06 Ocak 2019 06:20

Eskimeyen yeni yıl yazıları

Paylaş

Yeni yıla girerken ya da girdikten hemen sonra bir yeni yıl yazısı yazmak istedim.

Aklıma gelen kurgu şu oldu: 31 Aralık 2018 gecesi saat 00.00’da kar yağmaya başlar, hava aniden soğur, sıcaklık eksi on dereceye düşer ve düşüncelerim donar; görevi gereği ‘düşünce polisi’ donmuş düşüncelerimin peşine düşer, onları kendince anlamlandırabilecek türlü çeşitli yöntemler dener ve… Sözün kısası, donmuş düşüncelerimin 2019 yeni yıl macerasının başlangıcını yazacaktım.

Kurguyu yazıya dökmekten vazgeçtim, çünkü kar yağmadı, sıcaklık sıfırın altı olmadı; yani düşüncelerimin  anlatılacak şiirsel romantizmi oluşmadı. Üstelik, Evrensel’deki köşemde bir-iki yazı önce icat ettiğimi sanarak kullandığım ‘düşünce polisi’ ifadesini ABD’den yazan bir yazar da, yazım yayımlandıktan birkaç gün sonra aynı ifadeyi keşfetmiş olmalı, kendi yazısında kullandı. Yani keyfimin romantizmi de kalmadı.

Kurguyu yazıya dökmekten vazgeçtim ama yeni yıl yazısı yazmaktan kendimi alamadım.

Yeni yıl yazılarının bir büyüsü vardır; hiç eskimezler!..

Geçmişe döndüm, yıllar önce Evrensel’de yazdığım, Evrensel yayınlarının 2008 yılında bastığı ‘Özgürlük Zamanı’ başlıklı kitabımda yer alan (s.231)”Yeni Yılın Uğuruna” başlıklı yazımı buldum. Okudum; eskimemiş. Yeni yazmış gibi buraya aktarıyorum.

“Umutlanırım, ’Yıl geçti yenisi bir başka olur, yaşamımı farklılaştıracağına inandığım beklentiler gerçekleşebilir’ diye iç geçiririm. Hüzünle sonuçlanacak bir umuttur bu, bilirim ancak kendimi düşlere kaptırmadan duramam.

Yeni yılın başlaması, çocuğun kutsal sayılan günde doğması, leyleğin evin bacasına yuva kurması, uyurken aksakallının görünüvermesi; uğuruyla beklentileri gerçekleştireceğine inanılan binlerce ‘yaşamın bir anından’ aklıma geliverenleri. Milyonlarca insanı milyonlarca kez umutlandırmış, binlerce ‘yaşamın bir anı’. Milyonda bir kez bile olsa,  şu ‘yaşamın bir anından’ herhangi biri, uğuruna inanmış milyonlarca insandan birinin yaşamını farklılaştırmış olmalı ki, kuşaktan kuşağa aktarılan umuda ben de sarılıyorum, yeni yılın beklentilerimi gerçekleştireceğine inanıyorum.

Yaşamın bir anının uğuruna bağlanan umut ve tevekkül iç içedirler, biri yoksa diğeri olmaz.

Elimden bir şey gelmez; mütevekkil barış günlerini beklerim, yeni yıl savaşların sonunu getirsin isterim.

Bağırırım, sesim kimselere ulaşmaz; yeni yılın seslerimizi çığlığa, çığlığımızı sömürüyü sona erdirecek maharete dönüştürmesini umarım, umudum gerçekleşir diye mütevekkil düşünürüm.

Çabalarım, gücüm yetmez; yeni yıl yasakları yok eder, özgürlükler her yerde yeşerir diye umutlanırım, tevekkülle o günleri bekleyenlerin kervanına katılırım.

Bazı beklentilerimi leyleğin yuvasını bizim evin bacasına kuracağı güne ertelerim, kimi beklentilerimi ak sakallının rüyama gireceği gece için saklarım. Leylek refah getirecektir, ak sakallı mutlu olabilmeyi öğretecektir.

‘Yaşamın bir anı’ bir türlü bana uğur getirmez, beklentilerim gerçekleşmez.

Savaşlar bitmez, sömürü sona ermez, yasaklar yok olmaz, özgürlükler yeşermez, leylek refah getirmez, ak sakallı mutlu olmanın sırrını açıklamaz.

Yılmam, yaşamın uğur getirecek anını beklerim. Bu yıl olmazsa önümüzdeki yeni yıl. Bu leylek uçup gitse de öbür leylek evimin bacasına yuva kuracaktır nasılsa. Savaşan ben değilim,ben sömürülmüyorum, özgürüm, refah sağlıktır ve ben sağlıklıyım, mutluluk sahip olduğunla yetinip yaşamın keyfini çıkartmaktır ve ben mutluyum, keyifliyim.

Yeni yıla girerken böyle düşünüyorum. Düşünmesine düşünüyorum da, içime şeytan girmiş dürtüklüyor, kışkırtıyor. Şeytan diyor ki: ‘Tevekkülle yaşamın uğur getirecek anını bekleyen sizler, beklemekten vazgeçseniz de bir araya gelip o anı kendi gücünüzle siz yaratsanız?’

Şeytana uymayın! Şeytan uğura inanmaz, mütevekkil değildir ve itaatkarları kışkırtmaya bayılır.”

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...