23 Aralık 2018 04:30

Suçun suretinde gazeteci, akademisyen olmak

Paylaş

“Gazeteci oldukları için değil, terör suçu işledikleri için cezaevindeler”
“Akademisyen oldukları için değil, terör suçu işledikleri için cezaevindeler”
“Doktor oldukları için değil, terör suçu işledikleri için cezaevindeler”
“Avukat oldukları için değil, terör suçu işledikleri için cezaevindeler”

Aynı cümleyi mesleki faaliyet türünü değiştirerek kurabilirsiniz.

Aynı cümleyi işlendiği ileri sürülen suç türünü değiştirerek de kurabilirsiniz. Örnekleri çoğaltılabilecek cümlelerin anlamsal içerikleri hangi durumda hukuk açısından meşru sayılabilir?

Ülkemde neredeyse her suçun kendi yalın halinin şöyle ya da böyle açıklanan bir düşünceyle işlenebileceği, işlendiği inancı yaygındır. Bu kadarıyla kalınsa yine de hukuk dışına çıkılmamış olabilirdi. Ülkemde ayrıca ‘suçun suretinin’ de arkasında şöyle ya da böyle açıklanan bir düşüncenin var olduğu inancı yaygındır; cezalandırma güdüsünün ağır bastığı dönemlerde genellikle ‘suçun suretinin’ arkasında var olduğu ileri sürülen düşüncenin peşine düşülür. Suçun suretinin ardındaki düşüncenin izi sürülmeye başlandığında hukukun meşruiyet alanı dışına çıkılır.

Örneğin ‘terör suçu’ suçun yalın halidir. Bu suçun gerçekleşmesi için suçu işlediği ileri sürülen kişinin eyleminde şiddete başvurmuş olması gerekir. Hangi meslekten olursa olsun bir kişi bu suçu işlediğinde işlediği suçla mesleği arasında bağlantı kurulması doğru olmaz. Ancak suçun düşünce açıklamasıyla kurulduğu iddia edilirse, hukuk içinde kalınmış olsa bile iddianın  hukuki meşruiyeti sorgulanır. İşlendiği ileri sürülen suçla suçu işlediği ileri sürülen kişinin mesleği arasında bağlantı kurulması haklılık kazanmaya başlar .

Suçun ‘suretine’ gelince; örneğin ‘terör eylemine ya da terör eylemi kararının alınmasına, uygulanmasına katılmadığı halde sadece örgüte üye olma’, ‘Üye olmadığı halde destekleme, övme, vb.’, ‘Örgüte karşı girişilen bastırma, yok etme harekatına karşı çıkma, bu harekatı eleştirme’, ‘Örgüt üyeleriyle arkadaşlık etme, onlarla buluşma, yazışma vb.’, ‘Terör örgütüne karşı sınır ötesi askeri harekatı savaş sayarak harekatı barışı savunma adına eleştirme’ terör suçunun yalın halinin suretleridir. Suçun suretleri ardında yattığı varsayılan düşüncelerle sarılıp sarmalanıp tıpkı suçun yalın hali gibi ceza adaleti alanına suç diye sokulursa, işte o zaman hukukun ve hukukun meşruiyet alanı dışına çıkılır.

Şöyle özetlenebilir: Düşüncenin kendisi hukuk açısından kurulması yasaklanmış (suç sayılmış) bir ilişkinin öznesi olamaz; düşünceyi kurulması yasaklanmış ilişkinin öznesi yapan bir suç tipi kurgulanamaz, kurgulanırsa hukukun ve hukuki meşruiyet alanının dışına çıkılmış olur.

Suç, o suçun özgürlük dendi mi yankısı sayılan düşüncenin peşinde iz süren polis hafiyesi anlayışıyla kurgulandığında hukuk biter.

Düşünce polisi gazeteciyi, edebiyatçıyı, sanatçıyı, bilim insanını, her türden meslek sahibini mesleki faaliyeti sırasında, mesleki faaliyeti nedeniyle ve mesleği gereği ifade ettiği, taraftar kazanmaya çalıştığı, yaygınlaştırmak istediği düşüncesinde suçluluk hali saptayabiliyorsa; hatta herhangi bir kişiyi düşünüp düşüncesini açıkladı diye bir suçun suretinde kurgulanmış ‘suret suçu’ tipine yerleştirip yargıya gönderebiliyorsa… Yargı ‘suret suçlarını’ ihlal gerekçesiyle düşünceleri polisin tutanaklarında delil mertebesine yükselmiş(!) sanığı yıllar boyu özgürlüğünden mahrum edebiliyorsa… Yasa koyucu ‘suret suçlarını’ yargıyı zora sokmamak için yasalaştırıyorsa….

O zaman;

“Gazeteciler gazeteci oldukları için cezaevindeler”
“Akademisyenler akademisyen oldukları için cezaevindeler”
“Doktorlar doktor oldukları için cezaevindeler”
“Avukatlar avukat oldukları için cezaevindeler”

diyebiliriz.

Aynı cümleyi meslek türünü değiştirerek de kurabiliriz.

Ve hukukun meşruiyet alanı dışına çıkıldığında kurulabilen bu cümlelerin anlamsal içeriği siyasal yaşamda meşruiyet kazanır.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...