Süper Lig'de şampiyon adaylarının durumu


15 Ağustos 2018 04:03

Süper Lig’de ilk haftayla birlikte şampiyonluk adayları da sahneye çıktı. Son şampiyon Galatasaray, Ali Koç’un başkanlığıyla birlikte yeni bir hava yakalayan Fenerbahçe, ligin en istikrarlı takımlarından Başakşehir ve son 3 yılda 2 şampiyonluk yaşamasının yanı sıra geçtiğimiz yıl Şampiyonlar Ligi’nde de etkileyici bir performans sergileyen Beşiktaş’ın neler vadettiklerini masaya yatıralım.

GALATASARAY

Dursun Özbek’in kendisi açısından ters tepen ama takımın şampiyonluğa ulaşmasıne vesile olan “Ya herro ya merro” taktiği sonrası sarı-kırmızılılar artık ayağını yorganına göre uzatmak zorunda. UEFA’nın mali kısıtlamaları sebebiyle transfer yapmakta zorlanan Cimbom’un handikapları dövizde son dönemde yaşanan devasa artışla daha da büyüyecek(Bu, tüm takımlar için geçerli). Galatasaray’ın hem lig hem de Şampiyonlar Ligi’ni kaldırabilmesi için hızlı bir stoper ve orta sahada çift yönlü bir oyuncuya ihtiyacı var. Gündemdeki isimler Jason Denayer ve Badou Ndiaye. Denayer transferi, gerçekleşmeye daha yakın görünüyor. Ancak Ndiaye’nin kiralama ve maaş maliyetinin altından nasıl kalkılacağı soru işareti. Emre Akbaba transferi için de ısrarlı olan sarı-kırmızılıların bu durumda finansal fair play kriterlerini karşılayabilmesi için Maicon, Younes Belhanda, Bafetimbi Gomis gibi isimlerden bazılarını göndermesi gerekecek. Tabii Gomis’in gitmesi durumunda bir 9 numara transferi de elzem hale gelecek.

Kısacası Galatasaray’ın işi zor. Üstelik takım, geçen sene yakaladığı havadan da uzak görünüyor. Bu şartlar altında gözler, Fatih Terim’de ve çıkış yapması gereken sürpriz isimlerde olacak. Umarız mali kısıtlamalar vesile olur ve Ozan Kabak, Yunus Akgün gibi isimler bu yıl takımda düzenli olarak forma şansı bulabilir.

Galatasaray’ın bu yıl başarılı olabilmesi için ekstra performanslara ihtiyacı var ve bunu gerçekleştirmeye en yakın isim Henry Onyekuru. Onyekuru hızı ve golcülüğüyle ligin etkili yabancılardan biri olabilir.

FENERBAHÇE

Sarı-lacivertliler, Ali Koç’un başkanlığıyla birlikte yeni bir sayfa açtı. Camiadaki tüm havayı değiştiren bu başkan değişikliği, Fenerbahçe’nin kaybettiği “İç saha avantajını” bu yıl yeniden güçlü bir faktör olarak ortaya koyacak.

Büyük mali darboğaza ve UEFA kısıtlamalarına rağmen transferde de akıllıca işler yapan Fenerbahçe, hem kısa vadede hem uzun vadede önemli getiri sağlayabilecek isimleri kadrosuna kattı.

Santrforda Islam Slimani, gol sayısı bakımından Gomis etkisi yaratabilecek bir potansiyele sahip. Andre Ayew de çalışkanlığı ve çok yönlülüğüyle Fenerbahçe taraftarının sevgilisi olacaktır.

Genç transferlerinden Barış Alıcı, sadece gelecekte değil şimdiden katkı verebileceğinin emarelerini gösterirken Eljif Elmas’ın performansı da belirleyici olacak.

BAŞAKŞEHİR

‘Başkan’ın takımı’ Başakşehir, yoluna bıraktığı yerden devam ediyor. Ligin en tecrübeli, alternatifli ancak aynı zamanda yaşlı takımına sahip olan Abdullah Avcı’nın bu yıl bu potansiyeli, 3. olmanın ötesine taşıyıp taşıyamayacağı merak konusu ancak şurası bir gerçek İstanbul’un turuncu formalı ekibinin kadrosunun Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’tan aşağı kalır bir yanı yok(Hatta daha iyi olduğu da iddia edilebilir).

Milos Jojic ve Soner Aydoğdu dışında ciddi transfer yapmayan Başakşehir’in –kalabilirse- Avrupa’ya ne derece ağırlık vereceği muamma olmakla birlikte(Geçen yıl neredeyse Türkiye Kupası muamelesi yapıp tüm odak noktalarını lige verdiler) en önemli hedeflerinin yine Süper Lig şampiyonluğu olacağı aşikar.

Mutlu sona ulaşma yolunda en önemli handikapları bir kez daha “Büyük camia olmama”ları olacak. Gerektiğinde futbolcuların hedefe konsantre olmasını kolaylaştıran taraftar etkisinin ve kitlesel desteğin yokluğu geçtiğimiz yıl hissedilmişti.

BEŞİKTAŞ

Siyah-beyazlılar, 2 yıl üst üste şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi başarısının ardından sezonu dördüncü tamamladı. Bununla birlikte kadrosundan Talisca gibi önemli bir ismi kaybeden Şenol Güneş’in bu boşluğu nasıl dolduracağı merak konusu. Zaten 9 numara sıkıntısı yaşayan bir takımda Talisca gibi tabela değiştirici yönü çok kuvvetli bir ismin yokluğu bu problemi iyice büyütebilir.

Ancak ne olursa olsun Beşiktaş, halen rakiplerine göre daha oturaklı bir sisteme ve oynama alışkanlığına sahip. Geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi sebebiyle ilk yarıda yaşadıkları konsantrasyon eksikliğini yaşamayacaklarını da düşünürsek geriye kaleci ve golcü(Ya da Talisca tipi skorer bir 10 numara) transferi kalıyor.

Bu problemlerin aşılması, Oğuzhan Özyakup’un eski seviyesine kavuşması ve Jeremain Lens’in bonservis bedelinin en azından yarısının hakkını veren bir katkı sağlaması durumunda Beşiktaş, yine şampiyonluğun en güçlü adaylarından olacaktır.

www.evrensel.net