NBA'de yeni sezon başlarken... Yazdan kalma sorular (1)


17 Ekim 2017 04:15

Evet akşam yatacağız… Birkaç saat sonra kalkacağız ve NBA başlayacak.

Yaklaşık 4 aylık ara iki muhteşem maçla, Cleveland Cavaliers-Boston Celtics ve Golden State Warriors-Houston Rockets müsabakalarıyla sona eriyor.

2016/17 sezonu beklenen Warriors-Cavs finali ve Warriors şampiyonluğuyla tamamlandığından bu yana ‘Enstantane’de NBA yazmadığımı fark ettim.

Yazdan bu yana pek çok şey yaşandı oysa… Yine de nostalji havasına düşmeden, hem yazı hem de geleceği değerlendiren, aslında önümüzdeki sezon neler yaşayacağımızı da özetlemeyi hedefleyen bir şeyler karalamanın vaktidir. 2 günlük seriye başlayalım…

KYRIE IRVING’İN KARARI DOĞRU MUYDU?

Kyrie Irving’in Cleveland Cavaliers’tan ayrılma niyeti medyaya sızdığında sosyal medyaya ne yazmışım diye baktım. 2 kelime: “Üzdün Kyrie.” Demek ki üzülmüşüm. Her neyse, kolay affederim, hele ki sporcuları!

Irving’in LeBron James’le oynamak istememesine dair öne sürdüğü gerekçeler hem hak verilebilecek hem de “Yürü git la burdan” denebilecek şeyler. Irving’in bir takımın lideri olarak potansiyelinin zirvesini görmek istemesi anlaşılır ama yanında LeBron James yokken daha iyi oynayabileceğini, daha başarılı olabileceğini düşünmüyorum. Belki sayı ortalamasını artırabilir (Geçtiğimiz yıl 25.2 ile en iyi sezonunu geçirmişti) ama zaten onu James mi tutuyordu ki! Maç başına 19.7 şut kullanıyordu ki bu alanda Cavs’in lideri, ligin ise altıncısıydı. James gibi rakip savunmanın ilgisini vakum gibi çeken biri yokken aynı verimliliği yakalayabilir mi? İmkansıza yakın…

Geçtiğimiz yıl bir şeye sıkça tanıklık ettik… Evet, Irving pek çok maçta Cavs’i taşıdı, playoffta kritik anlarda müthiş skor serileriyle rakipleri darmadağın etti ama bunların ezici çoğunluğunu James sahadayken yaptı. James yokken Irving zorlandı, takımı taşıyamadı. Tom Haberstroh’un Irving’in ayrılmak istediği haberi internete düştükten sonra attığı meşhur tweette olduğu gibi, “Cavs geçtiğimiz yıl Irving’in sahada, James’in kenarda olduğu 635 dakikada rakiplerinden toplam 120 sayı fark yedi.” Buna benzer daha pek çok istatistik var ve ben 21 Temmuz günü “Üzdün Kyrie” yazarken NBA yazarları, muhabirleri tüm bunları gün ışığına çıkarmakla meşguldü.

Tabii ki Kyrie Irving bunlara “Umurumda değil” diye ya da “Sorun da bu, o LeBron’un takımıydı, benim değil” diye yanıt verebilir. Kendi liderliği altında şekillenecek bir takımda, James’le geçirdiği 3 yılın da tecrübesiyle bugüne kadar gördüğümüzden daha skorer, daha verimli, daha sağlıklı (Ki mesele Kyrie ise bu da hep bir soru işaretidir) bir performans göstereceğini, yeniden doğacağını öne sürebilir. İzleyerek göreceğiz öyle olursa hepimiz kazanırız ve ağzımızın suyu akarak seyrederiz. Ancak benim tahminim olumsuz yönde.

BONUS: CELTICS NE YAPAR?

Boston Celtics, Irving ve Gordon Hayward’ı kente getirme sürecinde kadrosunu da tamamen yeniledi. Al Horford dışında geçtiğimiz yılın Doğu finalisti ekibinden kimse ilk beşte yok. Ancak Jaylen Brown, Terry Rozier, Jayson Tatum gibi gençlere eşlik edecek Marcus Smart ve Marcus Morris gibi isimlerle yeniden Cavs’i zorlamaya en yakın takım olmak için Wizards ve Raptors’la girişecekleri rekabette bir adım öne fırlamaya “Oturmuş takım kimyası” uzağındalar.

LEBRON JAMES HALEN EN İYİ Mİ?

Evet öyle. Kevin Durant final serisinde ‘En Değerli Oyuncu’ ödülünü tartışmasız bir şekilde, şampiyon olarak ve hak ederek kazandı. Üstelik James onu savunurken hücumda neredeyse hiç yavaşlamadan, 3. maçın en kritik anında da onun üzerinden dev bir üçlük sokarak bunları başardı. Ama “en iyi oyuncu” tartışması, tarihi seviyede güçlü bir takıma sahip olmanın getirdiği avantajlardan etkilenmemesi gereken bir şey. James 33 yaşına doğru ilerliyor ve halen oyununda gerileme olmadığı gibi geçtiğimiz yılın onun en iyi sezonu -özellikle playoff performansı- olduğunu iddia edecek pek çok kişi var.

James, final yenilgisinden 2-3 gün sonra sosyal medyaya koyduğu “çalışmaya devam” videolarıyla “acı yok” mesajını herkese duyurmak için biraz fazla çabaladı ama bu onun gerçekten de klinik derecede “sporkolik” olduğu gerçeğinden kaynaklanıyor. Bu kadar profesyonel yaşayan, iyi çalışan, sürekli gelişen ve vücudunun bakımı için bazı takım arkadaşlarının yıllık kazancından daha fazlasını harcayan bir oyuncu için 33 yaş hiçbir şey değil. -Kariyerinde hiçbir ciddi sakatlık yaşamayan James’in 40’ına kadar oynayacağını düşünüyorum- Serbest atış yüzdesini yeniden yüzde 70’in üzerine çekebilecek mi onu merak ediyorum.

BONUS: CAVS NE YAPAR?

Normal sezonda Kyrie Irving sonrası sendromdan James de Cavs de etkilenecektir. Çünkü gelenler-gidenler derken onlar da ciddi bir değişim geçirdi. Isaiah Thomas uzun süre sakatlığı sebebiyle oynayamayacak. Derrick Rose, Dwyane Wade ve Jae Crowder ilk beşe yerleşecek. Tristan Thompson ve J.R. Smith ikinci beşe geçecek. Özellikle ilk beşin sadece 2 şutör barındırdığını düşünürsek James için boyalı bölgeye giriş yapmanın zorlaşacağını bunun da onun şut yüzdesini düşürebileceğini genel olaraksa Cavs’in performansını zayıflatabileceğini düşünmek makul. Ancak uzun vadede çözüm yolu bulunacaktır ve playoffa gelindiğinde Doğu’da karşılarında durmak zor olacaktır.
Cavs’i durdurabilecek senaryolar ise bunca egonun bir arada barınmada yaşayabileceği zorluklar(Thompson ve Smith’in ilk beşten düşmesi, Jefferson gibi bir takım arkadaşını yitirmiş olmaları), sakatlıklar, James’in takıma olan inancını yitirmesi ve önümüzdeki sezon için kendine şehir bakmaya başlaması (Ki seneye ayrılması kimseyi şaşırtmaz) olabilir.

BONUS 2: PEKİ YA CEDİ OSMAN?

Cedi Osman, Avrupa Basketbol Şampiyonası’ndaki performansıyla herkesi etkiledi. Atletizmi, fiziği, savunmadaki inadının ötesinde skorer performansı onun NBA şansını daha da güçlendirdi. Eğer yıldız olamayacaksanız NBA’de devir 3&D (üçlük ve savunma) devri. Cedi Osman’ın pasör özellikleri, takımda ismi LeBron James ve Dwyane Wade olmayan tüm 2 ve 3 numaralardan daha iyi. Üstelik Cavs bu yıl 4 numarasını da 3’ten seçecek yani Cedi Osman için Jeff Green, J.R. Smith, Iman Shumpert, Dwyane Wade, Kyle Korver ve LeBron James’le gireceği “dakika rekabeti” için daha çok alan olacak. 3 sayı yüzdesini 37, 38’lere taşıması durumunda sürpriz katkılar (Önümüzdeki yıllar için daha iyimserim) verebilir.

PHILADELPHIA 76’ERS PLAYOFFA KALIR MI?

O kadar çok yeni yıldız adayı geliyor ki 76’ers’ın “süreci” için “Yeterince olgunlaştı” diyemiyoruz ama Doğu Konferansı’nın zayıflığı denklemi değiştiriyor. Ben Simmons’ın sakatlık sebebiyle geçtiğimiz yılın tamamını kaçırması epey moral bozucuydu. Joel Embiid’in 2 yıllık sakatlıktan sonra başlayan kariyerinin ilk sezonunda yalnızca 31 maça çıkabilmesi de öyle... Neyse ki Embiid, bu 31 maçta herkese nasıl bir yetenekle karşı karşıya olduklarına dair yeterince ipucu verdi. Bu iki oyuncu sakatlıklardan kaçınabilirse (Embiid için 50 maç ve sezon sonu sağlıklı olması yeterli), draftın bir numarası Markelle Fultz, “üçlükçü ağabey” olarak 1 yıllığına 23 milyon dolar verilen JJ Redick ve bir diğer çaylağımız Furkan Korkmaz’ın katıldığı kadro playoffa kavuşabilir.

SPOR SPOR İÇİN Mİ HALK İÇİN Mİ?

Colin Kaepernick’in milli marş esnasında diz çökme eylemlerini başlatırken kullandığı “Sahip olduğum ayrıcalıklı platformu, sesini duyuramayanlar için kullanacağım” sözü o kadar benimsendi ki ABD’de sporcular neredeyse bu soruyu gündeme getirecek. NFL merkezli tartışmaya, son yıllarda siyasete çok daha fazla “bulaşan” LeBron James, Stephen Curry ve diğer NBA yıldızları da dahil oldu. 7-8 yıl önce sadece rol oyuncusu Etan Thomas’ı sayabildiğimiz ligde artık neredeyse tüm yıldızları “politik” olarak niteleyebiliyoruz. NBA’de NFL gibi her maç öncesi milli marş okunmuyor ama sezonun açılış karşılaşmalarında okunacaktır ve burada “diz çökme” şeklinde olmasa da Donald Trump’a ve ırkçılığa karşı güçlü mesajlar verilecektir. Bu yıl NBA’e sıkça kulak kabartmanın bir başka gerekçesi de bu hayranlık uyandırıcı sporcu aktivizmi olacak.

Yarınki sorular:
1-Warriors’a kim karşı koyabilir?
2-Çaylak sınıfı ne alemde?
3-Yeni All-Star düzeni, All-Star sorununu çözecek mi?
4-Ödülleri kimler toplar?

www.evrensel.net