21 Ekim 2018 04:45

Varlığımızı armağan edelim mi, etmeyelim mi?

Paylaş

İdari yargı karar verdi, okullarda öğrencilerin ant içme zorunluğunu kaldıran işlemi iptal etti.

Milli irade devletini savunan, bu devletin temellerini atan anayasa değişikliğini hazırlayan, kaleme alan, gerekçelendiren ve uygulamayı milli irade devletiyle uyumlu hale getirmeye çabalayan çevreler bir kızgınlar ki, sormayın!

Ben ise bu kızgın çevreye kızıyorum; savundukları ve düzenlenmesinde mimarları oldukları milli irade devletini hiç mi hiç anlamamışlar. Eski Türkiye’nin despotik devlet hukukunda yer alan anlayışa sarılmışlar, haklılıklarını savunuyorlar. Ezcümle şöyle diyorlar: İdari yargı icra organının yerine geçerek karar alamaz, alırsa yetkilerini aşar; bu birinci iddia. Ant yine zorunlu kılınırsa (akıllarına getirip sıraladıkları) özgürlükler ihlal edilir; bu ikinci iddia.

İddiaları yanıtlıyorum:

Milli irade devleti niye kuruldu? Milli irade ideolojisi toplumsal yaşamın temeline oturtulurken gerekli güvencelerle tahkim edilsin diye. Milli irade devletinin yargı sistemi de milli irade ideolojisinin uygulamadaki yansımalarını güvence altına almak üzere kurgulanmıştır. Yani yargı, milli iradeyi temsil işlevi verilmiş cumhurbaşkanının  yol gösterici istekleri ve gerektiğinde müdahaleleri dışında, cumhurbaşkanının belirlediği diğer iktidar üyeleri de dahil hiç kimsenin, hiçbir kurumun, hiçbir toplumsal değerin yönlendirmesiyle, etkisiyle, talimatıyla yargılama faaliyeti sürdüremez. Eğer cumhurbaşkanı ant konusunda idari yargının karar alabileceğini bir şekilde ifade etmişse, ‘verdiği karar ne olursa olsun idari yargı yetkisini aşmıştır, haddini bilmemiştir, yürütmenin yerine geçerek karar vermiştir’ denilemez. Cumhurbaşkanının bu konuda idari yargının karar alamayacağını düşündüğünü nereden biliyorsunuz? Bu birinci iddiaya yanıt. Kararın özgürlükleri ihlal tehlikesi taşıdığı sonucuna nasıl varıyorsunuz? Cumhurbaşkanı kararı uygun bulursa karar hukuka uygun verilmiş demektir. O zaman ne yapacaksınız? Cumhurbaşkanını özgürlüklere aykırı kararı desteklemekle mi itham edeceksiniz? Yeni devleti anlamamışsınız, eski devletin hukuk kırıntılarıyla cumhurbaşkanlığının önüne geçiyor, ahkam kesiyorsunuz. Bu ikinci iddiaya yanıt. Cumhurbaşkanlığı kararı zamanlı, olumlu ve gerekli bulursa kararın yargı bağımsızlığına uygunluğunu savunacaksınız; ben söyleyeyim de, siz kendinizi buna hazırlayın!

Varlığını bir başka varlığa armağan etme konusu yıllar önce tartışmaya açıldığında herkesi tatmin edecek bir yasal düzenleme öngörmüştüm. Ciddiye alınmadıydı! Yazıyı faydalı olur umuduyla, hiç değiştirmeden bir kez daha yayınlıyorum. Kuşkusuz önerdiğim düzenlemenin yeni devlet kurgusunun gerekleriyle uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. İstenirse bu konuda yardımcı olmaya çalışırım. İşte o eski yazım:

“Somut olarak neyi, neye, neden ve nasıl armağan ettiğimi bir türlü bilemeden ve anlayamadan yıllarca ant içtim. Benden önce, benimle birlikte, benden sonra milyonlarca öğrenci ant içti.   

Bundan böyle öğrenciler okullarda toplu olarak varlıklarını armağan eden andı içmeyeceklermiş. Bu karar tartışılıyor. Kimileri tepkili; öğrenciler bu andı içmezlerse Cumhuriyet’in tehlikeye düşeceği düşünülüyor.

Sorun ciddi gözüküyor. Ben uzlaşma zemini bulmak amacıyla anayasal, yasal, tüzüksel ve yönetmeliksel düzenleme önerisiyle üstüme düşeni yapmak istedim ve konuya ilişkin genel bir çerçeve oluşturdum. Bu çerçeve içinde neyin anayasayla, neyin kanun, tüzük ya da yönetmelikle düzenleneceğine karar verilebilir. Tartışmaya açıyorum.

1. Okullarda öğrencilerin varlıklarını armağan ettikleri ant kaldırılmıştır. Bugüne kadar varlıklarını armağan etmiş kişilerin varlıkları, halen öğrenci olmasalar dahi isteklerine bağlı olarak kendilerine Milli Eğitim Bakanlığınca iade edilecektir.
2. Varlığını armağan etmek serbesttir. Hiç kimse doğuştan kazandığı varlığını, hangi varlığa olursa olsun armağan etmeye zorlanamaz. Herkes ancak kendi varlığını, sadece bir  toplumsal varlığa armağan edebilir. Bir kişi varlığını birden fazla toplumsal varlığa armağan edemez.   
3. Hangi varlığın hangi varlığa armağan edileceği kanunla düzenlenir. Kanun varlığın armağan edilmesini zorunlu kılamaz, toplu armağan öngöremez.
4. On beş yaşını doldurmuş temyiz kudretine sahip herkes, rengi, ırkı, etnik kökeni, dini, mezhebi, siyasi düşüncesi, cinsiyeti, inancı bakımından ayrıma tabi tutulmaksızın,  varlığını kanun dairesinde bir toplumsal varlığa, ücrete tabi olmaksızın armağan edebilir. Kimse varlığını armağan etmesi ya da armağan edeceği kanunla belirlenmiş varlığı seçmesi nedeniyle suçlanamaz, kınanamaz.  
5. Varlığını armağan etmek isteyen kişi Bakanlar Kurulu tarafından kurulacak “Armağan Edilecek Varlıkları Saklama, Koruma ve Geliştirme Kurulu”na başvurur. Kurul, en geç bir ay içinde varlığını bir varlığa armağan isteminin kanunda öngörülen esaslara uygunluğunu denetler ve Genelkurmay Başkanlığının, İçişleri Bakanlığının, Dışişleri Bakanlığının, Milli Eğitim Bakanlığının ve YÖK’ün görüşlerini aldıktan sonra karar verir. Karara karşı yargı yoluna başvurulabilir.
6. Kişinin varlığını bir toplumsal varlığa armağan istemi kabul edilirse, ilgiliye bilgilendirilmiş rızası alındıktan sonra tüzük hükümleriyle düzenlenecek ant içtirilir. Ant, kurul üyelerinin çoğunluğunun huzurunda, tek tek içilir. Ant içenlere belli bir kıyafet zorunluluğu getirilemez.
7. Kurul kabul edilen istemleri, armağan edilen ve armağanın verildiği varlıklara göre ayrı ayrı düzenler ve her yıl armağan edilen varlığın korunması ve geliştirilmesi amacıyla yapılanlar ile bunların armağan edildiği varlığın gelişmesine katkılarını rapor haline getirir. Bu raporlar kanun, tüzük, yönetmelik, genelge, tebliğ, bilgilendirme notu gibi yasal metinlerde belirlenen, mahkemeler hariç resmi ya da özel kuruluş, kurum ve kişiler dışında başka hiç kimseye hangi nedenle olursa olsun gösterilmez.
8. Dileyen, dilediği anda armağan ettiği varlığının kendisine iade edilmesini kuruldan isteyebilir. İstemin kurula ulaşmasıyla birlikte armağan ilişkisi kendiliğinden ve geriye yönelik olarak sona erer. Kimse armağan ettiği varlığını geri alması nedeniyle suçlanamaz, kınanamaz.”

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...