16 Aralık 2018 02:45

Her yeri şehitlik yapacaklar

Paylaş

Geçen ay kimi yayın organlarında Gümüşhane’nin Köse ilçesi haber oldu. Bunu bu şekilde, sakin bir dille söylemek bile aslında çok zor çünkü ilçede yapılanlar akıl dışı, korkunç vb. sıfatlar ile tanımlanabilecek, insanı çılgına çevirebilecek içerikte.

Özetle, rejimin belediye başkanı tam da rejime uygun bir fikir üretmiş: Olmayan “şehitler” için “şehitlik” gerekliymiş. Evet, olmayan ama olabilecekler için. Sonra bu fikri uygulamaya koymuş ve “şehitlik” yapılmış, hizmete sunulmuş.

Şehitsever belediye başkanı, “Şehit gelebilir, onun için yaptık. Toplam 12 kişilik şehitliğimiz var. İnşallah olmaz ama eğer şehidimiz gelirse diye burayı yaptık,” diye açıklama yapmış. Bu işten hangi şirket ne kazandı, vb. türde ayrıntılara hiç girmemiş. 

Açıklamada yer alan ayrıntılar ise şöyle: “Şehitlik yapıldı ve buraya ilçemizin bugüne kadar verdiği 7 şehidimizin fotoğraflarını koyacağız. Diğer alanları da inşallah olmaz ama eğer şehidimiz olursa diye yaptık. Onların kabirleri burada olacak. Bu şehitlik en fazla 12 kişilik. 250 kişilik diye laflar çıktı. Burası Çanakkale mi, 250 kişilik şehitlik olsun. Bizi çekemeyen rakiplerimiz abartıyor. Alan büyük olunca öyle sanmışlar. Şehitlikte bir anıt da yaptırdık. Çok para harcamadık. 200 bin TL civarında bir para harcandı.”

Bu haber yandaş olmayan medyada, “AKP’li belediye şehitliği şimdiden hazırladı: Şehidimiz gelirse diye yaptık”, “AKP’li belediye ‘şehit gelebilir’ diye şehitlik yaptı: Rakiplerimiz abartıyor...” gibi başlıklar ile verildi. 

Haberi yandaş medya organları yapacak olsa, herhalde “Belediye başkanının  büyük atılımı!” gibi başlıklar koyarlar, “Belki şehit gelir” diye ilçeye “şehitlik” yaptırılmasını müthiş “yerli ve milli” bir adım olarak sunarlardı. İlçeden bugüne dek yedi “şehit” çıkmasını büyük bir başarı, tarihi bir meziyet olarak işlerlerdi.

Bütün bunlar uydurmaca değil. Rejim bugün bir savaş siyaseti ile ayakta duruyor. Ölüm ve yıkım ile ayakta kalabiliyor. Son açıklamalar da bu yönde. Suriye’de daha fazla ölüm, daha fazla yıkım için adımlar atılacak. Şehit fabrikası tam gaz çalışacak. Savaş araçları üretenler, ölüm ve yıkımdan para kazananlar yine sevinecek. Türkiye ise ölümlerden ölümlere sürüklenecek; her yerde ölüm konuşulacak, ölümler yürekleri dağlayacak, akılları ve vicdanları yine buzdan kalıba çevirecek. “Yerli ve milli” siyaset bunu gerektiriyor.

Türkiye’nin geldiği noktada artık akıl dışı, korkunç ve acımasız olan ne varsa olağanlaştı. Belediye başkanının, “Şehit gelebilir, onun için şehitlik yaptık!” açıklaması da bunun bir göstergesi. Bu “şehit” kavramı o kadar güçlü ki, rejim tarafından Soma Katliamı gibi toplu kıyımları örtmek için bile kullanıldı. Belki giderek daha da fazla kullanılacak, diğer kıyımlar için de devreye sokulacak...

Neden olmasın? Bu gidişle, belki de hızlı tren kazalarına uygulanacak. Pendik’te, Eskişehir’de “Hızlı Tren Şehitleri” anıtları dikilecek. Belki Ankara’daki facianın ardından, “Demiryolu Şehitleri” anıtı yapacaklar. Büyük bir törenle, mehter marşları çalarak açılacak büyük bir anıt.

Ya 3. havalimanı? Hemen havalimanı yakınlarında bir “3. Havalimanı Şehitliği” neden yapılmasın? Rejimin inşaatçı dostları bunu hemen gerçekleştirebilir. Ya okullar? Örneğin, okul tuvaletinde lavabonun üzerine düşmesi sonucu ölen, giriş kapısının altında kalarak ölen çocuklar için “şehitlik” yaptırabilirler. Yurtlarda ve Kur’an kurslarında yanarak ölen çocuklar için “şehitlik” yaptırabilirler. Aslında saymak bile gereksiz. Türkiye, her gün daha fazla ölüyor. Cumhuriyet adına ne varsa, insanlık ve doğa adına ne varsa her gün yok ediliyor. Her yer “şehitlik” olacak, şakası yok!

Bu rejimde bir çocuk ancak bir nesne olabilir. Boyun eğen, ezilmeyi kabul eden, her olanakta şükreden. Değerlenmesi, kayda geçmesi için “şehit” olması gereken milyonlarca çocuk. Tablo bu kadar korkunç!

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa