Ankara Katliamının 29. ayı


09 Mart 2018 04:50

Yarın Ankara Katliamının üzerinden 29 ay geçmiş olacak. Daha önceki katliamlar da böyle böyle unutulmaya çalışılmıştı. Sivas, Maraş ve niceleri... İki yıl beş ay önce hayatta olanlar10 Ekim 2015 saat 10.04’te aramızdan ayırdılar. Hayalleri, umutları hepsi bitirildi. O gün söz verdik; nereye uzanırsa uzansın, sorumlular, katiller ve yardım yataklık yapanlar yakalanıp cezalandırılıncaya kadar davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Unutturmak istiyorlar, zaman denen çarka yenik düşelim istiyorlar. Derneği kapatabilirler, anmaları yasaklayabilirler ama bizlere yaşadıklarımızı unutturamayacaklar. 

Hapishane dışında olanlar katliamın duygularımıza açtığı yaraları dillendirdi, yazdı çizdi. Hâlâ  görüldüğü gibi yazıp çiziyoruz. Ya hapishanelerde katliamı duyup, yüreği yüreklerimizle atanlar? Redfotoğraf ve Görülmüştür ekibi olarak gerçekleştirilen ‘‘İçeriden-Dışarıya Fotoğraf Sergisi’’ projesinde Ankara Katliamı’na ilişkin yorum yapan Kasım Karataş’ın düşüncesini fotoğraf tekniği ile görselleştirdim. Aşağıda betimlemeyi ve kolaj fotoğrafı paylaşıyorum. 

Kasım KARATAŞ (2 No’lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu / URFA )

“Ankara Katliamıyla ilgili olarak; Devleti temsilen Leviathan* canavarının kalabalık insan
topluluklarını temsilen meleklere saldırması. Yerlerde parçalanmış yüzlerce insanın hali.
Bir anlamda Picasso’nun Guernica tablosunu andırıyor.’’

(*) ‘Leviathan, Thomas Hobbes tarafından yazılmış ve 1651’de yayımlanan bir kitaptır. Kitabın
adı İncil’de geçen Leviathan isimli bir yaratıktan esinlenerek konulmuş. Eser, toplumun
ve meşru hükümetin yapısıyla ilgilidir ve toplumsal sözleşme teorisinin en eski ve en etkili
örneklerinden biri olarak görülür. İngiliz iç savaşı sırasında yazılmış olan Leviathan, sosyal
bir sözleşme ve mutlak bir egemen tarafından yönetilmeyi tartışmaktadır.”

www.evrensel.net