AKP’nin taşeron işçilere kazığı


04 Nisan 2018 04:15

AKP’nin taşeron işçileri kadrolu yapacağı haberleri çıkıp, hazırlanan 696 sayılı KHK basına düştüğünde, biz de dahil, pek çok kişi bu düzenleme ile işçilerin tümünün kadroya geçirilmeyeceği gibi taşeron işçiliği de kaybedebileceğini yazmıştık. Doğrusu taşeron işçi olarak çalışanların tümünün bütün kazanılmış hakları ile birlikte kadrolu işçi yapılması ve taşeron firmaların işyerlerinden çıkarılması idi.

AKP sözcüleri tüm taşeron işçilerin kadroya geçirileceğini tekrar tekrar açıkladılar. Bizim kaygılarımızı, muhalefetin AKP’ye çamur atması, gerçek dışı iddialarla işçilerin kafalarının karıştırılmaya çalışılması olarak göstermeye çalıştılar. Öngörülerimiz gerçekleşti.

AKP, taşeron işçilere önce feragat dayatması yaptı. Kadrolu olmak için işçilerden açtığı davalardan feragat etmesini ve eski işyerinden bütün alacaklarını aldığını beyan etmesini istediler. Bunları yapmayanları almayacaklardı. İşçiler istemeye istemeye istenileni yerine getirdi. 

Feragat da yetmedi, bu kez güvenlik soruşturmasını geçemedin diye taşeron firmadan ayrılan, “alacaklarımı aldım” diye sulhname imzalayan ve davalardan feragat eden işçiler ortada bırakıldı.

Oysa, bu işçilerin tümü taşeron firmalara girerken sabıka sicil kaydı alıp öyle işe girmişti. Hiç birinin bir mahkumiyeti, hatta hakkında açılan bir soruşturma dahi yoktu. 

O halde, güvenlik soruşturması diye kadroya alınmayan ve taşeron firmadan da ayrılıp ortada kalan işçiler niye bu akibete uğradı? 
AKP, OHAL KHK’leri ile ihraç ettiği yüz binden fazla kamu emekçisi gibi, taşeron işçilerin bir kısmını da ihraç etmiştir. Bu ihraç edilenler de çoğunlukla AKP muhalifi, Alevi, sendika üyesi, hakkını arayan işçiler içinden seçilmiştir. İşçiler, ücretlerimiz düşük, iş güvencemiz yok, sosyal haklarımız kısıtlı diye şikayet edip kadrolu işçi olup haklarına kavuşmayı beklerken işinden de olmuştur.

İşçilere “dava açın” deniliyor. AKP’nin politikalarına, idari işlemlerine karşı karar vermeye çekinen bir yargı. En az dört sene sürecek dava süreci. İşsiz kalan işçilere birkaç bin liraya mal olacak dava masrafları. 

Güvenlik soruşturması nedeniyle işe alınmayan taşeron işçiler, memuriyete kabul edilmeyen memur adayları, göreve ve uzmanlığa başlayamayan doktorlar, mecburi hizmetini yapamayan doktorlar... Bunların hepsi, OHAL kalktığında, yargı rutin çalışmasına başladığında haklarını elde edeceklerdir. Üstelik devlet bu mağdur kişilere yüklü tazminatlar da vermek zorunda kalacaktır. O halde, güvenlik soruşturması gibi fişleme uygulamalarına derhal son verilmeli ve mağdurlarının hakları iade edilmelidir. Aksi takdirde AKP bu hukuk dışı uygulamaların hesabını ileriki günlerde veremez. 

www.evrensel.net