Enflasyon yüzde 20’lere göz kırptı


04 Ağustos 2018 04:09

Hayat pahalılığı...

İşsizlik...

Ekonomik durgunluk (Gidişata göre küçülme).

Sadece son iki günde yaşananlar, bu sıraladıklarımızın artık inkar edilemez gerçekler  olduğunu gösterdi. Hatta her geçen gün daha ağırıyla karşılaşacağımızı da...

Hayat pahalılığından başlayalım.

Dün temmuz ayı enflasyon rakamı açıklandı.

Temmuz ayında enflasyon geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15.85 arttı.

Yıllık enflasyon 15 yılın zirvesinde. AKP iktidarının en pahalı günleri yaşanıyor.

Gıda enflasyonu    yüzde 19.40

Ev eşyası         yüzde 20.32

Ulaştırma        yüzde 24.21

Çeşitli mal-hizmet    yüzde 17.24

En temel mal ve hizmet gruplarında fiyatlar uçmuş. Bu da demektir ki, işçiler, memurlar, emekliler, dar ve sabit gelirler için hayat çok daha pahalı.

İnsanların alım gücü hızla düşüyor.

‘Bana ne kur artışından’ diyenlere duyurulur.

Enflasyonun yükselmesinde son ÖTV artışlarıyla zam gelen rakı ve bira fiyatları da etkili oldu.

Bu küçük bilgi de...

‘Biz içmiyoruz ki bize ne alkole gelen zamdan’ diyenlere  duyurulur.

KONTROLDEN ÇIKTI!

Dedik ya; ‘Daha da ağırlaşacak’...

Zira enflasyonun kontrolden çıkma noktasına geldiğini gösteren veriler çoğaldı.

Sorun artık rakı, patates, soğan değil!

Üretici enflasyonu yüzde 25.

Yüzde 25’lik üretim maliyeti ile yüzde 15.85’lik tüketici enflasyonu arasında neredeyse 10 puanlık fark var.

Bu böyle sürmez. Üretim maliyeti fiyatlara yansır, makas daralır.

Ara mallarında yüzde 30’a fırlayan enflasyon, fiyat tırmanışının süreceğini söylüyor.

Enerji fiyatlarına yüksek oranlı zamlar yapıldı. Yakın bir gelecekte söz konusu artış da enflasyonu tetikleyecek.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Özellikle elektrik, su, doğal gaz ve akaryakıt zamlarının önüne geçilmeli ki enflasyonla mücadelemiz başarılı olsun” diyor.

Lakin o zamlar yapıldı bile. Elektrik ve doğal gaza gelen zamların etkisi henüz görülmedi fakat önümüzdeki aylarda görülecek.

Ekonominin yapısal sorunları ile enflasyon, karşılıklı birbirlerini besliyor.

Dışa bağımlılık kurları, kurlar enflasyonu, enflasyon faizi tetikleyip duruyor.

Ekonomi kur, faiz, enflasyon girdabında debeleniyor! Olan ülkenin emekçi vatandaşlarına oluyor.

EKONOMİK DURGUNLUK

Hayat pahalılığının yayı sıra ekonomi durgunluğa doğru ilerliyor!

Sanayici makine teçhizat yatırımı yapmaz olmuş. Fazlasıyla stok üretimi gerçekleştirmiş üretimi kısmaya hazırlanıyor.

Gidişatın farkında olan hükümet tüketimi kısmayı düşünüyor. Önceki gün kredi kartı taksit sayısının düşürülmesi bunun göstergesi.

Uzun vadeli borçlanılarak özellikle ithal edilen malların satın alınması artık istenmiyor. Tüketim azalsın enflasyon düşsün, ithal edilen ürünler daha az satın alınsın cari açık küçülsün diye.

Devlet artık ‘borçlanarak tüketme’ diyor. Oysa seçim öncesi, bankalara ‘Kredi verin tüketimi patlattırın’ talimatı veriyordu.

Taksit sayısının azaltılması tüketimi düşürüyor. Bu gerçeği bize, 2014 yılında hayata geçirilen taksit kısıtlamasının sonuçları gösteriyor.

Ekonominin frenine basılması yeni işsiz kalma vakalarının habercisi.

Kurlar yükseldikçe gelen işten atma haberlerine yenileri eklenecek gibi!

Sanayici hükümetten önlem talep ediyor. Esnaf KDV indirimi istiyor. Peki ya emekçiler ne talep ediyor?

Talep olmazsa yoksullaşma olur!

www.evrensel.net
ETİKETLER enflasyon