KADEM'in 'Kadın Aday' kartı ne gösteriyor?


17 Mayıs 2018 04:43

Kadın ve Demokrasi Derneği KADEM, 23 ilde 3141 kadınla yaptığı Kadın ve Siyaset Araştırmasının sonuçlarının bir kısmını açıkladı. Bir kısmı diyoruz, çünkü KADEM’den aldığımız bilgiye göre araştırmanın “yalnızca yorumlayabildikleri kısmını” açıklama gereği duymuşlar, tamamını ise sonra kamuoyuyla paylaşacaklarmış.

Araştırmada yer alan kadınlar ağırlıklı olarak 18-35 yaş aralığında ve üniversite düzeyinde eğitimi olan kadınlar.

* “Kadın arkadaşlarınızla bir araya geldiğinizle siyasetle ilgili konuları konuşuyor musunuz” sorusuna “Hayır, hiç konuşmuyoruz” diyenlerin oranı yüzde 45.6. “Evet, ama fazla değil” diyenler yüzde 41.3, “Evet, çok fazla konuşuruz” diyenlerin oranı yüzde 12.6. Kadınların siyasetten bu kadar uzaklaştırılmasında yaratılan korku ikliminin etkisini elbette analiz etmesini beklemiyorduk KADEM’in. Ama bunun bu cevaplarda çok önemli olduğu açık.

Kadınların yüzde 63.3’ü mecliste kaç kadın vekil olduğu hakkında bilgi sahibi değil. Araştırmada ayrıntısı verilmemiş, ama kadınların yüzde 58.4’ü Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin neler getirdiğini bildiğini, 41.6’sı ise bilmediğini söylemiş.

Kadınların yüzde 47.4’ü “Daha önce oy vermediğiniz bir parti, ilinizde kadın milletvekili adayı gösterirse bundan dolayı o partiye oy verir misiniz” sorusuna “vermem” demiş. “Veririm” diyenlerin toplamı 33.6. “Şu aşamada bir fikrim yok” diyen ise yüzde 18.7.  KADEM bu veriyi “Her 3 kadından 1’i parti ideolojisinden bağımsız olarak doğrudan kadın kimliğinden dolayı kadın adaya oy verebileceğini bildirdi” diye yorumlamış. KADEM’in bu yorumu, ‘kanırtılmış’ bir yaklaşım. Çünkü yüzde 47.4 oranında “oy vermem” cevabı, kadınların kadın adayın kadınlığına değil, hangi partiden aday olduğuna baktığına işaret daha çok. Dolayısıyla da yalnızca cinsiyet, yeterli değil kadınlar için.

*  Araştırmaya katılanların yüzde 85.4’ü mecliste kadın sayısının yeterli olmadığını düşünüyor. Her üç kadından ikisi meclisteki kadın oranının yüzde 40’tan fazla olması gerektiği kanaatinde.

“Sizce siyasetle ilgilenen kadınların sorunlarını çözmek için öncelikle aşağıdakilerden hangisi yapılmalı” sorusuna yüzde 13.5 “yuva ve kreş sorunu çözülmelidir”, yüzde 13.7 “Kadınlara maddi imkanlar sağlanmalıdır”,  yüzde 32.4 “erkeklerle eşit muamele için şartlar oluşturulmalıdır”, yüzde 39.3 “Kadını koruyan yasal düzenlemeler yapılmalıdır” cevabı vermiş. Araştırmaya katılanların yüzde 67.9’u siyasette kadınlara karşı ayrımcılık veya mobbing yapıldığını düşünüyor. Bu başlıklar, esasen kadınların taleplerine ilişkin bir oylama olarak da değerlendirilebilir. Demek ki kadınlar bu ülkede kadını koruyan yasal düzenlemeler olmadığını, erkeklerle eşit muamele görmediklerini düşünüyor.

* Hükümetin kadınlara yönelik politikalarını başarılı bulanların oranı yüzde 37, aile politikalarını başarılı bulanlar ise yüzde 37.1. Bu rakamı “Kadınlar 16 yıllık politikalardan memnun” diye sundu KADEM. Peki yüzde 63 ne oluyor? Üstelik de araştırmaya dahil olan kadınlar arasında eğer bir partiye üyeyse AKP’li olduğunu beyan eden kadınların sayısı da epey yüksek. Araştırmaya katılan kadınlardan herhangi bir partiye üye olanların oranı sadece yüzde 7.3. Kadınların yüzde 64.7’si AKP’ye, yüzde 21.7’si de CHP’ye üye olduğunu dile getiriyor.

Mecliste 74 kadın vekil var, kadın vekillerin yüzde 35’i HDP’den, yalnızca yüzde 10’u AKP’den. HDP’nin 5 kadın vekili tutuklu, eşbaşkanları Figen Yüksekdağ’ın ise vekilliği düşürüldü. Kadın derneklerinin kapatıldığı, kadın belediye başkanların, vekillerin tutuklandığı, binlerce kadının KHK’lerle işinden edildiği, kadınların kamusallığının “pembe ayrımcılıklara” tıkıştırıldığı, fikrini sosyal medyada ifade eden onlarca kadının gözaltı ve tutuklamalarla korkutulmaya çalışıldığı bir ortamda seçime gidiyoruz. 

Ama KADEM Başkanı Sare Aydın “Bizim kadınların gücüne inanan bir cumhurbaşkanımız var” diye lafa giriyor, araştırmayı “Kadınların tercihi Ak Parti” diyerek anlatıyor.

KADEM’in bu araştırması “Biz varsak demokrasi var” sloganıyla başlattıkları “seçilebilir yerlerden kadın aday” kampanyasının bir parçası. Araştırma bir bakıma AKP’ye “kadın aday gösterelim” çağrısı. Hatırlarsınız, hükümetin yaptırdığı araştırmalar kendi parti tabanları dahil, kadınların desteğinin daha önceki dönemlere kıyasla bir miktar düşük olduğu yönünde sonuçlar göstermişti. Referandumda da hayır diyen kesimlerin ağırlıklı olarak kadınlar ve gençler olduğuna ilişkin bir veri ortaya çıkmıştı. AKP MYK’sında bu konu gündeme geldiğinde kadın aday adaylarının teşvik edilmesi için çalışma yapılması gerektiği konuşulmuş. “Kadın aday”, Erdoğan’ın açıkladığı AKP manifestosunda “yükü birlikte taşıyalım” denilen kadınlara “sizi görüyoruz” kartı olacak. KADEM de bunu göz boyayacak bir “demokrasi manifestosuna” çevirmenin aracılığını yapıyor. Kendi yaptıkları araştırma sonuçları -sunmayı tercih ettikleri kadarıyla bile- kadınların “göz boyama” değil, gerçekten taleplerini ve haklarını dile getirecek bir temsiliyet arayışında olduğunu gösteriyor. 

www.evrensel.net