğan değil, Fazıl Say...
Zira İktidarın direkt ya da dolaylı engellemelerinden yaka silkmiş...
Konser iptallerinden bezmiş görünen Fazıl Say, nicedir Saray’a uzunları yakarak sinyal veriyordu...
O İktidara karşı “Fazıl yine Say’dırdı” haberlerine konu olan Fazıl Say gitmiş...
Yerine “yeni sayfa açmak”tan bahseden...
“Beni kullanın” demeye getiren mesajlar veren Fazıl Say zuhur etmişti nicedir...
Yakıştırma ya da itham değil...
Şahidimiz Fazıl Say...
Haber Evrensel’den:
“Fazıl Say’dan büyükelçilere mektup: Yeni bir sayfa açalım...
Piyanist Fazıl Say, konserlerinin iptal edilmesine ilişkin ‘Büyükelçiler ve dışişleri çalışanlarına mektubumdur’ başlıklı açıklama yayınladı.
“Ben de tüm dostluk elimi ülkemi temsil eden emektar hariciyeci dostlarıma uzatıyorum, bu kötü dönem bitsin, yeni ve temiz bir sayfa açalım istiyorum.” (*)

“Bu kötü dönem bitsin”...
“Yeni ve temiz sayfa açalım”...
Daha ne desin!..

“YENİ BİR SAYFA AÇMA” ÇAĞRISI SAY’DIRA SAYDIRA...

Uzatmayacağım...
“Kullanma” çağrısına dair açıklaması, yine bir konser iptali ardından...
10 Temmuz 2018’deki açıklamasında, “Beni yaptıklarım değil önümdeki hedefler daha çok ilgilendiriyor”(**) diyerek “yeni bir sayfa” açalım demeye getiriyor...
Dünya sanatçısı kimliğine yaslanarak devam ediyor:
“Şu kadarını söyleyeyim, Türkiye Fazıl Say‘ın bu konumundan gerçekten çok faydalanabilir, yarar sağlayabilir.” (**)
Mesela?
“Bu ülkenin batı ile ilişkilerinin düzelmesi gerekliliğinde herkes hemfikirdir, gerçekten bu dostluğa çok büyük emek verdim.” (**)

***

“Nazi Almanyası’nda iktidar yanlısı sanatçılar, kısa sürede faşist ideolojinin en önemli propaganda araçları haline geliyorlardı. Ancak Nazi partisiyle ilişkili olmayıp, kendi halinde sanatını sürdürmek isteyen ve Naziler’in propaganda ustası Goebbels’in iplerini elinde tutarak rejim adına kullandığı(....) sanatçıların hikâyeleri daha acıklıydı.”(***)

***

FAZIL SAY’IN HAMLESİ, NİYETİNDEN BAĞIMSIZ OLARAK SARAY LEHİNE İÇTİHAT YARATMAYA HİZMET EDİYOR

Say’ın “Türkiye Fazıl Say‘ın bu konumundan gerçekten çok faydalanabilir, yarar sağlayabilir” çağrısı kime?
Saray’a: Türkiye’yi yönetenlere...
Saray’ın ilmi kadrosundan Prof. Erdinç Yazıcı, yukarıda yer verdiğimiz değerlendirmesinde ne diyordu?
“Sayın Cumhurbaşkanı Fazıl Say konserine Fazıl Say’ın temsil ettiği kesime önemli bir hoşgörü ve diyalog mesajı verdi.”
Bence de...“Diyalog”un açılımı ise şu:
İktidar’ın (en az) yüzde 50’lik muhalefeti bölüp dağıtabilmek için evvela muhaliflerin süngülerini indirmesini, yumuşamasını sağlamak...
Fazıl Say hanidir hazırlandığı izlenimi veren Saray ile bu yakınlaşma stratejisiyle Saray’a muhalefeti çözme hamlesinde simgesel bir destek attı...
Saray’la uzlaşan ödülünü alır!..
Yanaşma ve kazanma endeksli, İktidar yanlısı bir siyasal/toplumsal içtihadın oluşumuna katkı sundu... 

***

“Ancak Nazi rejimi sadece bu gibi sanatçılardan faydalanmıyordu. Hitler’in “kutsal yetenek bahşedilmiş sanatçılar” listesi vardı – listede bine yakın isim bulunuyordu – ve listedeki birçok isim, doğrudan Nazi partisiyle bağlantılı değildi. İlerici sanatçıların ya sürgüne gittikleri ya da öldürüldükleri bir ortamda bu “apolitik” sanatçılar rejime büyük bir ideolojik destek sağlıyorlardı.”(***)

BU ÇIKIŞLAR DEMOKRATİK UZLAŞMAYA DEĞİL, SARAY’IN HEGEMONYASINA CAN SUYU VERİYOR

İki çift laf da Fazıl Say-RTE kucaklaşmasından medet uman muhaliflere:
Kutuplaşmayı yaratan muhalefet değil, çokça yazılıp çizilen sebeplerden ötürü İktidar...
Anlamı:
Tek adam rejimine karşı mücadeleden feragat etmedikçe, muhalefet hangi adımı atarsa atsın kutuplaşmayı ortadan kaldıramaz...
Tek yolu var:
Tek adam/tek parti rejiminin meşruluğunu kabul etmek...
Yani? Saray ve avanesi demokratik uzlaşma değil...
İnşa süreci devam eden, “Yeni Türkiye” projesine tabii olunmasını şart koşuyor:
Saray’a itaat ve biat...
Say-RTE buluşmasının siyasal ve sosyal bağlamı bu ve beklenen sonuçlarına buralardan bakmalı...
Varsa ima edildiği gibi bir ‘tarihsellik’, o, burada aranmalı...

FAZIL SAY RUHİ SU’NUN O SÖZÜNÜ HATIRLAMALI

Merakları paylaşarak başladık...
Öyle bağlayalım...
Acaba mesela yaklaşan seçimin İzmir etabında misal, AKP bu Fazıl Say projesini nasıl kullanacak?
Peki bu yakınlaşma, Say’ın arzuladığı “yeni sayfayı” açar mı?..
Fil avcılarını kılık değiştirmiş görecek miyiz?
Fil avcıları?
Say’ın vaziyeti fil avcılığının o melun yöntemini andırıyor...
Hatırlayalım:
Filler her gün aynı yoldan geçerek giderlermiş barınaklarına. Fil avcıları nereye tuzak kuracaklarını tespitte bu nedenle zorlanmazlar. Geçiş yollarına tuzak kurup filleri çukura düşürürler. Siyah elbise ile gelip iyice döverler. Bir iki gün sonra aynı avcılar beyaz elbise ile gelip kurtarırlar. Filler için o avcılar artık bağlanılacak kurtarıcı olur...
Fazıl Say, son konserinin iptali üzerine nasıl dertleniyordu?
“Hayatımın çok zor bir döneminde, annem yoğun bakımda ben de sağlık dertleri içindeyken, beni bu tatsız durumun içine itenler, dürüst bir şekilde düşünmelidirler, doğru mu yaptıkları?”
Say, annesini kaybettiğinde Erdoğan’ın taziye için aramasını nasıl değerlendirmişti?
“Sesi samimi, sahiplenici ve gerçekçiydi.’

***

Fazıl Say’ın yolu uzun...
Son sözünü söylemedi henüz...
Umarız Ruhi Su gitmeden Fazıl Say’ın kulağına takmıştır o sözünü:
Türküleri yapan kanunları yapanlardan güçlüdür!

(*) Evrensel/Fazıl Say'dan büyükelçilere mektup: Yeni bir sayfa açalım…

(**) Onedio/Fazıl Say'ın Harbiye Konseri İptal Edildi: 'Bu Olayı Torunlarına Gurur Duyarak Anlatmayacaktır'

(***) sol.org.tr/ Nazi Almanyası’nda “tarafsız” sanatçılar

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa