Patron işten ayrılmış gibi göstermişse dava açabilirsiniz


03 Kasım 2017 04:52

SORU: Merhabalar. Özel bir eğitim kurumunda çalışıyordum ancak kurum satıldı ve alan firma kendi şirketi olduğu için personel istemedi. Sözleşmesi biten öğretmenler istifa ettiler. Benim de tazminatımı ödeyeceklerini söylediler ama istifa dilekçem olmamasına rağmen işten ayrılma olarak çıkış yapılmış. Ne yapmalıyım? Teşekkür ederim.

CEVAP: İyi günler. Maalesef, konu ile ilgili yapılan araştırmalar, iş güvencesi, ücret güvencesi ve istihdam koşulları açısından en olumsuz koşullardaki eğitim emekçilerinin özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler olduğunu gösteriyor. Bu açıdan ayrıca, konu ile ilgili yasal metinlerin karışıklığı ve uygulama ile çelişkileri de sorunların bir diğer dayanağı. 

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun “Özlük hakları ve sorumluluklar” başlıklı 9. maddesinin ilk fıkrasında, “Kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az bir takvim yılı süreli olmak üzere yönetmelikle belirtilen esaslara göre yazılı olarak yapılır. Mazeretleri nedeniyle kurumdan ayrılan öğretmen ve öğreticilerin yerine alınacak olanlar ile devredilen kurumların yönetici, öğretmen ve öğreticileri ile bir yıldan daha az bir süre için de iş sözleşmesi yapılabilir” hükmü düzenlenmektedir. Dolayısıyla sözleşmenin belirli süreli olması yasal zorunluluktan gelmektedir. Ancak, yine aynı kanunun 9. maddesinin 5. fıkrasındaki düzenleme ile kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, sosyal güvenlik ve özlük hakları yönünden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi kılınmıştır. 

Bu açıdan Yargıtay, konu ile ilgili önüne gelen dosyalarda, iş sözleşmesinin bir yıllık süreyi aşması ve kıdem tazminatı açısından koşulların oluşması durumunda kıdem tazminatının ödenmesi gerektiğini ifade etmektedir.

“Halen yürürlükte olan ve kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde ‘Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin…’ cümlesi ile iş sözleşmesinin belirli ya da belirsiz süreli olmasının kıdem tazminatına hak kazanma açısından önemli olmadığı belirtilmiştir. Burada önemli olan fesih iradesinin kim tarafından ortaya konulduğu ve kıdem tazminatına hak kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Örneğin belirli süreli iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca haklı nedenle fesheden işçi bir yıllık kıdem koşulu gerçekleştiği takdirde kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Elbette kural olarak belirli süreli iş sözleşmesi kararlaştırılmış ve süre sonunda taraflardan herhangi biri fesih iradesini ortaya koymamış ise iş sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceği açıktır. Ancak belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesinden önce taraflardan biri yenilememe iradesini ortaya koymuş ise burada yenilemeyen tarafın iradesine göre kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılamayacağı araştırılmalıdır. İşveren yenilememe iradesini göstermiş ve haklı nedene dayanmıyor ise bir yıllık kıdem koşulu gerçekleştiği takdirde kıdem tazminatı ödenmelidir. (Yargıtay HGK)  

Eğer, bir istifa dilekçeniz bulunmamasına rağmen sizi istifa etmiş gibi işten çıkışınızı yapmış,  işten çıkış kodunuzu da istifa olarak gösteren işverene karşı, iş mahkemesinde bir alacak davası açabilirsiniz. Ancak, bu davanızı 01.01.2018 tarihinden sonra açar iseniz yasal zorunluluk gereği dava şartı olarak öncelikle ara bulucuya başvurmanız gerekecektir.

www.evrensel.net