Gazetecilik halleri


14 Mart 2018 04:15

Bizim gençliğimizde “araştırmacı gazetecilik” diye tanımlanan bir gazetecilik türü vardı. Uğur bu gazetecilik türünün en ünlü simasıydı. Örsan Öymen, Cüneyt Arcayürek, Emin Çölaşan vd. gazete haberlerine yansımayan olayları ortaya çıkarır ve yazarlardı. Çoğu zaman araştırdıkları konuyla ilgili bilgileri toparlayıp kitap yaptıkları da olurdu. Özal dönemiyle birlikte iktidara yamanan gazeteci türü ortaya çıktı. Bunların iddiası, Özal’ın son “sosyalist”, ülkenin, Türkiye’nin de artık “özgürleşmeye” başladığı, önce sermeyenin hareketlerinin ve ticaretin özgürleşeceği, buna paralel olarak da siyasetin, edebiyatın, sanatın vd.lerinin de özgürleşeceği idi. Bu akımın temsilcisi aydın ve gazeteciler kendilerini “liberaller” olarak tanımlıyordu. Kraldan çok kralcılardı. Uğur Mumcu’lar ise bunlara “dönek” diyordu.

Daha sonra araştırmacı gazetecilik bitti (Ahmet Şık gibi birkaç kişi var tabii her şeye rağmen. Onlara yapılanları da hep birlikte görüyoruz). Araştırmacı gazeteciler hükümet ve yargı baskıları ile susturuldular.

Derin devletin, Gülencilerin “araştırmacı gazetecileri” ortaya çıktı. Gizli servislerin, polisin verdiği bilgileri bir propaganda aracı gibi gazetelerinden okuyuculara aktarıyor, kitaplar yayınlıyorlardı. Sırf bu amaçla gazeteler bile çıkardılar. Bu grup da kendini özgürlükçü, liberal falan diye tanımlıyordu.

Şimdi artık bunlar da bitti. Günün modası “troller”.  Onlar; iktidarın propagandasını saklamaya, gizlemeye gerek duymadan, açıktan yapıyor. Hatta işi iktidar içindeki klik çatışmalarında taraf olmaya ve bir kliğin adamı olmaya 
kadar götürdüler.

Tabii, bir de Abdülkadir Selvi var. O nevi şahsına münhasır. Adeta iktidarın resmi sözcüsü. Bir Hükümet Sözcüsü var. Bir de Selvi. Selvi, Hükümet Sözcüsü’nden bir kalem ileri. Bir zamanlar Mısır’da yarı resmi Elhamra Gazetesi vardı. Selvi, ona benziyor. Ama yarı resmi değil. Tam resmi.
Selvi’nin dünkü köşesinde anlattığı bir hikaye var ki, evlere şenlik. O, şuna şöyle demiş. Yanlarında mıydın? Hayır. Kim dedi, O ya da şu mu? Hayır
Afrin merkezine yapılacak muhtemel bir saldırı için kamuoyu oluşturmaya çalışıyorsun. Gazeteci sıfatıyla.

Biz şimdi gazetelerden ve görsel medyadan bir şey öğrenemiyoruz. Hele OHAL’den sonra.

Afrin beteri daha beter yaptı. Artık gazeteler birer Genelkurmay bildirisi haline geldi. Yabancı dil bilenler dış basını izlemeye çalışıyor.
Cumhuriyet, korku çemberini kırıp gazetecilik yapmayı denedi. Bir sene önce yayınlanmış bir haberi yeniden yayınladılar diye casuslukla suçladılar. Yazarlarını, yöneticilerini hapse attılar. Yıllardır Fethullah Cemaatini deşifre etmeye çalışan gazeteyi FETÖ’cülük ile suçladılar.
BirGün ve Evrensel haklarında açılan ceza ve tazminat davaları ile boğuşuyor.

Fakat bu günler geçecek. AKP, elbet iktidardan düşecek. Bunun sinyalleri görülmeye başlandı. Ben, AKP iktidardan düştükten sonra yazılacakları merak ediyorum. Bugünkü baskı ve terör ortamı nedeniyle yazılamayan, anlatılamayan olaylar senelere anlatılacak. Ama, bugün gazetecilik niteliğini kaybedenler, o günlerde çark edip gazeteciliğe devam edemeyecekler muhtemelen.

www.evrensel.net